ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Sizlerden mail yoluyla bize ulaşan duyuru ve yazılarınız burada yayınlanıyor.
"Eğlenceli" yazıları da "Yurdum İnsanı"nda teşhir ediyoruz. "Yurdum İnsanı"na sık sık göz atmayı ihmal etmeyin, iyi vakit geçireceksiniz!

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 7422

Sonraki20>


Hrant'ı vurdukları yerdeyiz! 13-01-2014
Yeter! Pınar Selek'in Beraatini Geri İst. 03-01-2014
Chelsea Manning'e Özgürlük! (İyiki doğdu. 13-12-2013
Eğitim Zayiatı/Multimedya Belgesel (7 Ar. 04-12-2013
30 Kasım’da ‘Barış İçin Sanat’ Diyoruz! 29-11-2013
Sait Faik de halkı askerlikten soğutmuş 28-11-2013
Kemal Gömi'nin af hakkı tanınsın!-İMZA V. 20-11-2013
Yoğurtçu Parkı Pınar Selek Çalışma Grubu. 08-11-2013
Serdar Değirmencioğlu Görevine İade Edil. 05-11-2013
Selek: Türkiye’deki alt üst oluş tüm dün. 04-11-2013
UAÖ: ÖDTÜ'deki polis şiddetini durdurun 01-11-2013
Suriye'de savaşın bilançosu: Veriler 25-10-2013
Savaşın içindeki çocuklar(Şarkı) 23-10-2013
Pınar Selek Atölyesi (25 Ekim, 20:00, Ka. 22-10-2013
İHOP: ''Demokratikleşme Paketi'' üzerine. 11-10-2013
Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni(Sayı. 07-10-2013
445. hafta. Kayıplarımızı istiyoruz!.. 04-10-2013
BAK: Suriye Teskeresine Hayır! 02-10-2013
UAÖ: Gezi Parkı Eylemleri Raporu 02-10-2013
Haftalık Düşünce Özgürlüğü Bülteni (Sayı. 30-09-2013

Sonraki20>
Mecburi hizmet biz muvazzafları firara zorluyor!
25-01-2010   Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

Sayin Ilgili,

Benim de icinde bulundugum TSK'nin onemli bir sorununu asagida dile getirmeye calistim. Ilgilenebilirseniz cok sevinirim.

Askerlik hizmetinin ulusal güvenliğin sağlanmasındaki belirleyici yeri ve ağırlığı, sivil yaşamda suç oluşturmayan ya da önemsiz görülebilecek cezaları gerektiren kimi eylemlerin askeri suç olarak kabul edilmelerini ve ağır yaptırımlara bağlanmalarını zorunlu kılabilmektedir. Ancak, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren,her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu uygulamakla yükümlü devlet anlayışını yansıttığından,askeri ceza hukuku alanında da suçla ceza arasında akla uygun, kabul edilebilir, amaçla uyumlu bir orantının sağlanması, hukuk devleti olmanın gereğidir. Mecburi hizmet uygulamasi ve personelin hapis cezasi almadan sistemden istifa ederek ayrılma hakkının olmamasi ayrıca Anayasa’nın 38. maddesinde belirtilen “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” maddesine de aykırılık oluşturmaktadır

Ülkemizin en güvenilir ve çalışanlarının kendine ve kurumuna en çok güvendiği kurum Türk Silahlı kuvvetleridir. Fakat ne yazık ki, T.S.K.' da zorunlu hizmet süresi ile çalışan personelin istifa ederek ayrılması zorunlu hizmet süresini doldurmadan mümkün olmamaktadır. Ayrılmak isteyen personelin T.S.K.' dan hem şerefine leke sürülmeden hem de T.S.K.' nin toplumdaki değerini koruyarak bu isteğini yapabilmesi tek bir davranışla olabilmektedir. Bu da izin tecavüzü yaparak firar etmektir.

Çoğu subay meslek hayatına 14-15 yaşında askeri liselere girme kararı vererek başlamakta fakat zaman içinde fikirler değişebilmektedir. Ne yazık ki mevcut hukukusal düzenlemelerde ise mecburi hizmet süresi dolmayan bir subayın ordudan kendi isteğiyle ayrılması bir suç işlemeden mümkün olamamaktadır. Bu yüzden firara gerek bırakmayacak, hapis cezasına gerek bırakmayacak hakkaniyetli bir ayrılış yolu ihtiyacının bulunduğu tespitiyle gerekli kanun değişiklikleri yapılmalıdır. Mecburi hizmet uygulmasinin yasal imkansızlık nedeniyle ertelemediği ve paraya çevrilmediği bilinen bir gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti askeri ceza kanunlarında, özellikle de mecburi hizmet uygulaması ile ilgili maddelerinde, köklü değişikler yapılması gerekmektedir.

Orduda görev yapmayı, evlilik gibi bir sözleşme olarak gördüğümüzde durum daha da netlik kazanacaktır. Boşanmalarda nasıl hapis cezası yok sadece nafaka cezası yada çeşitli tazminatlar varsa, aynen ordudan ayrılmalarda da maddi tazminatlar olmalı, hapis cezası asla ve asla olamamalıdır.

Personelden artık bu işi yapmak istemeyen varsa, o personeli orduda tutmak ordunun temeline de zarar verebilecek bir yaklaşım olarak görülmelidir. "Nasıl olsa 15 yıl çalışmak zorunda" denildiği anda personelin büyük bir kısmı kendisinin zorla çalıştırıldığını hissetmektedir.

Meslek bir seçimdir ve yapılan yanlış bir seçim Türkiye Cumhuriyeti’nde ordu hariç hiçbir kurumda bu kadar ağır ödetilmemektedir. Bir başka deyişle, hangi devlet memuru işinden ayrılmak istediği için hapis yatmaktadır?

Mesleğini değiştirmek isteyen subay astsubaylar kaçak hayatı yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Hiçbir resmi iş yapamamakta, hayatini geçindirecek kazancını sağlaması gerekmekte fakat şirketini kuramamakta, sosyal güvenlikli bir işte çalışamamaktadır. Evlenmek üzere olan birisi nikah bile yapamamaktadır. Bu tarzda sayısı çoğaltılabilecek örneklerde görüldüğü üzere mecburi hizmet uygulamasi ordudan ayrılamayan personelin insan haklarının ihlaline sebep olmaktadır.

Ortalama 22 yaşında teğmen çıkan bir subay ele alınırsa, 15 yıl mecburi hizmet ile birlikte 37 yaşına kadar istifa edememektedir. 37 yaşına kadar mecburen çalışmak zorunda kalan bir insan için “zorla çalıştırılmış” söyleminin geçerliliğinin günümüz koşulları dikkate alınarak araştırılması gerekmektedir? Zaten o yaştan sonra hayatında sadece askerlik yapmış bir kişi başka ne iş yapabilir? Başka hiçbir konuda deneyimi olmayan bu insanın yaşayacağı işe alım süreci ne kadar kolay olacaktır, bu kişiyi kim işe alacaktır? Yani bu şekilde mecburi hizmet uygulamasına tabi olan personel ömür boyu asker olmak zorunda kalmaktadır. Tabii ki belirli bir mecburi hizmet süresi olabilir. Okunulan eğitim süresine göre bir mecburi hizmet düzenlemesi pek ala yapılabilir. Bu sürenin azami eğitim süresi kadar olması, bu sürenin yarısını tamamlayana tazminat ödeme koşulu ile istifa hakkı tanınabilir.

Daha önemli bir husus da askerlik yapmak istemeyen kişinin zorla TSKda tutulmasının yarar değil zarar getireceği gerçeğidir.
Kıssadan hisse mecburi hizmmet sürelerinin hesaplanmasının yenilenmesine, TSK personelini elinde tutmak için caydırıcı değil sevdirici teşvik edici olmasına başkaca bir suç yok ise TSK dan ayrılmak istemenin asla hapis cezası ile cezalandırılmaması gerektiğine özetle kişilere bir ikinci şans verilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.

Ciddi tartışılması gereken bir husus Personel Kanunu/ yönetmeliğindeki mecburi hizmet hususunun hayatın akışına ters olduğu konusudur. İnsan hayatının en verimli çağının çok uzun bir bölümüne ipotek konması ve bu ipoteğin kalkmasını isteyene bir şekilde suç işlemeye zorlaması ve cezai müeyyide uygulaması hakkaniyetli olunmadığı kanaatini uyandırmaktadır.

Ordudan her ayrılan muazzaf personel, ayrıldıktan sonra ülkesine üniformalı iken sağladığı faydadan daha fazla fayda sağlayabilir. Mustafa Kemal Atatürk, Milli mücadeleye görevinden alındıktan sonra başlamış ve sivil kimlikle yürütmüştür bu işi.

Herşeyden önce ayrılmak isteyen personelin "firardan başka yol yok" zihniyetinden çıkarılması gerekmektedir, bunun tek yolu da istifa hakkının tanınmasıyla sağlanabilir. Açık olan bir konu vardır ki, kimse sevmediği halde askerlik yaparak, meslek olarak orduya fayda sağlamaz. İsteyen kişi devletin kendine yaptığı masrafı, ödeyerek kendi kariyer yolunu çizebilmelidir, buna hakkı vardır, olmalıdır. Burada verilecek örnek, TSK’nın son yıllarda yöneldiği sözleşmeli subay alımları olabilir. TSK'nın 8 yıl okutarak kıtaya çıkardığı subayıyla 6 ayda aynı hakka kavuşan sözleşmeli subaylar, “Demek ki 8 yıl okutmadan da aynı kalite yakalanabiliyor” düşüncesini destekleyen bir örnek teşkil etmektedir.

Özel şirketler de bir sürü çalışanını binlerce lira masrafla eğitimlere, konferanslara, kurslara göndermekte ama bu kadar masraf yapılan şahış o işi bırakabilmektedir. Zamanında üzerine para harcanmış olması o insanı mecburen bi kurumda tutma gerekçesi olamaz.

FİRAR SÜRECİ VE SONUÇLARININ BİR KISMI:

1-)Yaklaşık 1,5-2 yıl süren bir firarda kalma süreci.(firar eden personel ailesiyle birlikte çok ciddi maddi ve manevi travmalar yaşamaktadırlar; bu süreç pek çok kişi için cezaevi koşullarından daha yıpratıcı ve zordur) Firar edecek kişinin firar durumunda iken geçimini sağlayacağı belli bir miktar parası yoksa büyük bunalımlar ve psikolojik zorluklar yaşaması söz konusudur.

2-)Terörle mücadele eden bu adsız kahramanlar ayrılık sonrasında cok ciddi MADDİ TAZMİNATLAR ödemektedirler.

3-)Yeniden kamu hizmetine girmekte ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar.

4-)Toplumdan kimbilir neden atıldı şeklinde tecritlere maruz kalmaktadırlar.

5-)6 ay ile 10 ay arası bir süre cezaevinde hapis yatmaktadırlar.

Bütün karşılaşılabilecek zorluklari bile göğüslemeye karar vermis, ülkesine, insanina baska bir iş kolunda belki daha fazla faydali olabilecek bu subay/astubaylar bu kez toplumsal baskılara maruz kalmaktadırlar.

Mecburi hizmetin kaldırıldığı durumda bu durumun Türk Silahlı Kuvvetlerine de faydalari olacaktır. Eger mecburi hizmet ugulaması düzenlenir ise bu kez yönetimin, yöneticilik becerilerinin sorgulanması gündeme gelecektır. Bu da son günlerde Silahlı Kuvvetlerde ihtiyaç duyulan kalifiye yönetim kadrosunun varlığını güvence altına alacak kendi kendisini devamlı sorgulayan bir sistem anlayışının kazanılmasına yardımcı olacaktır.

Baska bir konu da öncelikle TSK nın muvazzaf subay/astsubay kaynaklarına; sonra mevcut duruma bakarak bir çözüm bulmak bunu da gerek bireysel hak ve özgürlükler gerekse TSK ihtiyaçları açısından değerlendirmemiz gerektiğidir. Bu bağlamda muvazzaf bir subay en az dört sene en fazla sekiz senelik eğitimle yetişmektedir. Astsubaylar ise çok daha kısa bir eğitimle TSK saflarına katılmaktadır. Her nekadar yüklenmeyle kanunları kabul ettiğini kişi belirtsede mecburi hizmet süresinin icrasında bir ''uyumsuzluk'' olduğu ortadadır.

· Askeri lisede okuyup subay çıkan kişi 8

· Sırf Harp okulunda okuyup subay çıkan kişi 4

· Astsubay Meslek Yüksek okulunda okuyup astsubay olan kişi 2

· Astsubay Hazırlama Okulu ile Astsubay MYO okuyup astsubay olan 5

sene eğitim almasına rağmen hepsinin mecburi hizmet süresinin onbeş sene olması bir hukuki terslik olduğunun kanıtıdır. Bu konunun anayasanın eşitlik ilkesine aykırılığı ya da ihlali gerekçesi ile tekrar değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu önemli bir konudur ve düzgün ve mantıklı çerçevede tartışılıp gerekli hukuki zemine getirilmesi gerekmektedir. 1978 mezunlarına kadar 10 sene olan mecburi hizmetin 1979 dan itibaren 15 sene olmasının hukuki zemini var mıdır? Eğitim süresine göre belirli süre mecburi hizmet veya buna uygun bir tazminat isteme hakkına TSK nın sahip olduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. Ancak tazminat ın yanı sıra kişilerin bir kurumdan ayrılmasının ''suç''sayılması ve bu suça ''tecilsiz'' hapis cezası verilmesi vicdanları kanatan bir durumdur. Anayasanın eşitlik eğitimini ihlal ettiği çok ciddi biçimde öne sürülebilir. Çünkü eşit şartlarda uygulama anayasanın eşitlik ilkesiyle örtüşür. Mecburi hizmetin ilk temel dayanağı ''verilen eğitim'' olduğuna göre iki senelik eğitimin yükümlülüğünün sekiz senelik eğitim yükümlülüğüne denk tutulması mantıklı değildir.

Lutfen asagidaki web sayfalarini ziyaret edin ve forumlarda yazanlara bir goz atin, 15 yillik mecburi hizmet suresi yuzunden istemedigi bir isten cikamayan subay astsubaylar firar etmek zorunda kaliyorlar ve hayatlari boyunca kaciyorlar. Bu memlekete habur sinir kapisindan ben giris yapsam aninda kelepceyi takar iceri alirlar fakat bizlere kast eden teroristler nasil karsilandi hepimiz biliyoruz. Ne yazik ki bu ulkede meslegini degistirmek isteyen bir subay olarak terorist kadar degerimiz yok.

Bu konuda gerekli hukuki duzenlemenin yapilmasi icin kamuoyu olusturulmasinda yardimci olmanizi bekliyorum. Bu insanlar memlekete faydali olabilecekleri bir alanda calisabilecekken hayatlari boyunca kacmak zorunda kaliyorlar. Teroristlere bile devlet eliyle is bulunurken bize bu muamelenin yapilmasi icler acisi bir durum...

Ilginize simdiden tesekkurler.

Firar etmek zorunda kalan bir subay.

http://www.hukuki.net/showthread.php?t=17837&page=25
http://www.hukuki.net/showthread.php?t=62361
http://www.hukuki.net/showthread.php?t=50788


Bu yazıyla ilgili sizinde söyleyecek bir sözünüz varsa tıklayın!


Okumak istediğiniz dökümanın başındaki ataça tıklayın
Askeri Lise öğrencileri yüksek tazminata rağmen devam etmiyorlar, Akşam, Basın Arşivi
Vicdanî red-Y.Çelik(D-ASKERLİK)Gündem Yazıları


|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)