ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Döküman arşivinde savaşkarşıtlığı, antimilitarizm, anarşizm, feminizm, ekolojizm ve benzer fikriyatlarla ilgili dökümanları bulabilirsiniz...

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 101

Sonraki20>


Dersim'de 1937-1938'de ne oldu? 16-11-2009
10 soruda Genetiği Değiştirilmiş Organiz. 05-11-2009
1-Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intihar. 30-03-2009
2- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiha. 30-03-2009
3- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiha. 30-03-2009
4- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiha. 30-03-2009
Bombalamanın Tarihi - S. Lindqvist 02-03-2009
Kitap: Eski Çağ'dan Modern Çağ'a Ordular. 05-08-2008
Ötekiler İçin Sivil İtaatsizlik Rehberi-. 02-08-2008
TSK'nın, silahlanma ve yeniden yapılanma. 01-08-2008
318 Dosyası - TCK 318: Halkı Askerlikten. 24-10-2007
Osmanlı ve TC de Askerlik Hizmet Süreler. 19-09-2007
Polis kanunu yürürlükte 14-06-2007
Yeni Savaşların Gizli Yüzü Özel Askeri Ş. 12-10-2006
Yeni Savaşların Gizli Yüzü Özel Askeri Ş. 12-10-2006
Kitaplar... 01-07-2006
UAÖ: TMY Eleştirisi - Brifing/Dosya 17-06-2006
1-Neden Nükleer Santrallara Hayır?-A.Kün. 09-05-2006
2-Neden Nükleer Santrallara Hayır?-A.Kün. 09-05-2006
3-Neden Nükleer Santrallara Hayır?-A.Kün. 09-05-2006

Sonraki20>
1-Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlar-M.Aydın
30-03-2009   Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM), Özel Tim Elemanı Mustafa Beker’in şüpheli “intihar ” davasında Türkiye ’yi suçlu bularak ailesine toplam 53 bin 500 Euro tazminat ödemeye mahkum etti"
"...Devlete askerlik yapanları öldüreceklerse çocuklarımızı askere göndermeyecegiz. Ne hakkınız vardı oğlumu öldürdünüz. Neden oğlumu öldürdünüz?.." - AYŞE TULGAY
Gözümün önünde şimdi beliren, çocuklarını yitiren anaların acısını yüreğimde hissederek başlıyorum... - Metin Aydın
Şüpheli asker ölümlerine bir yenisi daha eklendi


Günlük gazetelerde ilk gözüme çarpmıştı.Askerlerin intihar vakaları.İlginçtir hep bir kaç
cümleyle,kısaca işlenirdi bu konu.Falan yerde filanca asker girdigi deprasyon sonuçu intihar etti
diye.Aynı ünüformayı giyen çatışmalarda yaşamını yitiren askerlerhakkında sürmanşatlerde ''şehit
oldu'',''kahramanca savaştı''gibisinden kilişe laflarla,genişçe yer tutmazdı.Nedenide şu olsa gerek.TSK
ya intihar yakışmazdı.Askerliğin şerefini ayaklar altına alıyorlar,intihar ederek.''Büyük gayeler,kutsal
amaçlar''için ne de olsa vatan görevini yapıyordular.Ölüneceksede vatan için ölünmeli yada ölecek bi -
ri varsada kendileri öldürmeliydi.Sorgulanmadı.Sorgulayana ben denk gelmedim bu gençlerin neden
''deprasyona'' girip intihar ettikleri.Kendilerini sistem muhal ifi diye tanımlayan gazeteler,dergiler v.b
yayın organları dahi karşı propoganda malzemesin den öte bu konuyu ne irdelediler nede üzerinde
ciddi bir çalışma yürüttüler.Ölenlerin öldürülenlerin acısını bir tek aileleri yaşadı.Kimse yeterince
sahip cıkmadı ardına düşmedi.Bir insan hakları kuruluşu ve birkaç gazeteci dışında.Nedeni ne olursa
olsun bu intiharların,en temel insan hakkı olan yaşam hakkı çiğneniyordu.Halbuki bir ipuçuydu
intiharlar ve cinayetler.Bu ipuçları bizleri asıl suçluya,asıl katile,asıl cinayet şebekesine götürecekti.

''Vatandaşlıgın''en temel görevi adına,yaşamlarının en verimli çaglarından koparılıp zorla,hiç bir
alternatif tanımadan.Hayatlarından onbeş aylarını gasp edip kışlalarda bir ''eğitim -terbiye''sürecine
alınıyordu.Yirmili yaşlarına gelene kadar,yere göğe sıgdırılmıyan ''kutsal devlet''vatandaşının varlıgını
sanki yeni kesfedip.''Erkek ocagına''alır.O zamana kadar ne yapmıştır,nasıl yaşamıştır,açmıdır -
tokmudur,okumuşmudur diye sormayan ''haşmetli devlet''.Gençin aşırıklarını türpü lemek,kendi
güçünü bireye hisettirmek hayatı boyunca unutamayacagı gözdagını verip,''erkekleştirmek''için
kışlaya alır.Aslında orda yaşananlar en hafif deyimle,kişilige tecavüzdür.Çünkü ellerine oyuncakmış
gibi verilen silahlarla insanları öldürme egitimini verildigi,bireyin değil itaatkar kulların yaratılmaya
çalışıldıgı kışlayı nasıl izah etmek gerekirki?Kendi dogrularını,kendi masallarını zorla empoze etmeye
çalışmaları tecavuz degilde nedir?

İntiharlar ard arda yaşanınca bu seferde kaza kurşunuyla öldürülen askerler ortaya çıktı.Herşey
normal karşılanıyordu yada toplumun öyle kanıksaması için zemin hazırlanmıştı.Ellerindeki silahlarla
evcilik oyunu oynamayacaklarını söyleyebilecek kadar pervasızlaşıyordu,kimileri.İsmini
hatırlamıyorum ama biri söylemişti şu sözü,''savasta en ucuz şey,insan yaşamıdır''.Birinin beşinin
kazayla ölmesini,beşinin onunda intihar etmesini dogal karşılamalıydık.

Önümüze iki yol çıkıyordu.Ya bu ölümleri ''deprasyona''girdiği için intihar olarak kabul edecektik.Yada
bu askerler deprasyona girmişselerde bunun nedenlerini,ve neden intiharla sonuçlandıgını
sorgulamak gerekiyordu.Onları yaşamdan bezdirecek,onları ölüm secenegine sürükleyen
uygulamalar nelerdir sorusunu sormamız gerekiyordu?Neden intihar?Gerçekten intihar mı?İnti har
süsü verilmiş cinayet olmaz mı?Cinayeti kimler neden işliyor?Kazayla bu kadar askerin ölmesi normal
mı?sorularını sormamak kötü bir iyimserlikten başka ne olabilirki.İntihar ettigi söylenen askerlerin
ciddi bir oranı,Kürt.Bu kuşkularımı daha da arttırmıştı.Ki bazı aileler çocuklarının intıhar edecek bir
yapıda olmadıklarını üstüne basa basa dile getiriyordu.İntiharların Türkiye nin Kürdistan
cografyasında yaşanan savaşla ne gibi bir ilişkisi olabilirdi ?

Genelkurmay hala bu konuda bir açıklama yapmış degil.Daha çok bu gerçegi basiretsizce gizlemeye
çalışıyor.Fakat cılızda olsa kimilerinin sesleri duyulmuyor degil.Türkiye Kürdistan ında görev yapmış
olan askeri psikolog bölgedeki her on askerden yedisinin travma yaşadıgını.1990 ve 2000 yılları
arasında 35 bin asker bunalıma girdigi için çeşitli hastahanelerde veya rehabilitasyon merkezlerine
başvurdığunu.Başvuru yapmayanların ise bu sayının beş katı oldugu tahmin ediyordu.

2002 yılında mecliste verilen bir soru önergesine cevap veren dönemin milli savunma bakanı
Sabahhatin çakmakoglu,1991 ve 2001 yılları arasında TSK içinde 1248 intihar meydana geldiğini,815
nin ölümle sonuçlandıgını açıklamıştı.Resmi rakamlarla.2001 ve 2009 tarihleri arasında kaç intihar,kaç
cinayet ve kaç kişinin kazayla öldügüne ilişkin bir rakam yok.Gazete ve ajanslara düşen haberlerden
ögreniyoruz.Açıga çıkmamış vakalar ise ayrı bir konu.

Bu çalışmayı yaparken,daha önemli çalışmalara küçük bir mum ışıgı olması gayesiyle başladım.Bu
karanlıgın aydınlanması için bir mum yakmak.Çalışma iki bölümde oluşuyor.Birinci bölüm,askerliğini
yapmış olanlarla roportajlar yaptım.Özellikle kürt olanları seçtim.Nedeni kışlalarda etnik kökene dair
ayrımcılık yaşanıyor mu,sorusuna cevap alabilmek için.Ayrımcılık varsada hangi boyutta,hangi
düzeydeyd i.Bunlar bizlere bazı ipuçları sunacaktı.Sohbet ettigimiz kimi arkadaşlar isimlerinin
yayınlanmasını istemedi,kabul ettim.Yine aynı bölümde kışlalarda intihar,kaba dayak karşısında
insanların birkaç cümleyle tepkileri..İkinci bölümde ise intihar edenlerin,öldürülenlerin vede kaza
kurşunuyla öldürüldüğü söylenenlerin listesi var.Aynı zamanda bu liste içinde ulaştıgım kimi
bilgileride içine aldım.Ailelerinin bu ölümler karşısındaki açıklamaları ve tepkileride mevcut.Son
yaşanan acı örnek Burhan Güzelaydın ismindeki Kürt askerin önce ailesine intihar ettiği
söylenmişti.Fakat görgü tanıkları ve raporlar ispatladıki Burhan Güzelaydın komutanları tarafından
işkenceyle öldürülmüştü
Roportajlarda ve diğer bölümdeki verilerde birçok şey ortaya konuluyor.Birkaç Küçük not dışında
yorumları size bırakıyorum...

BİRİNCİ BÖLÜM

ASKERLER ANLATIYOR...VE BİRKAÇ YORUM....

Murat ÇELİK (1976 Diyarbakır Hazro dogumlu.)


Askerliği Ankara tank taburu ve İstanbul 26.zırhlı tugayı Hastal da 1996 ile 1998 ta -
rihleri arasında yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz?
-Elbette evet gitmezdim.

1.a-) Neden?
-Kürdistandaki askeri mekanizmanın kürtler üzerinde yapmış oldugu baskı ve zülme birebir şahid
oldugum için.Ama başka şansım yoktu gitmek zorundaydım.

2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-Acemi birligini Ankara Etimesutta yaptım.Usta birliğini ise İstanbul 26.zırhlı tugayı Hastal da
yaptım.Sadece bir değil ki,birçok haksızlıga maruz kaldım.Bil iyordum bunun nedenide kürt olmam ve
yapmış oldukları haksızlıga itiraz ettigim içindi.Örnegin hamam temizliği vardı normal koşullarda
haftada bir hatta on günde bir sıra bana gelmesi gerekirken.Her gün beni götürüyordular.İlginç tir
bunuda hep yemek saati sırasında yapıyordular ki,yemeğe yetişmeyip aç kalayım diye.Sürekli
tekrarlıyordular.Çogu zaman bu yüzden aç kalmıştım.

Egitim cavuşları vardı(uzman cavuş,subay ve astsubaylar)Bunlar bilinçsiz insanlardı.Dogu bölgesinden
gelenleri ermeni kökenli olduklarını sanarlardı.Yada bilinçli olarak öyle davranırlardılar.Egitim
sırasında bu nedenden dolayı sürekli küfürler savururdular,aşagılardılar bizleri.Ben şahsen bu
küfürlere tahammül edemedigimden dolayı,dört uzman cavuş tarafından dayaktan
geçirildim.Hastahane lik durumuna düştüm.Hem dayak yedim hemde bana ceza verdiler.Durumum
agır oldugu içinde cezamı hastahane revirinde gözetim altında gecirdim.Kürt oldugum için küfürle
aşagılanmaya çalışıldım.İtiraz ettigim içinde hastahanelik oluncaya kadar dövüldüm.Üzerine birde
emre itaatislik yaptıgım için ceza da verdiler.Buda yetmezmiş gibi hastahane çıkışından sonra alay
komutanı tarafından tehdit edildim.Tabi bunların hepsi dosyaya işleniyor.Buna benzer iki üç durum
daha yaşandı.Çarşı izinleri haftada birgündü.Fakat benim çarşı iznim kesin bir emirle
yasaklanmıştı.Nedenide firar edebilecegimi düşünüyordular.Birde kışlada yaşananları dışarıya
aktarmamdan korkuyordular.

Yine ben ve iki mardinli Kürt arkadaşa sekiz ay boyunca kışlanın kanalizasyonunun temizliginde
zorunl u olarak çalıştırıldık.Ki normalinde belediye iş makinalarıyla bunu yapardı.Fakat onlar kendi
mantıklarıyla bunu bize reva görüyordular.Bazen askerler kendi aralarında maç düzenlerdi.Bende
oynardım kimi zaman.Maç esnasında bizim takımımız öne geçince astsu bay bize hakaret etmeye
başladı.Bire bir bize küfür atsa anlarımda ama hep Kürt oldugumuz için Kürtlüge ve kişiligimize dönük
agza alınmayacak sözler sarfederdi.Dayanamıyordum bu sözlere,sadece uyardım.Bu seferde
kabadayaga maruz kaldım.Ardındanda 20(yirmi)gün disiplin cezası verdiler.DİSKO(disiplin koguşu)da
tek kişilik hücreye atıldım.

2-a)DİSKO denilen cezaevi nasıl bir alandı ve neler yaşadınız?
-8(sekiz)metrekarelik bir alandı.Yatagım betonun üzerine serilmişti,ranza yoktu.Bitlerin içinde oldugu
b ir battaniye verilmişti bana.Günlük sadece bir ögün yemek verilirdi.Sigara yasaktı zaten.Askeriyede
iki çeşit cezaevi vardı.Biri normal askeri cezaevi ikincisi ise şimdi anlattıgım DİSKO dedikleri
yer.Askerler içinde disko dediğinde herkes korkardı.Yanlız başıma 20(yirmi)gün boyunca orada
tutuldum.Güneş yüzü görmedim.Hücrenin dışına hiç çıkarmadılar.Kimseyle konuşamıyordum.Cezam
bittikten sonra bir ay boyunca -hücrede hareketsiz kaldıgımdan ötürü -yürümekte zorluk çektim.Bütün
bunların nedenide astsubayın keyfi ve ırkçı tutumuydu.

8(sekiz)ay boyunca ailemden insanlar ziyaretime gelmesine ragmen bilerek görüşturulmedim.Tecrit
edilmeye çalışılıyordum.Zaten çarşıya cıkmamada izin yoktu.Yine benim durumuma benzer iki
arkadaş vardı.Mesala Mardinli şimdi ismini hatırlamadıgım bir arkadaş beş yıldır hep ceza verile verile
askerligi uzatılmıştı.Ve bu insan diger askerlerden tecrit edilmişti.Ona yaklaşan onunla konuşan
askerlere keyfi ceza veriliyordu.Herkes ona yaklaşmaktan ürkerdi.O mardinli arkadaşın psikolojis i
allakbullak olmuştu.Ankara tank taburundaydı.Sonra ne oldu bilemiyorum.Yine ben revirdeyken ozaman birini yanıma getirmiştiler.Biraz konuşabilmiştik.Diyarbakırlıydı ismide Serdar ÇELEBİ ydi.Disko
da aşırı işkenceye ugramış bundan dolayı revire kaldırılmıştı.Yanımdaki yataktaydı.Biz kendi aramızda
Kürtçe konuştugumuz için yanımdan alıp götürdüler.Nereye götürüldü bilmiyorum.

Marş lar ezberletirlerdiler bizlere.Ezberlemeyen biri olursa tabur önünde düvülürdü.Yürüyüşlerde her
yerde bu marşlar söylenirdi.Grup içindeyken hiçbir zaman o marşları okumadım sadece dudaklarımı
kıpırdatırdım.Böyle yapmasam yine dayak yiyecektim.Bana sözde bir silah zimmetlemişlerdiler.Fakat
hiç elime vermediler.Ama silahı elime almadıgım içinde şikayetçi degilim.Hep bana silahsız n öbetler
tuttururdular.

Birşey daha söylemek isterim,aynı nedenlerden dolayı bir keresinde yine 40(kırk)gün ceza verdiler
bana.Askeri cezaevine konuldum.İlginçtir kaldıgım koguşta sekiz arkadaştık.Hepimizde Kürttük.Bana
verilen keyfi ve ırkçı cezaların aynılarına maruz kalmıştılar.

Ben askerdeyken izin kullanmamıştım oradan daha erken kurtulmak için.17(onyedi)ayda askerlik
bitmesi gerekiyordu.Verilen cezalardan dolayı 4(dört)ay fazladan askerlik bana yaptırdılar.Orada
geçirdigim toplam zaman 21(yirmibir)aydı.

3-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?

-Aşırı agresif tutumlar içine girdim.Askerlik bittikten sonra ailemle yaşadıgımda onlara karşı sogukluk
duyuyordum.Uyurk en birden aniden sıçrayıp uyanıyordum.Askerlik bitmesine ragmen bir yıl boyunca
o psikolojiyi yaşadım.Halada etkileri üzerimde vardır.

4-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Tek tip yaşam.Baskı ve Zülüm.İnsani değerlerin olmadıgı alan.

5-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-Vicdani red diye tabir edilen hakkımın oldugumu bilseydim kesinlikle bunu kullanırdım.Ki bu bana
neye mal olursa olsun.Yaşadıgım o süreçte de agır bedeller verdim.Gençl ere önerim askerlik
durumunda vicdani red seceneklerini kullanmalarını şahsen isterim...

--------------------

D.G (1974 Adıyaman doğumlu)
Askerliği Kırklareri Babaeski Topçu bölüğünde yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitm emeyi tercih edermiydiniz?
-Evet.Aileme hep derdim askerliği yapmayıp avrupaya kaçacam diye.Sonra kagıt gönderdiler babam
baktı,batı tarafı ''oğlum git yap''dedi.Gittim.

2-)Neden askerlik yapmak istemiyordunuz?
-Dayak attıkları hep anlatılırdı.Çok disipli bir yer olduğu,sacma -sapan şeylerin mantıksızca uygulandıgı
söylenirdi.Birde evinden ayrılıyorsun.Bunların üzerine ölüm tehlikeside eklenince.Neden gideyim ki?

3-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-Bire bir bu uygulamayı yaşadıgımı söylersem doğru olmaz.Ama şahid oldugum çok olaylar oldu.Ben
askerler arasından daha çok dışlanıyordum.Aşırı dinci hatta yobaz diyebilecegim bazı askerler
vardı.Bunlar hep,''Sen müslümansın neden oruç tutmuyorsun?''v.s derlerdi.Ben aleviydim.Bun dan
dolayı beni dışladılar.Şahid oldugum halada etkisini üzerimden atamadıgım bir intihar olayı
oldu.İstanbul'lu Ersin adında varlıklı bir aileden gelen asker arkadaş vardı.Nişanlısı ziyarete
gelmişti.Komutan kıza sulanıyor.Çocukta karşı koyuyor.Ziyaretçisi gidincede komutan odasına
çagırmıştı.Feci bir şekilde dövmüştü.Ardından da en ağır işleri buna yaptırmaya başladı.Elleriyle kuru
otları yolduruyordu.En kötü nöbet yeri nerdeyse oraya gönderiyordu.Buna benzer çok uygumalamaya
maruz kaldı.Boş bir neden bulur dayak atardı.Örnegin derdi neden botların iyi boyanmamış,herkesin
içinde döverdi.Tüm bunlara rağmen çocuk yaşama bağlıydı.Herkes tarafındanda sevilirdi.Askerliğinin
bitmesine sekiz ay kalmıştı.Sabah uyanmıştım baktım biri bağırıyor.''komutanım kendini
a smış''Hemen bağırtıların geldiği yöne doğru koştum.Ersini asılıyken gördüm.

Hala o görüntüyü unutamıyorum.İntihar mı etti,ne oldu bilemiyorum.Ama bana mantıklı
gelmiyordu.O günden sonra o komutana karşı herkes tepkiliydi.Fakat ben artık temkinli
davranıyordum.Korkmuştum.

Ben askerdeyken yazıcıydım.Az çok olup bitenler hakkında bilgim oluyordu.Çok ilginçtir.Silah
deposunun nöbeti vardı.Silah deposunun önünde nöbet tutulurdu.Kaldıgım süre boyunca ne bana
nede başka bir Kürde orda nöbet tutturulmadı.Artık siz düşünün nedenini...İki üniversite öğrencisi
vardı.Bunlar geçmişte kürtlüge yada solculuga bulaşmışlar.''Sakıncalı''asker muamelesi yapılırdı.Onları
sistematik bir biçimde rahatsız ederlerdi.Durup dururken çantalarını özel eşyalarını ararlardı.Yasaklı
ol mayan kitaplar okurdular.Yinede komutanlar kitaplara el koyardı.Buna benzer çok şey
yapardılar.Herkesi ''ispiyonculuk''yapması için komutanlar zorlardı.Birgün banada geldi komutan
dedi,''Biri sakıncalı hareket ederse,askerler içinde 'anarşik'görüşleri savu nan olursa gel bize
söyle''derdi.Askerleri o kadar bezdiridilerki,herkes kışladan kurtulmanın yolunu arardı.Askerler sırf hava değişimine gitmek için ellerini kırarlardı.

4-)Nasıl yani?Biraz açarmısınız?
-Bununda bir metodunu artık çıkarmıştılar.Eli kırılanlara altı ay hava değişimi verirlerdi.O
cehennemden kurtulmak için bu yola başvururdular.Agrısız el kırma metodu vardı.Diş macununu
derinin üzerine döküyorlardı.Bezle sarardılar.İki üç gün öyle tutardılar.Sonrada aynı bölgeye buz
koyup dondururdular.A rdında nöbette silahın dipçiğiyle ellerine vurup,kırardılar.Acısız bir
şekilde.Komutanlarada,''ayagım kaydı elimin üzerine düştüm,kırıldı''diyordular.Altı aylık hava
değişimi.Bu altı ayda askerlik süresinin içinden düşülüyordu.Buna benzer başka yöntemlerd e
vardı.Bir arkadaşım nöbette kendi ayagına sıkmıştı.Komutana da ''dalgınlıkla elim tetiğe degdi,ateş
aldı.Ayagıma isabet etti''demişti.Komutanlar önce bu yönteme inanırlardı.Ardından biri daha bu
yöntemi denedi.Fakat bu asker yakından ayagına sıktıgı için.Rütbeliler farkına vardılar.Kısa masafeden
sıkınca,kurşunla birlikte bir alevde çıkıyor.Buda ayak derisini yakmış.O askere iki ay hapis cezası
verdiler.Askerliğini uzattılar.

5-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?

-Benim beynimde müthiş bir tahrip oluştu.Sivil hayatta karşı koyma,red etme,itiraz etme,
seceneklerimiz vardı.Bunlar askerde yokmuş gibi davranıldı.Aşırı bir itaat.Bu yönlerimi
törpülediler.Mesela benim insan öldürecek ,şiddete başvuracak bir yapım yoktu.Ama askerde bunu
meşrulaştırdılar.Olagan birşey sayılıyordu,şiddet ve ölüm.Beynimizi resmen yıkadılar.Kesin itaat ve
şiddeti bana ögrettiler.Askere gitmeseydim belkide farkli bir insan olurdum.Bakın bir örnek vereyimsi ze.Kardak krizi dönemiydi,Yunanistan la ilişkiler çok gerilmişti.Zırt -pırt gece biz uyurken alarm
çalardı.Herkes uyanmak zorunda kalırdı.Komutanlar bize,''kalkın yunanlılara saldırmaya gidecegiz''diyordular.Çok çok tekrarladılar bunu.Neredeyse her gece.Öyle bezmiştim ki,''yahu artık
saldıralımda bu iş bitsin''Diyecek düzeye geldim.Sivil yaşamda bir karıncayı dahi incitmezdim ama
beni bu noktaya getirdiler.

6-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Aklıma ilk gelen,itaat,disiplin,şiddet,kan ve örgüt oluyor.

6-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-Keşke o zaman öyle bir seçim hakkım olsaydı.Vicdani reddin ne oldugunu bilmiyordum.Böylesi bir
alternatifin farkında olsam mutlaka kullanırdım.Ama biz e askerlik yapmayı bir kadermiş gibi önümüze
sundular.Ve yapmak zorunda bırakılmıştım.Babam,abim herkes yaptı bende yapmak zorundaymışım
gibi,beni hazırladılar.Fakat vicdani redçileri taktir ediyorum.Ve şimdi onların bir destekçisiyım...

---------------------------

HÜSEYİN ÇİCEK (1984 TUNCELİ DOĞUMLU)

Askerliği 2005 -2006 yılları arasında Bilecik Jandarma Komutanlığı ve Van Bahçesaray jandarma
komutanlığında yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz?
-Tabiki gitmek istemezdim.Farklı bir alternatifim olmadıgı için gitmek zorunda kaldım.Birde
nişanlıydım yapıp rahatlamak istiyordum,yoksa dogru -dürüst bir yaşamın olamıyor.

2-)Neden askerlik yapmak istemiyordunuz?
-Türkiye de inanın bana askerlik bir saçmalık.Kime karşı savaştıgın belli degil.Savaşın bir nedeni
yok.Verilen savaş Kürtler ve demokratlar üzerine.Sonuçta bende Kürttüm ve savaş banada karşı
yürütülüyordu.

3-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-Bir çok kez maruz kaldım.İlk dönemde acemi birliğindeyken çok sayıda asker oldugu için kendini
kaybedebiliyorsun.Fakat usta birliğinde ise durum daha farklı.Özel olarak her askerle olumlu yada
olumsuz ilğileniliyor.Usta birliğinde beni Van a gönderdiler.Van da askerlerin nereye hangi karakola
yada görev yerine seçilmesi,kurayla yapılırdı.Ben oraya gittiğimde komutanın karşısına çıkıp tekmil
verdiğimde.Tuncelili oldugumu söyleyince iş birden değişti.Bana kura çektirmedi komutan bir
gerekçede söylemeden.Direkt ba na Van Bahçesaray ilçe jandarma komutanlıgına bağlı bir dışkarakola
verildiğim söylendi.O zaman farkına vardım birçok şeyin ters gidecegini.Gittiğim yer Paşaköyü
jandarma karakolluydu.İşin en önemli noktası ise karakoldaki askerlerin % 70 Kürttü.Genelde
D iyarbakır,Dersim ve Mardinlilerdi.Sistem bunu artık bilinçli yapıyordu.Sınır bölgelerindeki sıcak
çatışmaların yaşanabilecegi birçok noktaya kürt askerler yerleştirilmiş.Uzman çavuş vardi ,göreve her
çıktıgında beni hep kendisiyle birlikte götürürdü.Ve bana ''Sen tuncelilisin dağları iyi bilirsin önde
yürü''derdi.Beni kendisine canlı bir kalkan yapardı.Kendini güvenceye alırdı.Beni ise gözden
çıkarırdı.Nede olsa bir çatışma çıktıgında olan bana olacak.Diğer uzman çavuş olan komutanlar
vardı.Bunlar hep bizlere özellikle Tunelilere kötü davranırlardı.Herkesin içinde ''o bölgenin
insanlarının coğu teroristtir''Bizlerin nöbet tuttugu kulubelere sıksık baskın tarzında devriye
gelirdiler.Ne yapıyoruz bakarlardı.Tedirgin tutarlardı bizi.

Ben Bahçesaraya gitmeden iki ay önce olmalı iki kişi intihar ettigi söylenirdi.Ama bu intiharların
ayrıntılarını gizlerlerdi bizlerden.Sivas lı olan bir uzman çavuş vardı.Bir arkadaşla bir munakaşam
olmuştu.Kendi aramızda çözebilecegimiz bir sorundu.Fakat uzman çavuş dırekt muda hale
etti.Mudahaleside bana oldu.Tekme tokat girişti bana.Ardındada hakaret etti.O zaman gözümü
şişirmişti.Rapor almak için doktora gittim.Bu işkenceyi ispatlamak istiyordum.Gerekirse askeri
mahkemeye verecektim.Doktordan rapor istedim ama ''veremeyecegini'' söyledi.Doktor da karakol
komutanının arkadaşıydı.Adam sivil doktor fakat asker gibi komutanlardan talimat alıyordu.Öyle
kapatmak zorunda kaldım bu olayı.

Elazıg'ta örgüt bir albayı öldürmüştü.Komutan bu olaya sinirlendi,hırsını benden çıkardı.Egitim
esnasında bizi koşturuyordu.Benim yanıma geldi dedi ''neden yavaş koşuyorsun''cevap vermeme
dahi izin vermeden.Küfür atarak o kadar insanın içinde tekmelerle bana vurmaya başladı.Sanki o
albayı ben öldürmüşüm.Bütün hıncını benden aldı.Askerler araya gird i.Bu olay beni çok rendiceetti.Sinir krizi geçirdim.Gözüm hiçbirşeyi görmüyordu.Koguşa dogru koştum,orda silahlık
vardı.Askerliğimin bitmesine iki ay kalmıştı ama herşeyi göze almıştım.Artık dayanacak gücüm kalma -
mıştı.Silahı alıp bir tane ona sıkacaktım bir tanede kendime.Etraftaki arkadaşlar beni
sakinleştirdi.Sinirden dolayı durup duruken burnumdan kanlar boşalıyordu.Karakol komutanı olayın
ciddi oldugunu görünce iki doktorla birlikte geldi.Sakinleştirici iki igne vurdular bana.Olaydan iki gün
sonra hem en beni başka bir karakola sürgüne gönderdiler.Silahıma el koydular.İl jandarma
komutanının teftişe gelecegi vakitlerdi.bir yüzbaşı vardı.Beni yanına çagırdı.Benimle resmen pazarlık
yaptı.Dediki,''senin bu suçunun cezası iki yıldır.Sen olayı başka komutanl ara anlatma iki haftayla seni
kurtarayım.''Askerliğimin bitmesine iki ay kalmıştı.Hem anlatsam ne değişecektiki.Kabul ettim.

4-)Askeri Cezaevini biraz anlatırmısınız?
-Bana üç hafta ceza verdiler.Van il jandarma komutanlıgındaki askeri cezaevine koydular.Benim
dışımda sekiz kişi vardı orda farklı farklı karakollardan gelmiştiler.İçeri girince üzerimizdeki herşeyimizi
aldılar.Kemerden botumun ipine kadar.Gömlegin dügmelerini kopardılar.

5-)Neden koparıyorlarki,gömleginin düğmelerini?
-Bir tedbirm iş.Dügmeyi koparıp bogazımıza atıp intihar etmeyelim diye.İçerde TV yok.Sigara yasak
zaten.WC bile onların askeri gardiyanların belirttiği saatte gidiyorsun.21 gün kaldım orda.Rütbeliler
sürekli gelir ceza verirlerdi.Şınav çektirirdiler,komando dansı yaptırırdılar,süründürürdüler.Kaldıgım
süre boyunca duş dahi alamadım .Hakkaride bir grup asker getirdiler.Herkesin içinde uyuşturucu
kullandıkları için ceza vermişler.Bunlar özel komandular.Hep sıcak çatışmalara girirlerdi.Resimler
vardı üzerlerinde.Bir gerillayı sağ yakalamışlar.Bu olay 2005 yılında olmuş,Hakkaride.Daha sonra grup
komutanı esir düşen gerillanın kafasına bombayı bağlıyor.uçurumun yanına götürüp.Pimini çekip
aşagıya atmışlar.Paramparca olmuştu.O resimleri de cekmişler.Vahşet...Saglıklı bir insanın kaldıracagı
birşey degildi.Yine bu grup yaşlı bir kaçakcıyı yakalamışlar.Adamı gerilla sanmışlar,delik -deşik
etmişler.Sakallı bir insandı.Resminide çekmişler.

Çarşı iznim hiç olmadı benim.Çıkarmıyordular dışarı.Bir kere tek çıktık,çarşı iznine oda üzeri mizdeki
hucum yelekleri ve g3 silahlarla.Bahçesarayda bir kahvede çay içtik.Kendimi özgür hisetmiştim.Fakat
çevredeki insanların bakışları çok farklı oluyordu.O insanlarla konuşmak istiyordum.Fakat
yapamıyorsun.O zaman sorgulamıştım elimdeki silahı kime karşı kullanacagım?...Diyarbakırlı bir
arkadaş vardı.Türkçe konuşmasını iyi bilmiyordu.Komutan ortada hiçbir neden yokken tekme -tokat
girişti buna.Köyden gelmiş konuşması biraz bozuk.Tekmili iyi veremeyince dayak yedi.Askerliğimin son dönemlerinde beni silahsız görevlere götürmeye başladılar.Komutana neden böyle
yaptıklarını sordum.Komutan silahın olmasada çantamızı taşırsın diyordu.Kaygılanmaya
başladım.Acaba bunlar bana ne yapacaklar diye.Şimdi bir köşede vuracaklar,ardında diyecekler
çatışmada vuruldu.Ailemi aradım durumu onlara söyledim.Birkaç tanıdık vardı Van da.Bunlar sık sık
bilerek ziyeretime gelmeye başla dı.Kimsesiz degildir mesajını vermek için.Ardından düştüler
görevden.Görevden düşerkende ilginç bir olay yaşandı.Dosyam kayıptı.Arandı -tarandı en son
dosyalar.Benim ve birkaç tuncelili ve Diyarbakır lı arkadaşın dosyaları,yüzbaşının odasında
çıktı.Yazıcının yanında olması gerekirken,komutanın yanında olması şu anlama geliyordu.Direkt
gözetim altında oldugumuzun en belirgin kanıtıdır...Ramazan süreçiydi.Karakol komutanı dahil herkes
oruç tutuyor.Ben alevi oldugum için tutmuyordum.Bu seferde imalarla ''siz dinsizsiniz tutmasanızda
birşey olmaz''derlerdi.Oruç bitene kadar dogal bir tecritte olurduk.

Birgün komutanın odasına gittim.Kendisi yoktu bende onu beklerken.Baktım masanın üzerinde bir
belge var.Üzerinde çok gizli yazıyor.Dikkatimi çekti şöyle bir gözattım.Çevredeki insanları
fişlemişler.Resimler ve özgeçmişleri yazıyor.Askerliğim bittigi zaman bile yine çifte standartta maruz
kaldım.Amasyalı üç kişi ve benim askerliğim aynı günde bitti.Onların çantasını aramadılar fakat benim
çantamı ve iç çamaşırlarıma kadar aradılar.Birşeyler çıkarmayalım ordan diye tedbir alıyordular.

6-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?

-Aradan yıllar geçti ama aklıma gelince o anlar hala da rahatsızlık duyuyorum.Sanki kendime ihanet
etmişim gibi bir ruh hali oluşuyor.Elin kolun bağlı oluyor hiçbir şey yapamıyorsun.Çok büyük
pişmanlıklar var.

7-) ''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Demokratları ve Kürtleri zaptu rap altına almak için varolan bir kurum.Baskı mekanizması.

8-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-Desteklemek gerekiyor,v icdani redçileri.Bende istiyorum bunu.Haklı görüyorum onları.Ben askerliği
yaptıgıma pişmanım.Vicdani red için mücadele eden insanlara haksızlık yaptık,gibi.

--------------------------------

İ.G.(1960 Adıyaman Doğumlu)

Askerliği Edirne Tankçı alayında yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz?
-Elbette gitmezdim.Fakat askerlik yapmadan Türkiye de yaşayamazdım.Bu benim için ciddi bir engeldi
ortadan kalkmasını istedim.

1.a-) Neden?
-Askere gitmeden önce tanıyordum o kurumu.Ordu muhalif kesim üzerinde baskı
uyguluyordu.Bundan dolayı red ediyordum.O kurumun bir parçası olmak istemediğimden dolayı.

2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-Şunu söyleyip başlamak istiyorum meslegimden dolayı,terzi oldugum için özerk tuttular beni
diyebilirim.Çünkü askerlikte bilirsiniz dikim ve giyim önemli bir yer tutar.Bundan dolayı payıma
düşenden azını aldım diyebilirim.Yoksa firar edebilecek konuma dahi gelebilirdim.

Kürt oldugum için değilde solcu kimliğimden dolayı çok dışlandım ve baskıya,keyfi muamelelere tabi
tutuldum.Faşist bir astsubay vardı.Ortada hiçbir gerekçe yokken neden yemeğe geç geliyorsun
diye.Beni kaba dayaktan geçirdiler.Solcu oldugumu biliyordular,bundan dolayı yapmıştılar.Aslında
kişiliğime yönelik bir intikamdı.Örnegin bazı rütbeliler depodaki eşyaları ve kışlaya ait olan benzini
kendi şahsi işleri için kullanırlardı.Elbiselerini falanda bana tamir ettirmeye çalışırlardı,ben yapmadı -gımdan dolayı itiraz ettiği m için dövülüyordum.Beni muhalif olarak gördükleri için, böylesi
nedenlerden dolayı çok dayak yedim.

Kürt arkadaşlar bazen kendi aralarında sohbet ederdi.Bunu alay komutanı duymuştu.Bütün askerleri
bir araya toplayıp şöyle demişti,kürtler kendi aralarında siyasi toplantılar yapıyor haberimiz var.Bunu
yasakladı ve ardından tehdit etti.Bu kezde insanlar ister -istemez temkinli davranmaya başladı.Herkes
ihbar ediyordu.Sonrasında yemekhanede genelde türk kökenli askerler çalışırdı.Kürt olanlara az
yemek verirle rdi.Dogal bir yemegi dahi bir baskı aracı haline getirmiştiler.Buna benzer küçük dav -
ranışlarla baskı uygulardılar.

Kışlada baskılara ugradıkları için bazı askerler silahıyla birlikte Firar ediyordu.Yunanistan sınırında
oldugumuz için oraya kaçıyordular.Firar edenlerin çoguda sosyalist,solcu insanlardı.Baskı dayanılmaz
düzeydeydi.Hatta bildiğim kadarıyla iki kişide,Meriç nehrinden sınırı geçerken bogulmuştu.Bu olaylar
çok gizli tutulurdu.İsimleri şimdi anımsayamıyorum.

3-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?

-O kurumun dışarıdan görünen halinden öte birebir yaşayarak gördüm.Sokaktan yansımasını
gördügüm mekanizmayı,içinde bir fiil yaşayarak o zihniyeti daha yakından tanıdım.Keyf i uygulamalar
hakaretler artık orda sıradan olaylardı.Çok dogal görülüyordu.Hiçbir askerin ömürboyu hafızasından
silinmiyor.Askerligi bitiren herkes o zihniyete boyun egmeyi,ondan korkmayı öğreniyordu.İnsanda
sevgiyi bitirmeye çalışıyordular.

3.a-)Sevgiden kastettiğiniz?
-O kadara keyfi baskı varki.Biriyle dayanışma içinde olunca,birine insanı yardım ettigin için
cezalandırılıyorsun.Bu davranışların anormal görülüyor.O insan ceza almışsa onu seyredeceksin.Bu
seyretmede ''bana ne'' demektir.Buda bireysell ige itiyor.Kendini kurtaracaksın.Sevgi böyle
öldürülüyor.Acı çeken bir insan yardım edemiyorsan,bu sevginin ölümüdür.Böylede oluncada
insanlıgımızdan uzaklaştırılıyoruz.

Her askere giden çoçuksu,şen -şakrak gidiyor.Ya gelince?Orda ilk ögretilen asker ciddi dir.Askerlik
insanları otoriter olmaya itiyor.Bunuda zorunlu bir biçimde yapıyor.Askerden sonra birçok insan
evleniyor.Evlendikten sonrada mesele o ögrenmiş oldugu otoriteyi eşinin üzerinde
uyguluyor.Çocukları üzerinde uyguluyor.Evindeki komutandır.Kişilik sıfırlandıgı için askerde,yenidenşekilendiriyorlar onu.O mekizma hayatına yön veriyor.Askerde ezilen birey,dışarda kendi varlıgının
ispatı olarak başkası üzerinde otorite kurmaya çalışıyor.Kişiligin şekillendiği en önemli alan.Çok
önemli bu.An an,hergün,gece-gündüz sana empoze ediyor.Askerlik süreçi seni dünyadan koparmanın
adı oluyor.Askere birgün bir çicegi sev denilmez.Öldür deniliyor.Sunni ve mekanik düşünen insan
durumuna getiriliyor birey orda.insan araç oluyor.

4-) ''Asker'',''Komutan'',''Ordu'' d enince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Yaşamın dışında olan bir kurum,ordu.Bu kurumun içinde çok kaldıkça,insanı yaşamdan
koparıyor.Yönetmek,yönetilmek.Senin gibi düşünmeyen birine silahı kullanmak.

5-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-Bu otoritenin yıkılması ve lagvedilmesi için vicdani red çok önemli bir aşama.Yaşam üzerinde
militarizmin etkilerinin ortadan kalkması gerekiyor.Askerligin faşizm oldugunu vicdani redçiler
topluma gösteriyor.Bu kurum yargılanamıyor,kutsanıyor.Kutsallıklar kendiliğinden otokontrol
sistemini getirir.Özgür bireyin gelişmesinin önündeki en temel engel.

------------------------

K.S (KAHRAMANMARAŞ DOĞUMLU)

Askerliği Ağrı mekanize taburunda yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz?
-Askerlik yapmamak için yurtdışına çıkmaya çalıştım.Olmadı.Askerliği hiç yapmak istemiyordum.

2-)Neden askerlik yapmak istemediniz?
-Varolan bir savaş vardı.Bu savaşa taraf olmak istemedim.Emir altında olmayıda sevmem.

3-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-İlginçtir askerliği Agrı da yaptım ama bölümüzün yüzde doksanı Kürttü.Bilinçli bir şekilde bizi oraya
göndermiştiler.Çatışma çıksa,ölen iki tarafta Kürt olacaktı.Bölüğü müzün çogunlugu Kürt olunca fazla
sorunlarda çıkmadı.O hassasiyete komutanlarda Türk arkadaşlarda dikkat ediyordu.Alevi inançımdan
dolayı,askerler arasında sorunlar yaşamadım degil.Karşımdaki insanlar aleviliğin ne oldugunu
bilmiyordu.Kulaktan dolma bilgilerle tanıyordular aleviliği.Bu konuda yoğun bir biliçsizlik vardı.

Urfalı bir arkadaşım vardı.Tek kelime Türkçe bilmezdi.Çok dayak yediğine şahit oldum.Hep ceza
verilirdi,ona.Komutanlar en son sırt çantasına taş doldurmuştular.Onunla spor yaptırtıyordular,o
çantayla iştimaya çıkardı.Akşam uyuyana kadar çantayı çıkarmak yasaktı.Bu eziyetin tek nedenide
Türkçe bilmediği içindi.

Ben Kürtlüğümü askerde tanıdım.Öncesindede Kürt oldugumu biliyordum fakat detaylı derinlikli bir
bilgim yoktu.Askerdek i Kürt arkadaşlarla çok sohbet ettim.Kürt kimliğim orda şekillendi
diyebilirim.Karşıdaki güç bize hep Türklüğü tek kimlilikliği empoze etmeye çalışırdı.Bende de tersi
oldu...

Agrı dagına bir aylık operasyona gittik.Bir köyde konakladık.Çatışma ihtimalini hiç düşünmek
istemezdim.Çünkü karşıdaki insanlarda bizim insanlarımızdı...Hep dua ederdim.Orda bir ay kaldık
genelde yol güvenliğini saglamak için.Yanımdaki bütün arkadaşlar namaz kılmaya başladı.En piskopat
olanı dahi namaz kılıyor.Ölüm korkusumud ur,nedir.Alevi oldugum için ben
kılmıyordum.Komutanlarımız hep bize derdi,her köylü ''terorist''olabilir.Temkinli olmalısınız.Köy
korucuları içinde derdi,bunlar sabah korucu fakat akşamda PKK li olurlar.Ordaki yöre halkına hiç
güvenmezdiler.Tabi biz kürt oldugumuz içinde bizede güvenmezdiler.Paronayak bir bakış açısı işte.
Bir komutan vardı,oda bizimle birlikteydi.Disiplin hastası bir tipti.Askerleri havadan -sudan nedenlerle
çok döverdi.Dövmeden öncede askere sorardı hep,''senin anan varmı?''Ardından küfre başlardı .Çok
kötü birşeydi.Birkaç ay geçmişti sonra duydum.2004 yılıydı bir çatışmaya girmiş.Gerillalar tarafından
öldürülmüş.Tesaduf ya öldürüldüğü tarihte anneler günü.Bölükteki bütün askerler sevinmişti.Herkes
birbirine çay ısmarlıyordu.

4-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?

-Kürtlük kimliğimle orda tanıştım.Ve daha iyi anladım yaşananları.Askerde duygularını bastırmayı
öğreniyorsun.Disiplin oldugu için öyle davranmak zorunda kalıyor sun.

5-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Rezalet ya.Silahlı güç.Askeri elbiseyi giyen değişiyor.Koyun sürüsü gibi.Nereye sürülürse oraya
gidilirdi.

6-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-Güzel bir şey.Yapılmasıda gerekir.Ama işte red ederken,fedakarlık -bedel vermekte gerekiyor.O
inança sahip olmak gerekir.Özverili insanların işi.

---------------------------

M.S.(GAZİANTEP DOĞUMLU)

Askerliği Malatya Tulga 1 Kışlasında yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz?
-Ben askere gitmemek için Avrupa ya gittim.Fakat beni geri gönderdiler.Direkt askere götürdüler
bende yapmak zorunda kaldım.

2-)Neden askerlik yapmak istemediniz?
-Ben im iki akrabam gerilladaydı.Bundan dolayı hep askerler bize baskı uygulardı.Çocukken köye
giderdik akrabalarla birlikte köye yakın bir yerde hep kimlik kontro l u yapardılar.O zamanlar
çocugum,soyismimizden dolayı bizi arabadan indirirlerdi.Yürüyerek köye gi din derlerdi.Askerler bunu
yapardı.

2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-Malatya da askerken bir çatışma olmuştu.16 gerilla çatışmada yaşamını yitirmişti.Bunları helikopterle
bizim bulundugumuz yere getirdiler.Kışlada anons yaptılar,herkesi iştimaya topladılar.Orda İzmirli bir
yüzbaşı vardı.Onaltı kişiyi öne çıkardı.Bu arkadaşların hepside
Kürttü.Siirtli,Diyarbakırlı,Hakkarili,Antepli ve Batmanlı.Helikopteri gösterip,o ölüleri otubuse
bindirmemizi istedi.Ordanda hastahaneye kadar götürecektiler.Bilinçlice bir davranıştı.Bize mesaj
veriyordu.Hakkarili Halit adında bir arkadaş itiraz etti yapmayacam bunu dedi.Yüzbaşıda bir üst
komutanı çagırdı.Olay o komutana anlatıldı.Bize yaptırtmadı gelen komutan ama hala unutamıyorum
o tabloyu.

Diger bölükte bir asker vardı.Benim bölügümden olmadıgı için ismini bilmiyordum.Birkaç kez
karşılasmıştık.Askerliğinin bitmesine sekiz gün vardı.Nöbet tutarken intihar etti dediler.Bana o zaman
çok ilginç gelmişti.Askerliğinin bitmesine sekiz gün kalan biri neden intihar ederki?

Acemi birliğindeyken Hakkarili Garbi adında Türkçe bilmeyen bir arkadaş vardı.İlk geldiğinde komutan
bununla konuşmak istiyor ama anlaşamıyorlar.Ben tercümanlık yapıyordum.Komutan soruyor ona
nasıl geldin buraya.Garbide anlattı.Köyde çobanlık yaparken askerler köye baskın düzenliyor.Garbide
asker kaçagı oldugu için gözaltına alıyorlar.Zorla askerliğe getiriyorlar.Çok saf ve dürüst biriydi.Hep
komutana beni eve gönder,çocuklarımın yanına gitmek istiyorum derdi.Birgün onla beni komutan
cagırdı.Komutan onu okula gönderecez Türkçe ögrensin demişti.Garbi de bizim orda kimse Türkçe
konuşmayı kimse bilmez neden ögreneyim demişti.Komutanın zoruna gitmişti bu söz.Tekmil ver
dedi.Garbi de tam yapamamıştı bundan dolayı komutandan çok dayak yedi.Onca mantıksız olay
yaşanıyorduki.Halada anlamış değilim.Rütbeliler nöbet tuttugunda.Adamların canı sıkılıyordu
herhalde.(gülerek)Kışın sogugunda saat üçte bizi kaldırırdılar yataklarımızdan.O sogukta dışarı
çıkarırdı.Hepimizi sıraya koyar.Ardından ensemize tokat vurarak.Sayarak içeri alırdı.
Kavga etmiştim biriyle iki gün ceza verdiler bana.Cezayı da askeri cezaevinde geçirecektim.

3-)Askeri cezaevini bize anlatırmısınız?
-Dagın tepesine yapmıştılar cezaevini.Etrafta hiçbir şey yok.İçeri girerken üst araması yaptılar,iç
camaşırlarımıza kadar.Saatimi ve kemerimi benden aldılar.Bana bir battaniye ve rdiler.Üstüne yat
diyordular.Ranza yok.Döşek filanda yok.Battaniyeyi altıma sersem üstüm açıkta kalacak,üstüme
atsam altım açıkta kalacak.Altı kişiye bir jilet veriyorlar,nasıl traş olursanız olun diyorlardı.

Askeri gardiyanlar vardı,bunlar genelde uzman çavuş ve astsubaylar olurdu.Akşam biz uyurken
koridora su dökerlerdi.Bizleri uyandırırlardı.Elimize traş için kullanılan permatikleri verirlerdi.Bunu
paspas diye kullanın koridordaki suyu çekin diyordular.(gülerek)Abi saçmalık ama öyle.Bizde
yapardık.Sıkı ysa yapma...

3.a-)Peki bu suyu çekme işi ne kadar sürerdi?Permatikle bir hayli zor olmalı...
-(gülüyor)Saatlerce sürerdi.Sabah beşte bizi kaldırırdılar.Çukur eşmeye götürürdüler.İki kişi çukuru
kazardı.Diger iki kişide çukuru kapatırdı.Maksat biz boş kalmayalım,eziyet işte.Duvar yıkatırlardı.Fazla
kalmadım ben,sadece iki gün.Maraşlı ahmet adında bir arkadaşım vardı.22 gün askeri cezaevinde
kalmıştı.Tanınmayacak halde geldi.Çok kilo vermişti.Psikolojisi neredeyse bozulmuştu.Kendini
toparlansın diye hava değişimine gönderdiler.Ordaki askerlere resmen işkence yapıyordular.Asker
askere zülüm yapıyordu.Düşmanlarına dahi,insan böyle şeyler yapmazdı.

4-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?

-Kışladan ilk adımımı içeri attım.Kendi kendime diyorum ben burda ne yapacam.Orda bunalıma
girdim.O mantıga uymayan,uygulamalar yüzünden.Günde on defa iştima (sayım)yapılırmı ya?Hemde
koyun sayar gibi sayıyorlar.Askerliği bitirdiğimde kapıdan çıkarken tükürdüm.Koşar adımlarla
uzaklaştım.Bir daha Malatya ya gitmek istemedim.Gitmedim de.

5-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Küçükken yaramazlık yaptıgımızda.Büyüklerimiz bizi korkutmak için ''asker ler geliyor''
derdi.Korkardık saklanırdık.KORKU...
Kışlalarda ve lojmanlarında komutanlar aileleriyle ''avrupa hayatı''yaşıyorlar.Çocuk havuzundan
tutunda büyüklerin havuzlarına,borling salonundan bilmem ne kadar,sırf kendi keyifleri oncaşey.Orayı görünce kendimi avrupada sandım.Ama askerede zeytini sayarak verirler...Asker bir liraya
en kötü çayı içerdi.Komutan ise en pahallı çayı yarım liraya içer.

6-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-İlk senden duydum bu sözü.Dediğin gibiyse çok güzel birşey.İnsanlar ölmemeli...

--------------------------

Y.K.(SİİRT dogumlu)

Askerligi Kütahya hava er eğitim tugayı ve Ordu Perşembe hava jet üstü nde yaptı.

1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz?
-Evet

1.a-) Neden?
-B ölgemizde askerlerin orda halka neler yaptıgının şahidiyim.O dönemlerde kürt olupta yine kürt
illerine gönderilen askerler çoktu.Ve çatışmaların en yogun oldugu dönemlerdi.Evli oldugum için
gitmek zorundaydım.Belkide evli olmasaydım gitmez dim.

2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı?
-Acemi birligindeyken kürt olan arkadaşlar vardı.Bazen kendi aramızda kürtçe konuşurduk.Bundan
dolayı komutanlar bizi uyarmıştılar.Kürtçe konuşmanın kışlada yasak oldugunu söylüyordu.Bir
Şırnaklı arkadaşım vardı Cemil adında,türkçe konuşmayı bilmediği için dalga geçiyordular.Bu arkadaş
komutanlarla konuşunca tercuman kullanmak zorunda kalıyordu.Komutanlar bize hep onunla türkçe
konuşmamızı istiyordu.Şöyle diyordu komutanlar Cemille kürtçe konuşmayın ki türkçe
ögrenebilsin.Türkçe konuşmayı bilmedigi için çok zorlanıyordu.

Marşlar vardı,''her türk asker dogar''v.s buna benzer şeyler bunları bagırırken zoruma
gidiyordu.Yürüyüşlerde söyletirlerdi bizlere bunları ben bazen susardım yanımdaki arkadaşlarım
hemen uyarırıdı beni.Neden söylemiyorsun diye.Korkudan söylemek zorunda kalırdım.

Esas duruştayken parmaklarımı kapatmadıgım için çok dayak yiyordum.Selam vermek selam almak
orda yapılan herşey çok mantıksız geliyordu bana.Fakat yapmak zorundaydım yoksa dayak yerdim.

Bir defasında biriyle kavga ettigim için bana on günlük ceza verdiler.Disiplin yeri dedikleri bölüm vardı
oraya koydular.Askeri mevzuata göre bir ay aşagısındaki ceza alanları o bölüme alırlardı.(disko disiplin
koguşu)Eger ceza bir aydan fazla ise askeri cezaevine konurdu.Beni koydukları hücreye benzer yer,
altı metrekare ya vardı yada yoktu.Yatacak malzeme ve sadece lavabo vardı.Günde iki kez yemek
verirlerdi.Verilen ceza süresi boyunca sabah saat sekizde kalkar mevzi kazdırırlardı.Ögle onikiye kadar
ardından bir saat poz verilirdi yemek için birden beşe kadar sürürdi kazma işi.Bana o işi yaptırırlarken
herzaman başımda bir nöbetçi bulunurdu.

3-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler
neler oldu?


-Onaltı ay askerlik yaptım ama sanki orada dogmuşum büyümüşüm orda ölecegim ruh hali
vardı.Zaman hiç geçmiyordu.

4-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor?
-Güç aklıma geliyor.Güç olmak ve başkaların üzerinde bunu kullanma.

5-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir?
-Şimdiki fikirlerim o zaman bende olsaydı hiç askere gitmezdim.Askerligi yaptıgım için çok pişmanım.

-------------------------------

devamı için tıklayın...


Bu yazıyla ilgili sizinde söyleyecek bir sözünüz varsa tıklayın!


Okumak istediğiniz dökümanın başındaki ataça tıklayın
Bir ihtimal daha var- Y. Türker, Radikal, Gündem Yazıları
Kışlalarda İntiharlar! -H. SavdaGündem Yazıları
TSK'da 18 yılda en az 15 bölük asker 'intihar' etti!Basın Arşivi
İntihar denildi, cesedinde 6 kurşun izi çıktıBasın Arşivi
Şüpheli asker ölümlerine bir yenisi daha eklendiBasın Arşivi
4- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlarDöküman Arşivi
2- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlarDöküman Arşivi
3- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlarDöküman Arşivi
Kürt Vicdani Ret İnsiyatifi'ndenSK.'dan Haber
Kürt Vicdani Ret İnisiyatifi Genel Amaç ve İlkeleriSK.'dan Haber
Türk ordusunda asker intiharları artıyor(D-asker intihar)Basın Arşivi
Şüpheli Asker Ölümleri Raporu(D-asker-şüpheli ölümler)Döküman Arşivi


|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)



MecmuA



A-infos: çok-dilli haber servisi