İnan Suver yalnız değildir!
01-09-2010
"Biz antimilitaristler olarak İnan Suver’in tutukluluk halinin bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz! Arkadaşımızın işkence görmediğinden ve işkence tehdidi altında olmadığından emin olmak istiyoruz! Türkiye Cumhuriyet’i vicdani ret hakkını tanımak zorundadır! Vicdani ret hakkını savunmak ve vicdani retçileri desteklemek suç değildir. TCK 318. madde kaldırılmalıdır. Herkesi savaşın insan kaynaklarını kurutmaya ve vicdani ret hareketini desteklemeye çağırıyoruz" Dün (31 Ağustos) saat 18.30'da, Ankara Yüksel Caddesi, İnsan Hakları Anıtı önünde biraaraya gelen Vicdani retçi İnan Suver’le Dayanışma İnisiyatifi, halen İzmir-Şirinyer Askeri Cezaevi'nde tutuklu ve dün itibarıyle açlık grevine başlayan vicdani retçi İnan Suver'in derhal serbest bırakılmasını isteyen bir basın açıklaması yaptılar. İzmir'den İnan'a destek: 'Derhal serbest bırakın'(Eylem) - İnan Şirinyer'de: Askeri elbise giymiyor ve saç traşı olmuyor(Süreç) - İnan'ınki çürük değil, vicdani ret (Eylem) - İnan'ın ki ''firar'' değil, ret(Eylem) - Vicdani ret direnişi -R. Uyanık - Çok Vicdani Bir Mesele : Vicdani Ret -D. Erkan - Vicdani ret hakkımı kullanıyorum -İ. Suver
Öldürmeyi reddetmek suç değildir!
Vicdani retçi arkadaşımız İnan Suver, öldürmeyi reddettiği için 7 ağustostan beri askeri hapishanede işkence tehdidiyle yaşıyor. “Ben vicdani retçiyim ve bir gün bile askerlik yapmak istemiyorum” diyen İnan bugün (31 Ağustos) itibariyle yeniden açlık grevine başladı.
İnan Suver yalnız değildir!
İnan’ın hikayesi 2001 yılında askerliğini yaptığı İzmir’de “Öldürmektense ölmeyi tercih ederim” diyerek birliğinden firar etmesiyle başladı. İnan eline silah almayı reddettiği için İzmir Şirinyer Askeri Cezaevinde 7 ay tutuklu kaldı, 7 ay işkence gördü. Daha sonra birliğine teslim olması için serbest bırakıldı. Tekrar askere gitmek istemeyen İnan, normal yaşama dönebilmek için Türkiye İnsan Hakları Vakfı’ndan tıbbi destek alıyordu. 7 Ağustos 2010’da, daha bundan 9 yıl önce gördüğü işkencelerin etkisini üzerinden atamamışken, “firar” ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp Kasımpaşa Askeri Cezaevi’ne konuldu. Taraf olduğu uluslar arası anlaşmalara uymayarak vicdani ret hakkını tanımayan Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu direnişin önünü kesmek için vicdani retçilere çürük raporu vermek gibi bir formül icat etmişti. İnan da, bu amaçla Haydarpaşa Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı. Oysa asıl çürük olan ölümü, caniliği yücelten militarist sistemin kendisidir!
İnan burada kendisine verilmek istenen çürük raporunu reddetti ve 24 Ağustos’ta askeri mahkeme tarafından tutuklanarak yeniden daha önce her türlü işkenceye maruz bırakıldığı Şirinyer Askeri Cezaevi’ne götürüldü. Antimilitaristler olarak hiçbir ordu için hiçbir koşulda eline silah almayacağını belirten İnan’ın sağlığından endişeliyiz!
Reddet! Diren’! Hayır de! Askere gitme!
İnan’ın ki firar değil, ret!
İnan için vicdani ret, içinde yaşamak zorunda bırakıldığımız ama bir parçası olmak istemediği kirli savaşın sona ermesi için bir çıkış yolu. Bu amaçla Kürt gençlerine “Savaşmıyoruz! Artık yeter!” demeleri çağrısında bulunmuştu. Bu barış çağrısını ancak savaştan çıkarı olanlar suç sayabilir. İnan ve tüm vicdani retçiler, onların pis oyunlarını bozmak için yola çıktılar. Türkiye’de şu anda yüzün üzerinde vicdani retçi ve binlerce asker kaçağı var. Askerlik çağındaki binlerce insan, açık öğretimde okumak, yüksek lisans yapmak, yurtdışına çıkmak gibi pek çok yolu deneyerek askerlikten kaçıyor. Peki asker doğduğu söylenenler asker olmak, savaşmak istemiyorsa, gerçekte savaşmak isteyen kimler sorusu geliyor akla. İtibarları savaş tehdidinin daimi olmasına dayananlar mı? Silah tacirleri mi? Nefreti, halklar arasındaki düşmanlığı körüklemeden siyaset yapamayan siyasetçiler mi? Savaş ekonomisinden nemalanarak ucuz işgücü sağlayan patronlar mı? Savaşın yarattığı ekolojik krizi görmezden gelenler, hatta destekleyenler mi? Ordunun militarist hiyerarşik zihniyeti yoluyla kadınlığın, eşcinselliğin, transeksüelliğin aşağılanması, erkekliğin yüceltilmesi işlerine gelenler mi? Kim?
Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz! Kimsenin askeri olmayacağız!
Vicdani retçiler öldürmeyi, ellerine silah almayı, savaşmayı reddettikleri için haksız yere aylarca tutuklu kalırken, askeri cezaevlerinde işkence görürken ses çıkarmamak ama “malum” birileri gözaltına alınıp tutuklandığında haksız gözaltı kararlarından, tutuklamalardan, ağır hapishane koşullarından dem vurmak mıdır adaletten yana olmak?
Biz antimilitaristler olarak İnan Suver’in tutukluluk halinin bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz! Arkadaşımızın işkence görmediğinden ve işkence tehdidi altında olmadığından emin olmak istiyoruz! Türkiye Cumhuriyet’i vicdani ret hakkını tanımak zorundadır! Vicdani ret hakkını savunmak ve vicdani retçileri desteklemek suç değildir. TCK 318. madde kaldırılmalıdır. Herkesi savaşın insan kaynaklarını kurutmaya ve vicdani ret hareketini desteklemeye çağırıyoruz.
İnan Suver yalnız değildir! İnan’ın ki firar değil, ret! Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz! Kimsenin askeri olmayacağız!
Vicdani retçi İnan Suver’le Dayanışma İnisiyatifi
|