''Baskıyı durdurun, o haber yanlış!''
28-07-2010
Taraf Gazetesi sütunlarında 'nefret suçu' işlendi... -A. Günaysu
"Yazılma amacını oluşturduğunu düşündüğümüz, 'Vicdani retçiler de referandumda evet oyu vereceklermiş' duygusunu yaratacak haber, homojen ve bütünlüklü bir siyasi görüşü olmayan vicdani retçileri bağlamaz. Evet-hayır ya da boykot biçiminde tercih yapabilecek olan vicdani retçiler, savaş karşıtları ve anti-militaristler; anayasa değişikliğinin kabulüyle kendi durumlarının sivil mahkemelere de taşınmayacağının farkındadır" Taraf Gazetesi'nin 27 Temmuz 2010 tarihli sayısının 10. sayfasında yayınlanan 'Vicdani evetçiler' başlıklı, hiçbir kişi, kurum ya da grup adı belirtilmeden ve Anayasa Referandumu’nda, Vicdani Retçilerin 'evet' oyu verecekleri, evet yönünde de Türkiye çapında bir kampanya başlattıkları şeklindeki haber derin bir şaşkınlık uyandırdı. Savaş karşıtları, vicdani retçiler ve anti-militaristler olarak gerekli düzeltmenin yapılması amacıyla bir yazı yollandı. Taraf, 'yanlış' haberini sorgulamayı tercih etmedi! Vicdani ‘evet’çiler mi? -E. Aktaş
Baskıyı durdurun, o haber yanlış!
Taraf Gazetesi'nin 27 Temmuz 2010 tarihli sayısının 10. sayfasında yayınlanan "Vicdani evetçiler" başlıklı haber, biz savaş karşıtları, vicdani retçiler ve anti-militaristler arasında derin bir şaşkınlık uyandırdı. Habere göre, anayasaya değişikliğine yönelik referandum "yüzlerce vicdani retçiyi" harekete geçirirken, bu retçiler Ankara'da yaptıkları toplantı sonrasında, "sürece en etkili şekilde dahil olma, kampanyada evet çıkması için yüz yüze görüşmeler yapma" kararı alıp, Kayseri'den Antalya'ya 20 ilde çalışma başlatmışlar. Dahası, anayasa değişikliğini içeren maddelerden biri olan, askeri mahkemelerin sivilleri yargılayamayacağına ilişkin değişikliğin, vicdani retçilerin harekete geçmesine neden olduğu belirtilirken, değişikliğin kaçak konumunda bulunan retçilerin sivil mahkemelerde yargılanmasına neden olacağı ifade ediliyor. Haberciliğin temel bütün kuralları ihlal ederek, nerede, ne zaman, kim tarafından yapıldığı belli olmayan bir toplantı sonunda, herhangi bir açıklama da olmamasına rağmen harekete geçen bir "topluluğun" haberinin bu şekilde yapılması, Taraf gibi, bu ülkede birçok taşın yerinden hareket etmesine neden olan bir gazeteye en hafif tabiriyle yakıştıramadığımızı belirtmek istiyoruz. Türkiye'de vicdani retçilerin sayısı 121 kişidir. Sayıları bilinemeyecek kadar çok olamaz, zira kim oldukları belli değilse vicdani retçi değil asker kaçağı olurlar. Dernek ya da benzeri bir örgütlenme içinde olmayan vicdani retçiler, kurdukları dayanışma ağları sayesinde birbirlerini bilirler ve gizli toplantı örgütlemezler. Kendilerini konsül toplantısı sonrası farklı yerlere misyoner tayin etme durumunda görmedikleri gibi, başka amaçlarla düzenlenen siyasi kampanyalara da doğrudan katılmazlar. Yazılma amacını oluşturduğunu düşündüğümüz, "Vicdani retçiler de referandumda evet oyu vereceklermiş" duygusunu yaratacak haber, homojen ve bütünlüklü bir siyasi görüşü olmayan vicdani retçileri bağlamaz. Evet-hayır ya da boykot biçiminde tercih yapabilecek olan vicdani retçiler, savaş karşıtları ve anti-militaristler; anayasa değişikliğinin kabulüyle kendi durumlarının sivil mahkemelere de taşınmayacağının farkındadır. Bunun gerçekleşmesi için öncelikle Türkiye devletinin, uluslararası hukuk önünde verdiği sözleri tutarak vicdani ret hakkını tanıması gerekir. Tanınmayan bir statüye karşılık, yasaların söyleyebileceği yeni bir şey yoktur. Kamuoyuna duyurulur.
Vicdani Retçiler- Savaş Karşıtları
**
Taraf Gazetesi'nde yer alan haber
Vicdani ‘evet’çiler
TARAF/ANKARA - Istanbul - 27.07.2010 Anayasa’nın 145. maddesinde yapılan, ‘Asker olmayan kişileri askerler yargılayamaz’ şeklindeki değişiklik vicdani retçileri harekete geçirdi.
AKP tarafından hazırlanan Anayasa değişiklik paketinde yer alan ve Askerî yargıyı düzenleyen 145. maddedeki, “Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişilerin, sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri askerî suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler” şeklindeki değişiklik, yüzlerce vicdani retçiyi’ harekete geçirdi. Davalar sivil mahkemeye
Getirilen yeni değişiklikte, “Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz. Askerî mahkemelerin savaş halinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir” maddesi hayata geçtiği takdirde şu anda kaçak konumunda olan yüzlerce ‘vicdani retçi’, askerî mahkemeler yerine sivil mahkemelerde yargılanacak. ‘Evet’ kampanyası
Türkiye’de vicdani reddini açıklayanların 200 kişi civarında olduğu belirtilirken, aslında bu sayının çok daha fazla olduğu iddia ediliyor. ‘Savaş karşıtı’ olarak da bilinen vicdani retçiler geçen hafta Ankara’da yaptıkları bir toplantıda, “Sürece en etkili bir şekilde müdahil olma, kampanyada ‘evet’ çıkması için birebir, yüz yüze görüşmeler” yapma kararı aldı. Alınan karardan sonra Türkiye’nin birçok iline dağılan vicdani retçiler, “Anayasa değişikliğinde ‘evet’ denilmesi için, bazı sivil toplum örgütleri ile birlikte toplantı ve gösteriler düzenlemeye başladı. Referandumda ‘evet’ kampanyası başlatan vicdani retçiler, Ankara, İzmir, Antalya, İstanbul, Adana, Kayseri, Diyarbakır başta olmak üzere 20 ilde çalışma başlattı.
********************************************************
etha.com.tr
Vicdani retçiler Taraf'ı yalanladı
Taraf gazetesinde "Vicdani retçilerin anayasaya evet diyecekleri" şeklindeki haber vicdani retçiler tarafından yalanladı.
Etkin Haber Ajansı / 28 Temmuz 2010 Çarşamba, 20:06 İSTANBUL- Vicdani retçiler ve Savaş karşıtları, Taraf Gazetesi'nin 27 Temmuz 2010 tarihli sayısının 10. sayfasında yayınlanan "Vicdani evetçiler" başlıklı haberi yalanladı.
Haberde, "anayasaya değişikliğine yönelik referandumun yüzlerce vicdani retçiyi harekete geçirdiği, bu retçilerin Ankara'da yaptıkları toplantı sonrasında, sürece en etkili şekilde dahil olma, kampanyada evet çıkması için yüz yüze görüşmeler yapma kararı alıp, Kayseri'den Antalya'ya 20 ilde çalışma başlattıkları" belirtiliyordu.
Taraf'ın haberinde ayrıca, anayasa değişikliğini içeren maddelerden biri olan, askeri mahkemelerin sivilleri yargılayamayacağına ilişkin değişikliğin, vicdani retçilerin harekete geçmesine neden olduğu belirtiliyor, değişikliğin kaçak konumunda bulunan retçilerin sivil mahkemelerde yargılanmasına neden olacağı ifade ediliyordu.
Vicdani Retçiler ve Savaş Karşıtları'ndan habere yalanlama geldi. Yapılan açıklamada, "Haberciliğin temel bütün kurallarını ihlal ederek, nerede, ne zaman, kim tarafından yapıldığı belli olmayan bir toplantı sonunda, herhangi bir açıklama olmamasına rağmen harekete geçen bir "topluluğun" haberinin bu şekilde yapılması, Taraf gibi, bu ülkede birçok taşın yerinden hareket etmesine neden olan bir gazeteye en hafif tabiriyle yakıştıramadığımızı belirtmek istiyoruz" denildi.
Türkiye'de vicdani retçilerin sayısının 121 olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi: "Sayıları bilinemeyecek kadar çok olamaz, zira kim oldukları belli değilse vicdani retçi değil asker kaçağı olurlar. Dernek ya da benzeri bir örgütlenme içinde olmayan vicdani retçiler, kurdukları dayanışma ağları sayesinde birbirlerini bilirler ve gizli toplantı örgütlemezler. Kendilerini konsül toplantısı sonrası farklı yerlere misyoner tayin etme durumunda görmedikleri gibi, başka amaçlarla düzenlenen siyasi kampanyalara da doğrudan katılmazlar. Yazılma amacını oluşturduğunu düşündüğümüz, "Vicdani retçiler de referandumda evet oyu vereceklermiş" duygusunu yaratacak haber, homojen ve bütünlüklü bir siyasi görüşü olmayan vicdani retçileri bağlamaz."
Açıklamada, evet-hayır ya da boykot biçiminde tercih yapabilecek olan vicdani retçiler, savaş karşıtları ve anti-militaristlerin; anayasa değişikliğinin kabulüyle kendi durumlarının sivil mahkemelere de taşınmayacağının farkında oldukları belirtildi. Bunun gerçekleşmesi için öncelikle Türkiye devletinin, uluslararası hukuk önünde verdiği sözleri tutarak vicdani ret hakkını tanıması gerektiği ifade edildi.
|