1-Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlar-M.Aydın
30-03-2009
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM), Özel Tim Elemanı Mustafa Beker’in şüpheli “intihar ” davasında Türkiye ’yi suçlu bularak ailesine toplam 53 bin 500 Euro tazminat ödemeye mahkum etti" "...Devlete askerlik yapanları öldüreceklerse çocuklarımızı askere göndermeyecegiz. Ne hakkınız vardı oğlumu öldürdünüz. Neden oğlumu öldürdünüz?.." - AYŞE TULGAY Gözümün önünde şimdi beliren, çocuklarını yitiren anaların acısını yüreğimde hissederek başlıyorum... - Metin Aydın Şüpheli asker ölümlerine bir yenisi daha eklendi
Günlük gazetelerde ilk gözüme çarpmıştı.Askerlerin intihar vakaları.İlginçtir hep bir kaç cümleyle,kısaca işlenirdi bu konu.Falan yerde filanca asker girdigi deprasyon sonuçu intihar etti diye.Aynı ünüformayı giyen çatışmalarda yaşamını yitiren askerlerhakkında sürmanşatlerde ''şehit oldu'',''kahramanca savaştı''gibisinden kilişe laflarla,genişçe yer tutmazdı.Nedenide şu olsa gerek.TSK ya intihar yakışmazdı.Askerliğin şerefini ayaklar altına alıyorlar,intihar ederek.''Büyük gayeler,kutsal amaçlar''için ne de olsa vatan görevini yapıyordular.Ölüneceksede vatan için ölünmeli yada ölecek bi - ri varsada kendileri öldürmeliydi.Sorgulanmadı.Sorgulayana ben denk gelmedim bu gençlerin neden ''deprasyona'' girip intihar ettikleri.Kendilerini sistem muhal ifi diye tanımlayan gazeteler,dergiler v.b yayın organları dahi karşı propoganda malzemesin den öte bu konuyu ne irdelediler nede üzerinde ciddi bir çalışma yürüttüler.Ölenlerin öldürülenlerin acısını bir tek aileleri yaşadı.Kimse yeterince sahip cıkmadı ardına düşmedi.Bir insan hakları kuruluşu ve birkaç gazeteci dışında.Nedeni ne olursa olsun bu intiharların,en temel insan hakkı olan yaşam hakkı çiğneniyordu.Halbuki bir ipuçuydu intiharlar ve cinayetler.Bu ipuçları bizleri asıl suçluya,asıl katile,asıl cinayet şebekesine götürecekti.
''Vatandaşlıgın''en temel görevi adına,yaşamlarının en verimli çaglarından koparılıp zorla,hiç bir alternatif tanımadan.Hayatlarından onbeş aylarını gasp edip kışlalarda bir ''eğitim -terbiye''sürecine alınıyordu.Yirmili yaşlarına gelene kadar,yere göğe sıgdırılmıyan ''kutsal devlet''vatandaşının varlıgını sanki yeni kesfedip.''Erkek ocagına''alır.O zamana kadar ne yapmıştır,nasıl yaşamıştır,açmıdır - tokmudur,okumuşmudur diye sormayan ''haşmetli devlet''.Gençin aşırıklarını türpü lemek,kendi güçünü bireye hisettirmek hayatı boyunca unutamayacagı gözdagını verip,''erkekleştirmek''için kışlaya alır.Aslında orda yaşananlar en hafif deyimle,kişilige tecavüzdür.Çünkü ellerine oyuncakmış gibi verilen silahlarla insanları öldürme egitimini verildigi,bireyin değil itaatkar kulların yaratılmaya çalışıldıgı kışlayı nasıl izah etmek gerekirki?Kendi dogrularını,kendi masallarını zorla empoze etmeye çalışmaları tecavuz degilde nedir?
İntiharlar ard arda yaşanınca bu seferde kaza kurşunuyla öldürülen askerler ortaya çıktı.Herşey normal karşılanıyordu yada toplumun öyle kanıksaması için zemin hazırlanmıştı.Ellerindeki silahlarla evcilik oyunu oynamayacaklarını söyleyebilecek kadar pervasızlaşıyordu,kimileri.İsmini hatırlamıyorum ama biri söylemişti şu sözü,''savasta en ucuz şey,insan yaşamıdır''.Birinin beşinin kazayla ölmesini,beşinin onunda intihar etmesini dogal karşılamalıydık.
Önümüze iki yol çıkıyordu.Ya bu ölümleri ''deprasyona''girdiği için intihar olarak kabul edecektik.Yada bu askerler deprasyona girmişselerde bunun nedenlerini,ve neden intiharla sonuçlandıgını sorgulamak gerekiyordu.Onları yaşamdan bezdirecek,onları ölüm secenegine sürükleyen uygulamalar nelerdir sorusunu sormamız gerekiyordu?Neden intihar?Gerçekten intihar mı?İnti har süsü verilmiş cinayet olmaz mı?Cinayeti kimler neden işliyor?Kazayla bu kadar askerin ölmesi normal mı?sorularını sormamak kötü bir iyimserlikten başka ne olabilirki.İntihar ettigi söylenen askerlerin ciddi bir oranı,Kürt.Bu kuşkularımı daha da arttırmıştı.Ki bazı aileler çocuklarının intıhar edecek bir yapıda olmadıklarını üstüne basa basa dile getiriyordu.İntiharların Türkiye nin Kürdistan cografyasında yaşanan savaşla ne gibi bir ilişkisi olabilirdi ?
Genelkurmay hala bu konuda bir açıklama yapmış degil.Daha çok bu gerçegi basiretsizce gizlemeye çalışıyor.Fakat cılızda olsa kimilerinin sesleri duyulmuyor degil.Türkiye Kürdistan ında görev yapmış olan askeri psikolog bölgedeki her on askerden yedisinin travma yaşadıgını.1990 ve 2000 yılları arasında 35 bin asker bunalıma girdigi için çeşitli hastahanelerde veya rehabilitasyon merkezlerine başvurdığunu.Başvuru yapmayanların ise bu sayının beş katı oldugu tahmin ediyordu.
2002 yılında mecliste verilen bir soru önergesine cevap veren dönemin milli savunma bakanı Sabahhatin çakmakoglu,1991 ve 2001 yılları arasında TSK içinde 1248 intihar meydana geldiğini,815 nin ölümle sonuçlandıgını açıklamıştı.Resmi rakamlarla.2001 ve 2009 tarihleri arasında kaç intihar,kaç cinayet ve kaç kişinin kazayla öldügüne ilişkin bir rakam yok.Gazete ve ajanslara düşen haberlerden ögreniyoruz.Açıga çıkmamış vakalar ise ayrı bir konu.
Bu çalışmayı yaparken,daha önemli çalışmalara küçük bir mum ışıgı olması gayesiyle başladım.Bu karanlıgın aydınlanması için bir mum yakmak.Çalışma iki bölümde oluşuyor.Birinci bölüm,askerliğini yapmış olanlarla roportajlar yaptım.Özellikle kürt olanları seçtim.Nedeni kışlalarda etnik kökene dair ayrımcılık yaşanıyor mu,sorusuna cevap alabilmek için.Ayrımcılık varsada hangi boyutta,hangi düzeydeyd i.Bunlar bizlere bazı ipuçları sunacaktı.Sohbet ettigimiz kimi arkadaşlar isimlerinin yayınlanmasını istemedi,kabul ettim.Yine aynı bölümde kışlalarda intihar,kaba dayak karşısında insanların birkaç cümleyle tepkileri..İkinci bölümde ise intihar edenlerin,öldürülenlerin vede kaza kurşunuyla öldürüldüğü söylenenlerin listesi var.Aynı zamanda bu liste içinde ulaştıgım kimi bilgileride içine aldım.Ailelerinin bu ölümler karşısındaki açıklamaları ve tepkileride mevcut.Son yaşanan acı örnek Burhan Güzelaydın ismindeki Kürt askerin önce ailesine intihar ettiği söylenmişti.Fakat görgü tanıkları ve raporlar ispatladıki Burhan Güzelaydın komutanları tarafından işkenceyle öldürülmüştü Roportajlarda ve diğer bölümdeki verilerde birçok şey ortaya konuluyor.Birkaç Küçük not dışında yorumları size bırakıyorum...
BİRİNCİ BÖLÜM
ASKERLER ANLATIYOR...VE BİRKAÇ YORUM....
Murat ÇELİK (1976 Diyarbakır Hazro dogumlu.)
Askerliği Ankara tank taburu ve İstanbul 26.zırhlı tugayı Hastal da 1996 ile 1998 ta - rihleri arasında yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz? -Elbette evet gitmezdim.
1.a-) Neden? -Kürdistandaki askeri mekanizmanın kürtler üzerinde yapmış oldugu baskı ve zülme birebir şahid oldugum için.Ama başka şansım yoktu gitmek zorundaydım.
2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -Acemi birligini Ankara Etimesutta yaptım.Usta birliğini ise İstanbul 26.zırhlı tugayı Hastal da yaptım.Sadece bir değil ki,birçok haksızlıga maruz kaldım.Bil iyordum bunun nedenide kürt olmam ve yapmış oldukları haksızlıga itiraz ettigim içindi.Örnegin hamam temizliği vardı normal koşullarda haftada bir hatta on günde bir sıra bana gelmesi gerekirken.Her gün beni götürüyordular.İlginç tir bunuda hep yemek saati sırasında yapıyordular ki,yemeğe yetişmeyip aç kalayım diye.Sürekli tekrarlıyordular.Çogu zaman bu yüzden aç kalmıştım.
Egitim cavuşları vardı(uzman cavuş,subay ve astsubaylar)Bunlar bilinçsiz insanlardı.Dogu bölgesinden gelenleri ermeni kökenli olduklarını sanarlardı.Yada bilinçli olarak öyle davranırlardılar.Egitim sırasında bu nedenden dolayı sürekli küfürler savururdular,aşagılardılar bizleri.Ben şahsen bu küfürlere tahammül edemedigimden dolayı,dört uzman cavuş tarafından dayaktan geçirildim.Hastahane lik durumuna düştüm.Hem dayak yedim hemde bana ceza verdiler.Durumum agır oldugu içinde cezamı hastahane revirinde gözetim altında gecirdim.Kürt oldugum için küfürle aşagılanmaya çalışıldım.İtiraz ettigim içinde hastahanelik oluncaya kadar dövüldüm.Üzerine birde emre itaatislik yaptıgım için ceza da verdiler.Buda yetmezmiş gibi hastahane çıkışından sonra alay komutanı tarafından tehdit edildim.Tabi bunların hepsi dosyaya işleniyor.Buna benzer iki üç durum daha yaşandı.Çarşı izinleri haftada birgündü.Fakat benim çarşı iznim kesin bir emirle yasaklanmıştı.Nedenide firar edebilecegimi düşünüyordular.Birde kışlada yaşananları dışarıya aktarmamdan korkuyordular.
Yine ben ve iki mardinli Kürt arkadaşa sekiz ay boyunca kışlanın kanalizasyonunun temizliginde zorunl u olarak çalıştırıldık.Ki normalinde belediye iş makinalarıyla bunu yapardı.Fakat onlar kendi mantıklarıyla bunu bize reva görüyordular.Bazen askerler kendi aralarında maç düzenlerdi.Bende oynardım kimi zaman.Maç esnasında bizim takımımız öne geçince astsu bay bize hakaret etmeye başladı.Bire bir bize küfür atsa anlarımda ama hep Kürt oldugumuz için Kürtlüge ve kişiligimize dönük agza alınmayacak sözler sarfederdi.Dayanamıyordum bu sözlere,sadece uyardım.Bu seferde kabadayaga maruz kaldım.Ardındanda 20(yirmi)gün disiplin cezası verdiler.DİSKO(disiplin koguşu)da tek kişilik hücreye atıldım.
2-a)DİSKO denilen cezaevi nasıl bir alandı ve neler yaşadınız? -8(sekiz)metrekarelik bir alandı.Yatagım betonun üzerine serilmişti,ranza yoktu.Bitlerin içinde oldugu b ir battaniye verilmişti bana.Günlük sadece bir ögün yemek verilirdi.Sigara yasaktı zaten.Askeriyede iki çeşit cezaevi vardı.Biri normal askeri cezaevi ikincisi ise şimdi anlattıgım DİSKO dedikleri yer.Askerler içinde disko dediğinde herkes korkardı.Yanlız başıma 20(yirmi)gün boyunca orada tutuldum.Güneş yüzü görmedim.Hücrenin dışına hiç çıkarmadılar.Kimseyle konuşamıyordum.Cezam bittikten sonra bir ay boyunca -hücrede hareketsiz kaldıgımdan ötürü -yürümekte zorluk çektim.Bütün bunların nedenide astsubayın keyfi ve ırkçı tutumuydu.
8(sekiz)ay boyunca ailemden insanlar ziyaretime gelmesine ragmen bilerek görüşturulmedim.Tecrit edilmeye çalışılıyordum.Zaten çarşıya cıkmamada izin yoktu.Yine benim durumuma benzer iki arkadaş vardı.Mesala Mardinli şimdi ismini hatırlamadıgım bir arkadaş beş yıldır hep ceza verile verile askerligi uzatılmıştı.Ve bu insan diger askerlerden tecrit edilmişti.Ona yaklaşan onunla konuşan askerlere keyfi ceza veriliyordu.Herkes ona yaklaşmaktan ürkerdi.O mardinli arkadaşın psikolojis i allakbullak olmuştu.Ankara tank taburundaydı.Sonra ne oldu bilemiyorum.Yine ben revirdeyken ozaman birini yanıma getirmiştiler.Biraz konuşabilmiştik.Diyarbakırlıydı ismide Serdar ÇELEBİ ydi.Disko da aşırı işkenceye ugramış bundan dolayı revire kaldırılmıştı.Yanımdaki yataktaydı.Biz kendi aramızda Kürtçe konuştugumuz için yanımdan alıp götürdüler.Nereye götürüldü bilmiyorum.
Marş lar ezberletirlerdiler bizlere.Ezberlemeyen biri olursa tabur önünde düvülürdü.Yürüyüşlerde her yerde bu marşlar söylenirdi.Grup içindeyken hiçbir zaman o marşları okumadım sadece dudaklarımı kıpırdatırdım.Böyle yapmasam yine dayak yiyecektim.Bana sözde bir silah zimmetlemişlerdiler.Fakat hiç elime vermediler.Ama silahı elime almadıgım içinde şikayetçi degilim.Hep bana silahsız n öbetler tuttururdular.
Birşey daha söylemek isterim,aynı nedenlerden dolayı bir keresinde yine 40(kırk)gün ceza verdiler bana.Askeri cezaevine konuldum.İlginçtir kaldıgım koguşta sekiz arkadaştık.Hepimizde Kürttük.Bana verilen keyfi ve ırkçı cezaların aynılarına maruz kalmıştılar.
Ben askerdeyken izin kullanmamıştım oradan daha erken kurtulmak için.17(onyedi)ayda askerlik bitmesi gerekiyordu.Verilen cezalardan dolayı 4(dört)ay fazladan askerlik bana yaptırdılar.Orada geçirdigim toplam zaman 21(yirmibir)aydı.
3-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu? -Aşırı agresif tutumlar içine girdim.Askerlik bittikten sonra ailemle yaşadıgımda onlara karşı sogukluk duyuyordum.Uyurk en birden aniden sıçrayıp uyanıyordum.Askerlik bitmesine ragmen bir yıl boyunca o psikolojiyi yaşadım.Halada etkileri üzerimde vardır.
4-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Tek tip yaşam.Baskı ve Zülüm.İnsani değerlerin olmadıgı alan.
5-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -Vicdani red diye tabir edilen hakkımın oldugumu bilseydim kesinlikle bunu kullanırdım.Ki bu bana neye mal olursa olsun.Yaşadıgım o süreçte de agır bedeller verdim.Gençl ere önerim askerlik durumunda vicdani red seceneklerini kullanmalarını şahsen isterim...
--------------------
D.G (1974 Adıyaman doğumlu) Askerliği Kırklareri Babaeski Topçu bölüğünde yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitm emeyi tercih edermiydiniz? -Evet.Aileme hep derdim askerliği yapmayıp avrupaya kaçacam diye.Sonra kagıt gönderdiler babam baktı,batı tarafı ''oğlum git yap''dedi.Gittim.
2-)Neden askerlik yapmak istemiyordunuz? -Dayak attıkları hep anlatılırdı.Çok disipli bir yer olduğu,sacma -sapan şeylerin mantıksızca uygulandıgı söylenirdi.Birde evinden ayrılıyorsun.Bunların üzerine ölüm tehlikeside eklenince.Neden gideyim ki?
3-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -Bire bir bu uygulamayı yaşadıgımı söylersem doğru olmaz.Ama şahid oldugum çok olaylar oldu.Ben askerler arasından daha çok dışlanıyordum.Aşırı dinci hatta yobaz diyebilecegim bazı askerler vardı.Bunlar hep,''Sen müslümansın neden oruç tutmuyorsun?''v.s derlerdi.Ben aleviydim.Bun dan dolayı beni dışladılar.Şahid oldugum halada etkisini üzerimden atamadıgım bir intihar olayı oldu.İstanbul'lu Ersin adında varlıklı bir aileden gelen asker arkadaş vardı.Nişanlısı ziyarete gelmişti.Komutan kıza sulanıyor.Çocukta karşı koyuyor.Ziyaretçisi gidincede komutan odasına çagırmıştı.Feci bir şekilde dövmüştü.Ardından da en ağır işleri buna yaptırmaya başladı.Elleriyle kuru otları yolduruyordu.En kötü nöbet yeri nerdeyse oraya gönderiyordu.Buna benzer çok uygumalamaya maruz kaldı.Boş bir neden bulur dayak atardı.Örnegin derdi neden botların iyi boyanmamış,herkesin içinde döverdi.Tüm bunlara rağmen çocuk yaşama bağlıydı.Herkes tarafındanda sevilirdi.Askerliğinin bitmesine sekiz ay kalmıştı.Sabah uyanmıştım baktım biri bağırıyor.''komutanım kendini a smış''Hemen bağırtıların geldiği yöne doğru koştum.Ersini asılıyken gördüm.
Hala o görüntüyü unutamıyorum.İntihar mı etti,ne oldu bilemiyorum.Ama bana mantıklı gelmiyordu.O günden sonra o komutana karşı herkes tepkiliydi.Fakat ben artık temkinli davranıyordum.Korkmuştum.
Ben askerdeyken yazıcıydım.Az çok olup bitenler hakkında bilgim oluyordu.Çok ilginçtir.Silah deposunun nöbeti vardı.Silah deposunun önünde nöbet tutulurdu.Kaldıgım süre boyunca ne bana nede başka bir Kürde orda nöbet tutturulmadı.Artık siz düşünün nedenini...İki üniversite öğrencisi vardı.Bunlar geçmişte kürtlüge yada solculuga bulaşmışlar.''Sakıncalı''asker muamelesi yapılırdı.Onları sistematik bir biçimde rahatsız ederlerdi.Durup dururken çantalarını özel eşyalarını ararlardı.Yasaklı ol mayan kitaplar okurdular.Yinede komutanlar kitaplara el koyardı.Buna benzer çok şey yapardılar.Herkesi ''ispiyonculuk''yapması için komutanlar zorlardı.Birgün banada geldi komutan dedi,''Biri sakıncalı hareket ederse,askerler içinde 'anarşik'görüşleri savu nan olursa gel bize söyle''derdi.Askerleri o kadar bezdiridilerki,herkes kışladan kurtulmanın yolunu arardı.Askerler sırf hava değişimine gitmek için ellerini kırarlardı.
4-)Nasıl yani?Biraz açarmısınız? -Bununda bir metodunu artık çıkarmıştılar.Eli kırılanlara altı ay hava değişimi verirlerdi.O cehennemden kurtulmak için bu yola başvururdular.Agrısız el kırma metodu vardı.Diş macununu derinin üzerine döküyorlardı.Bezle sarardılar.İki üç gün öyle tutardılar.Sonrada aynı bölgeye buz koyup dondururdular.A rdında nöbette silahın dipçiğiyle ellerine vurup,kırardılar.Acısız bir şekilde.Komutanlarada,''ayagım kaydı elimin üzerine düştüm,kırıldı''diyordular.Altı aylık hava değişimi.Bu altı ayda askerlik süresinin içinden düşülüyordu.Buna benzer başka yöntemlerd e vardı.Bir arkadaşım nöbette kendi ayagına sıkmıştı.Komutana da ''dalgınlıkla elim tetiğe degdi,ateş aldı.Ayagıma isabet etti''demişti.Komutanlar önce bu yönteme inanırlardı.Ardından biri daha bu yöntemi denedi.Fakat bu asker yakından ayagına sıktıgı için.Rütbeliler farkına vardılar.Kısa masafeden sıkınca,kurşunla birlikte bir alevde çıkıyor.Buda ayak derisini yakmış.O askere iki ay hapis cezası verdiler.Askerliğini uzattılar.
5-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu? -Benim beynimde müthiş bir tahrip oluştu.Sivil hayatta karşı koyma,red etme,itiraz etme, seceneklerimiz vardı.Bunlar askerde yokmuş gibi davranıldı.Aşırı bir itaat.Bu yönlerimi törpülediler.Mesela benim insan öldürecek ,şiddete başvuracak bir yapım yoktu.Ama askerde bunu meşrulaştırdılar.Olagan birşey sayılıyordu,şiddet ve ölüm.Beynimizi resmen yıkadılar.Kesin itaat ve şiddeti bana ögrettiler.Askere gitmeseydim belkide farkli bir insan olurdum.Bakın bir örnek vereyimsi ze.Kardak krizi dönemiydi,Yunanistan la ilişkiler çok gerilmişti.Zırt -pırt gece biz uyurken alarm çalardı.Herkes uyanmak zorunda kalırdı.Komutanlar bize,''kalkın yunanlılara saldırmaya gidecegiz''diyordular.Çok çok tekrarladılar bunu.Neredeyse her gece.Öyle bezmiştim ki,''yahu artık saldıralımda bu iş bitsin''Diyecek düzeye geldim.Sivil yaşamda bir karıncayı dahi incitmezdim ama beni bu noktaya getirdiler.
6-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Aklıma ilk gelen,itaat,disiplin,şiddet,kan ve örgüt oluyor.
6-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -Keşke o zaman öyle bir seçim hakkım olsaydı.Vicdani reddin ne oldugunu bilmiyordum.Böylesi bir alternatifin farkında olsam mutlaka kullanırdım.Ama biz e askerlik yapmayı bir kadermiş gibi önümüze sundular.Ve yapmak zorunda bırakılmıştım.Babam,abim herkes yaptı bende yapmak zorundaymışım gibi,beni hazırladılar.Fakat vicdani redçileri taktir ediyorum.Ve şimdi onların bir destekçisiyım...
---------------------------
HÜSEYİN ÇİCEK (1984 TUNCELİ DOĞUMLU)
Askerliği 2005 -2006 yılları arasında Bilecik Jandarma Komutanlığı ve Van Bahçesaray jandarma komutanlığında yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz? -Tabiki gitmek istemezdim.Farklı bir alternatifim olmadıgı için gitmek zorunda kaldım.Birde nişanlıydım yapıp rahatlamak istiyordum,yoksa dogru -dürüst bir yaşamın olamıyor.
2-)Neden askerlik yapmak istemiyordunuz? -Türkiye de inanın bana askerlik bir saçmalık.Kime karşı savaştıgın belli degil.Savaşın bir nedeni yok.Verilen savaş Kürtler ve demokratlar üzerine.Sonuçta bende Kürttüm ve savaş banada karşı yürütülüyordu.
3-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -Bir çok kez maruz kaldım.İlk dönemde acemi birliğindeyken çok sayıda asker oldugu için kendini kaybedebiliyorsun.Fakat usta birliğinde ise durum daha farklı.Özel olarak her askerle olumlu yada olumsuz ilğileniliyor.Usta birliğinde beni Van a gönderdiler.Van da askerlerin nereye hangi karakola yada görev yerine seçilmesi,kurayla yapılırdı.Ben oraya gittiğimde komutanın karşısına çıkıp tekmil verdiğimde.Tuncelili oldugumu söyleyince iş birden değişti.Bana kura çektirmedi komutan bir gerekçede söylemeden.Direkt ba na Van Bahçesaray ilçe jandarma komutanlıgına bağlı bir dışkarakola verildiğim söylendi.O zaman farkına vardım birçok şeyin ters gidecegini.Gittiğim yer Paşaköyü jandarma karakolluydu.İşin en önemli noktası ise karakoldaki askerlerin % 70 Kürttü.Genelde D iyarbakır,Dersim ve Mardinlilerdi.Sistem bunu artık bilinçli yapıyordu.Sınır bölgelerindeki sıcak çatışmaların yaşanabilecegi birçok noktaya kürt askerler yerleştirilmiş.Uzman çavuş vardi ,göreve her çıktıgında beni hep kendisiyle birlikte götürürdü.Ve bana ''Sen tuncelilisin dağları iyi bilirsin önde yürü''derdi.Beni kendisine canlı bir kalkan yapardı.Kendini güvenceye alırdı.Beni ise gözden çıkarırdı.Nede olsa bir çatışma çıktıgında olan bana olacak.Diğer uzman çavuş olan komutanlar vardı.Bunlar hep bizlere özellikle Tunelilere kötü davranırlardı.Herkesin içinde ''o bölgenin insanlarının coğu teroristtir''Bizlerin nöbet tuttugu kulubelere sıksık baskın tarzında devriye gelirdiler.Ne yapıyoruz bakarlardı.Tedirgin tutarlardı bizi.
Ben Bahçesaraya gitmeden iki ay önce olmalı iki kişi intihar ettigi söylenirdi.Ama bu intiharların ayrıntılarını gizlerlerdi bizlerden.Sivas lı olan bir uzman çavuş vardı.Bir arkadaşla bir munakaşam olmuştu.Kendi aramızda çözebilecegimiz bir sorundu.Fakat uzman çavuş dırekt muda hale etti.Mudahaleside bana oldu.Tekme tokat girişti bana.Ardındada hakaret etti.O zaman gözümü şişirmişti.Rapor almak için doktora gittim.Bu işkenceyi ispatlamak istiyordum.Gerekirse askeri mahkemeye verecektim.Doktordan rapor istedim ama ''veremeyecegini'' söyledi.Doktor da karakol komutanının arkadaşıydı.Adam sivil doktor fakat asker gibi komutanlardan talimat alıyordu.Öyle kapatmak zorunda kaldım bu olayı.
Elazıg'ta örgüt bir albayı öldürmüştü.Komutan bu olaya sinirlendi,hırsını benden çıkardı.Egitim esnasında bizi koşturuyordu.Benim yanıma geldi dedi ''neden yavaş koşuyorsun''cevap vermeme dahi izin vermeden.Küfür atarak o kadar insanın içinde tekmelerle bana vurmaya başladı.Sanki o albayı ben öldürmüşüm.Bütün hıncını benden aldı.Askerler araya gird i.Bu olay beni çok rendiceetti.Sinir krizi geçirdim.Gözüm hiçbirşeyi görmüyordu.Koguşa dogru koştum,orda silahlık vardı.Askerliğimin bitmesine iki ay kalmıştı ama herşeyi göze almıştım.Artık dayanacak gücüm kalma - mıştı.Silahı alıp bir tane ona sıkacaktım bir tanede kendime.Etraftaki arkadaşlar beni sakinleştirdi.Sinirden dolayı durup duruken burnumdan kanlar boşalıyordu.Karakol komutanı olayın ciddi oldugunu görünce iki doktorla birlikte geldi.Sakinleştirici iki igne vurdular bana.Olaydan iki gün sonra hem en beni başka bir karakola sürgüne gönderdiler.Silahıma el koydular.İl jandarma komutanının teftişe gelecegi vakitlerdi.bir yüzbaşı vardı.Beni yanına çagırdı.Benimle resmen pazarlık yaptı.Dediki,''senin bu suçunun cezası iki yıldır.Sen olayı başka komutanl ara anlatma iki haftayla seni kurtarayım.''Askerliğimin bitmesine iki ay kalmıştı.Hem anlatsam ne değişecektiki.Kabul ettim.
4-)Askeri Cezaevini biraz anlatırmısınız? -Bana üç hafta ceza verdiler.Van il jandarma komutanlıgındaki askeri cezaevine koydular.Benim dışımda sekiz kişi vardı orda farklı farklı karakollardan gelmiştiler.İçeri girince üzerimizdeki herşeyimizi aldılar.Kemerden botumun ipine kadar.Gömlegin dügmelerini kopardılar.
5-)Neden koparıyorlarki,gömleginin düğmelerini? -Bir tedbirm iş.Dügmeyi koparıp bogazımıza atıp intihar etmeyelim diye.İçerde TV yok.Sigara yasak zaten.WC bile onların askeri gardiyanların belirttiği saatte gidiyorsun.21 gün kaldım orda.Rütbeliler sürekli gelir ceza verirlerdi.Şınav çektirirdiler,komando dansı yaptırırdılar,süründürürdüler.Kaldıgım süre boyunca duş dahi alamadım .Hakkaride bir grup asker getirdiler.Herkesin içinde uyuşturucu kullandıkları için ceza vermişler.Bunlar özel komandular.Hep sıcak çatışmalara girirlerdi.Resimler vardı üzerlerinde.Bir gerillayı sağ yakalamışlar.Bu olay 2005 yılında olmuş,Hakkaride.Daha sonra grup komutanı esir düşen gerillanın kafasına bombayı bağlıyor.uçurumun yanına götürüp.Pimini çekip aşagıya atmışlar.Paramparca olmuştu.O resimleri de cekmişler.Vahşet...Saglıklı bir insanın kaldıracagı birşey degildi.Yine bu grup yaşlı bir kaçakcıyı yakalamışlar.Adamı gerilla sanmışlar,delik -deşik etmişler.Sakallı bir insandı.Resminide çekmişler.
Çarşı iznim hiç olmadı benim.Çıkarmıyordular dışarı.Bir kere tek çıktık,çarşı iznine oda üzeri mizdeki hucum yelekleri ve g3 silahlarla.Bahçesarayda bir kahvede çay içtik.Kendimi özgür hisetmiştim.Fakat çevredeki insanların bakışları çok farklı oluyordu.O insanlarla konuşmak istiyordum.Fakat yapamıyorsun.O zaman sorgulamıştım elimdeki silahı kime karşı kullanacagım?...Diyarbakırlı bir arkadaş vardı.Türkçe konuşmasını iyi bilmiyordu.Komutan ortada hiçbir neden yokken tekme -tokat girişti buna.Köyden gelmiş konuşması biraz bozuk.Tekmili iyi veremeyince dayak yedi.Askerliğimin son dönemlerinde beni silahsız görevlere götürmeye başladılar.Komutana neden böyle yaptıklarını sordum.Komutan silahın olmasada çantamızı taşırsın diyordu.Kaygılanmaya başladım.Acaba bunlar bana ne yapacaklar diye.Şimdi bir köşede vuracaklar,ardında diyecekler çatışmada vuruldu.Ailemi aradım durumu onlara söyledim.Birkaç tanıdık vardı Van da.Bunlar sık sık bilerek ziyeretime gelmeye başla dı.Kimsesiz degildir mesajını vermek için.Ardından düştüler görevden.Görevden düşerkende ilginç bir olay yaşandı.Dosyam kayıptı.Arandı -tarandı en son dosyalar.Benim ve birkaç tuncelili ve Diyarbakır lı arkadaşın dosyaları,yüzbaşının odasında çıktı.Yazıcının yanında olması gerekirken,komutanın yanında olması şu anlama geliyordu.Direkt gözetim altında oldugumuzun en belirgin kanıtıdır...Ramazan süreçiydi.Karakol komutanı dahil herkes oruç tutuyor.Ben alevi oldugum için tutmuyordum.Bu seferde imalarla ''siz dinsizsiniz tutmasanızda birşey olmaz''derlerdi.Oruç bitene kadar dogal bir tecritte olurduk.
Birgün komutanın odasına gittim.Kendisi yoktu bende onu beklerken.Baktım masanın üzerinde bir belge var.Üzerinde çok gizli yazıyor.Dikkatimi çekti şöyle bir gözattım.Çevredeki insanları fişlemişler.Resimler ve özgeçmişleri yazıyor.Askerliğim bittigi zaman bile yine çifte standartta maruz kaldım.Amasyalı üç kişi ve benim askerliğim aynı günde bitti.Onların çantasını aramadılar fakat benim çantamı ve iç çamaşırlarıma kadar aradılar.Birşeyler çıkarmayalım ordan diye tedbir alıyordular.
6-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu? -Aradan yıllar geçti ama aklıma gelince o anlar hala da rahatsızlık duyuyorum.Sanki kendime ihanet etmişim gibi bir ruh hali oluşuyor.Elin kolun bağlı oluyor hiçbir şey yapamıyorsun.Çok büyük pişmanlıklar var.
7-) ''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Demokratları ve Kürtleri zaptu rap altına almak için varolan bir kurum.Baskı mekanizması.
8-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -Desteklemek gerekiyor,v icdani redçileri.Bende istiyorum bunu.Haklı görüyorum onları.Ben askerliği yaptıgıma pişmanım.Vicdani red için mücadele eden insanlara haksızlık yaptık,gibi.
--------------------------------
İ.G.(1960 Adıyaman Doğumlu)
Askerliği Edirne Tankçı alayında yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz? -Elbette gitmezdim.Fakat askerlik yapmadan Türkiye de yaşayamazdım.Bu benim için ciddi bir engeldi ortadan kalkmasını istedim.
1.a-) Neden? -Askere gitmeden önce tanıyordum o kurumu.Ordu muhalif kesim üzerinde baskı uyguluyordu.Bundan dolayı red ediyordum.O kurumun bir parçası olmak istemediğimden dolayı.
2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -Şunu söyleyip başlamak istiyorum meslegimden dolayı,terzi oldugum için özerk tuttular beni diyebilirim.Çünkü askerlikte bilirsiniz dikim ve giyim önemli bir yer tutar.Bundan dolayı payıma düşenden azını aldım diyebilirim.Yoksa firar edebilecek konuma dahi gelebilirdim.
Kürt oldugum için değilde solcu kimliğimden dolayı çok dışlandım ve baskıya,keyfi muamelelere tabi tutuldum.Faşist bir astsubay vardı.Ortada hiçbir gerekçe yokken neden yemeğe geç geliyorsun diye.Beni kaba dayaktan geçirdiler.Solcu oldugumu biliyordular,bundan dolayı yapmıştılar.Aslında kişiliğime yönelik bir intikamdı.Örnegin bazı rütbeliler depodaki eşyaları ve kışlaya ait olan benzini kendi şahsi işleri için kullanırlardı.Elbiselerini falanda bana tamir ettirmeye çalışırlardı,ben yapmadı -gımdan dolayı itiraz ettiği m için dövülüyordum.Beni muhalif olarak gördükleri için, böylesi nedenlerden dolayı çok dayak yedim.
Kürt arkadaşlar bazen kendi aralarında sohbet ederdi.Bunu alay komutanı duymuştu.Bütün askerleri bir araya toplayıp şöyle demişti,kürtler kendi aralarında siyasi toplantılar yapıyor haberimiz var.Bunu yasakladı ve ardından tehdit etti.Bu kezde insanlar ister -istemez temkinli davranmaya başladı.Herkes ihbar ediyordu.Sonrasında yemekhanede genelde türk kökenli askerler çalışırdı.Kürt olanlara az yemek verirle rdi.Dogal bir yemegi dahi bir baskı aracı haline getirmiştiler.Buna benzer küçük dav - ranışlarla baskı uygulardılar.
Kışlada baskılara ugradıkları için bazı askerler silahıyla birlikte Firar ediyordu.Yunanistan sınırında oldugumuz için oraya kaçıyordular.Firar edenlerin çoguda sosyalist,solcu insanlardı.Baskı dayanılmaz düzeydeydi.Hatta bildiğim kadarıyla iki kişide,Meriç nehrinden sınırı geçerken bogulmuştu.Bu olaylar çok gizli tutulurdu.İsimleri şimdi anımsayamıyorum.
3-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu? -O kurumun dışarıdan görünen halinden öte birebir yaşayarak gördüm.Sokaktan yansımasını gördügüm mekanizmayı,içinde bir fiil yaşayarak o zihniyeti daha yakından tanıdım.Keyf i uygulamalar hakaretler artık orda sıradan olaylardı.Çok dogal görülüyordu.Hiçbir askerin ömürboyu hafızasından silinmiyor.Askerligi bitiren herkes o zihniyete boyun egmeyi,ondan korkmayı öğreniyordu.İnsanda sevgiyi bitirmeye çalışıyordular.
3.a-)Sevgiden kastettiğiniz? -O kadara keyfi baskı varki.Biriyle dayanışma içinde olunca,birine insanı yardım ettigin için cezalandırılıyorsun.Bu davranışların anormal görülüyor.O insan ceza almışsa onu seyredeceksin.Bu seyretmede ''bana ne'' demektir.Buda bireysell ige itiyor.Kendini kurtaracaksın.Sevgi böyle öldürülüyor.Acı çeken bir insan yardım edemiyorsan,bu sevginin ölümüdür.Böylede oluncada insanlıgımızdan uzaklaştırılıyoruz.
Her askere giden çoçuksu,şen -şakrak gidiyor.Ya gelince?Orda ilk ögretilen asker ciddi dir.Askerlik insanları otoriter olmaya itiyor.Bunuda zorunlu bir biçimde yapıyor.Askerden sonra birçok insan evleniyor.Evlendikten sonrada mesele o ögrenmiş oldugu otoriteyi eşinin üzerinde uyguluyor.Çocukları üzerinde uyguluyor.Evindeki komutandır.Kişilik sıfırlandıgı için askerde,yenidenşekilendiriyorlar onu.O mekizma hayatına yön veriyor.Askerde ezilen birey,dışarda kendi varlıgının ispatı olarak başkası üzerinde otorite kurmaya çalışıyor.Kişiligin şekillendiği en önemli alan.Çok önemli bu.An an,hergün,gece-gündüz sana empoze ediyor.Askerlik süreçi seni dünyadan koparmanın adı oluyor.Askere birgün bir çicegi sev denilmez.Öldür deniliyor.Sunni ve mekanik düşünen insan durumuna getiriliyor birey orda.insan araç oluyor.
4-) ''Asker'',''Komutan'',''Ordu'' d enince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Yaşamın dışında olan bir kurum,ordu.Bu kurumun içinde çok kaldıkça,insanı yaşamdan koparıyor.Yönetmek,yönetilmek.Senin gibi düşünmeyen birine silahı kullanmak.
5-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -Bu otoritenin yıkılması ve lagvedilmesi için vicdani red çok önemli bir aşama.Yaşam üzerinde militarizmin etkilerinin ortadan kalkması gerekiyor.Askerligin faşizm oldugunu vicdani redçiler topluma gösteriyor.Bu kurum yargılanamıyor,kutsanıyor.Kutsallıklar kendiliğinden otokontrol sistemini getirir.Özgür bireyin gelişmesinin önündeki en temel engel.
------------------------
K.S (KAHRAMANMARAŞ DOĞUMLU)
Askerliği Ağrı mekanize taburunda yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz? -Askerlik yapmamak için yurtdışına çıkmaya çalıştım.Olmadı.Askerliği hiç yapmak istemiyordum.
2-)Neden askerlik yapmak istemediniz? -Varolan bir savaş vardı.Bu savaşa taraf olmak istemedim.Emir altında olmayıda sevmem.
3-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -İlginçtir askerliği Agrı da yaptım ama bölümüzün yüzde doksanı Kürttü.Bilinçli bir şekilde bizi oraya göndermiştiler.Çatışma çıksa,ölen iki tarafta Kürt olacaktı.Bölüğü müzün çogunlugu Kürt olunca fazla sorunlarda çıkmadı.O hassasiyete komutanlarda Türk arkadaşlarda dikkat ediyordu.Alevi inançımdan dolayı,askerler arasında sorunlar yaşamadım degil.Karşımdaki insanlar aleviliğin ne oldugunu bilmiyordu.Kulaktan dolma bilgilerle tanıyordular aleviliği.Bu konuda yoğun bir biliçsizlik vardı.
Urfalı bir arkadaşım vardı.Tek kelime Türkçe bilmezdi.Çok dayak yediğine şahit oldum.Hep ceza verilirdi,ona.Komutanlar en son sırt çantasına taş doldurmuştular.Onunla spor yaptırtıyordular,o çantayla iştimaya çıkardı.Akşam uyuyana kadar çantayı çıkarmak yasaktı.Bu eziyetin tek nedenide Türkçe bilmediği içindi.
Ben Kürtlüğümü askerde tanıdım.Öncesindede Kürt oldugumu biliyordum fakat detaylı derinlikli bir bilgim yoktu.Askerdek i Kürt arkadaşlarla çok sohbet ettim.Kürt kimliğim orda şekillendi diyebilirim.Karşıdaki güç bize hep Türklüğü tek kimlilikliği empoze etmeye çalışırdı.Bende de tersi oldu...
Agrı dagına bir aylık operasyona gittik.Bir köyde konakladık.Çatışma ihtimalini hiç düşünmek istemezdim.Çünkü karşıdaki insanlarda bizim insanlarımızdı...Hep dua ederdim.Orda bir ay kaldık genelde yol güvenliğini saglamak için.Yanımdaki bütün arkadaşlar namaz kılmaya başladı.En piskopat olanı dahi namaz kılıyor.Ölüm korkusumud ur,nedir.Alevi oldugum için ben kılmıyordum.Komutanlarımız hep bize derdi,her köylü ''terorist''olabilir.Temkinli olmalısınız.Köy korucuları içinde derdi,bunlar sabah korucu fakat akşamda PKK li olurlar.Ordaki yöre halkına hiç güvenmezdiler.Tabi biz kürt oldugumuz içinde bizede güvenmezdiler.Paronayak bir bakış açısı işte. Bir komutan vardı,oda bizimle birlikteydi.Disiplin hastası bir tipti.Askerleri havadan -sudan nedenlerle çok döverdi.Dövmeden öncede askere sorardı hep,''senin anan varmı?''Ardından küfre başlardı .Çok kötü birşeydi.Birkaç ay geçmişti sonra duydum.2004 yılıydı bir çatışmaya girmiş.Gerillalar tarafından öldürülmüş.Tesaduf ya öldürüldüğü tarihte anneler günü.Bölükteki bütün askerler sevinmişti.Herkes birbirine çay ısmarlıyordu.
4-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu? -Kürtlük kimliğimle orda tanıştım.Ve daha iyi anladım yaşananları.Askerde duygularını bastırmayı öğreniyorsun.Disiplin oldugu için öyle davranmak zorunda kalıyor sun.
5-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Rezalet ya.Silahlı güç.Askeri elbiseyi giyen değişiyor.Koyun sürüsü gibi.Nereye sürülürse oraya gidilirdi.
6-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -Güzel bir şey.Yapılmasıda gerekir.Ama işte red ederken,fedakarlık -bedel vermekte gerekiyor.O inança sahip olmak gerekir.Özverili insanların işi.
---------------------------
M.S.(GAZİANTEP DOĞUMLU)
Askerliği Malatya Tulga 1 Kışlasında yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz? -Ben askere gitmemek için Avrupa ya gittim.Fakat beni geri gönderdiler.Direkt askere götürdüler bende yapmak zorunda kaldım.
2-)Neden askerlik yapmak istemediniz? -Ben im iki akrabam gerilladaydı.Bundan dolayı hep askerler bize baskı uygulardı.Çocukken köye giderdik akrabalarla birlikte köye yakın bir yerde hep kimlik kontro l u yapardılar.O zamanlar çocugum,soyismimizden dolayı bizi arabadan indirirlerdi.Yürüyerek köye gi din derlerdi.Askerler bunu yapardı.
2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -Malatya da askerken bir çatışma olmuştu.16 gerilla çatışmada yaşamını yitirmişti.Bunları helikopterle bizim bulundugumuz yere getirdiler.Kışlada anons yaptılar,herkesi iştimaya topladılar.Orda İzmirli bir yüzbaşı vardı.Onaltı kişiyi öne çıkardı.Bu arkadaşların hepside Kürttü.Siirtli,Diyarbakırlı,Hakkarili,Antepli ve Batmanlı.Helikopteri gösterip,o ölüleri otubuse bindirmemizi istedi.Ordanda hastahaneye kadar götürecektiler.Bilinçlice bir davranıştı.Bize mesaj veriyordu.Hakkarili Halit adında bir arkadaş itiraz etti yapmayacam bunu dedi.Yüzbaşıda bir üst komutanı çagırdı.Olay o komutana anlatıldı.Bize yaptırtmadı gelen komutan ama hala unutamıyorum o tabloyu.
Diger bölükte bir asker vardı.Benim bölügümden olmadıgı için ismini bilmiyordum.Birkaç kez karşılasmıştık.Askerliğinin bitmesine sekiz gün vardı.Nöbet tutarken intihar etti dediler.Bana o zaman çok ilginç gelmişti.Askerliğinin bitmesine sekiz gün kalan biri neden intihar ederki?
Acemi birliğindeyken Hakkarili Garbi adında Türkçe bilmeyen bir arkadaş vardı.İlk geldiğinde komutan bununla konuşmak istiyor ama anlaşamıyorlar.Ben tercümanlık yapıyordum.Komutan soruyor ona nasıl geldin buraya.Garbide anlattı.Köyde çobanlık yaparken askerler köye baskın düzenliyor.Garbide asker kaçagı oldugu için gözaltına alıyorlar.Zorla askerliğe getiriyorlar.Çok saf ve dürüst biriydi.Hep komutana beni eve gönder,çocuklarımın yanına gitmek istiyorum derdi.Birgün onla beni komutan cagırdı.Komutan onu okula gönderecez Türkçe ögrensin demişti.Garbi de bizim orda kimse Türkçe konuşmayı kimse bilmez neden ögreneyim demişti.Komutanın zoruna gitmişti bu söz.Tekmil ver dedi.Garbi de tam yapamamıştı bundan dolayı komutandan çok dayak yedi.Onca mantıksız olay yaşanıyorduki.Halada anlamış değilim.Rütbeliler nöbet tuttugunda.Adamların canı sıkılıyordu herhalde.(gülerek)Kışın sogugunda saat üçte bizi kaldırırdılar yataklarımızdan.O sogukta dışarı çıkarırdı.Hepimizi sıraya koyar.Ardından ensemize tokat vurarak.Sayarak içeri alırdı. Kavga etmiştim biriyle iki gün ceza verdiler bana.Cezayı da askeri cezaevinde geçirecektim.
3-)Askeri cezaevini bize anlatırmısınız? -Dagın tepesine yapmıştılar cezaevini.Etrafta hiçbir şey yok.İçeri girerken üst araması yaptılar,iç camaşırlarımıza kadar.Saatimi ve kemerimi benden aldılar.Bana bir battaniye ve rdiler.Üstüne yat diyordular.Ranza yok.Döşek filanda yok.Battaniyeyi altıma sersem üstüm açıkta kalacak,üstüme atsam altım açıkta kalacak.Altı kişiye bir jilet veriyorlar,nasıl traş olursanız olun diyorlardı.
Askeri gardiyanlar vardı,bunlar genelde uzman çavuş ve astsubaylar olurdu.Akşam biz uyurken koridora su dökerlerdi.Bizleri uyandırırlardı.Elimize traş için kullanılan permatikleri verirlerdi.Bunu paspas diye kullanın koridordaki suyu çekin diyordular.(gülerek)Abi saçmalık ama öyle.Bizde yapardık.Sıkı ysa yapma...
3.a-)Peki bu suyu çekme işi ne kadar sürerdi?Permatikle bir hayli zor olmalı... -(gülüyor)Saatlerce sürerdi.Sabah beşte bizi kaldırırdılar.Çukur eşmeye götürürdüler.İki kişi çukuru kazardı.Diger iki kişide çukuru kapatırdı.Maksat biz boş kalmayalım,eziyet işte.Duvar yıkatırlardı.Fazla kalmadım ben,sadece iki gün.Maraşlı ahmet adında bir arkadaşım vardı.22 gün askeri cezaevinde kalmıştı.Tanınmayacak halde geldi.Çok kilo vermişti.Psikolojisi neredeyse bozulmuştu.Kendini toparlansın diye hava değişimine gönderdiler.Ordaki askerlere resmen işkence yapıyordular.Asker askere zülüm yapıyordu.Düşmanlarına dahi,insan böyle şeyler yapmazdı.
4-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu? -Kışladan ilk adımımı içeri attım.Kendi kendime diyorum ben burda ne yapacam.Orda bunalıma girdim.O mantıga uymayan,uygulamalar yüzünden.Günde on defa iştima (sayım)yapılırmı ya?Hemde koyun sayar gibi sayıyorlar.Askerliği bitirdiğimde kapıdan çıkarken tükürdüm.Koşar adımlarla uzaklaştım.Bir daha Malatya ya gitmek istemedim.Gitmedim de.
5-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Küçükken yaramazlık yaptıgımızda.Büyüklerimiz bizi korkutmak için ''asker ler geliyor'' derdi.Korkardık saklanırdık.KORKU... Kışlalarda ve lojmanlarında komutanlar aileleriyle ''avrupa hayatı''yaşıyorlar.Çocuk havuzundan tutunda büyüklerin havuzlarına,borling salonundan bilmem ne kadar,sırf kendi keyifleri oncaşey.Orayı görünce kendimi avrupada sandım.Ama askerede zeytini sayarak verirler...Asker bir liraya en kötü çayı içerdi.Komutan ise en pahallı çayı yarım liraya içer.
6-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -İlk senden duydum bu sözü.Dediğin gibiyse çok güzel birşey.İnsanlar ölmemeli...
--------------------------
Y.K.(SİİRT dogumlu)
Askerligi Kütahya hava er eğitim tugayı ve Ordu Perşembe hava jet üstü nde yaptı.
1-)Askerlik dışında farklı bir alternatifiniz olsaydı,gitmemeyi tercih edermiydiniz? -Evet
1.a-) Neden? -B ölgemizde askerlerin orda halka neler yaptıgının şahidiyim.O dönemlerde kürt olupta yine kürt illerine gönderilen askerler çoktu.Ve çatışmaların en yogun oldugu dönemlerdi.Evli oldugum için gitmek zorundaydım.Belkide evli olmasaydım gitmez dim.
2-)Etnik kimliğinizden dolayı özel uygulamalara maruz kaldınız mı? -Acemi birligindeyken kürt olan arkadaşlar vardı.Bazen kendi aramızda kürtçe konuşurduk.Bundan dolayı komutanlar bizi uyarmıştılar.Kürtçe konuşmanın kışlada yasak oldugunu söylüyordu.Bir Şırnaklı arkadaşım vardı Cemil adında,türkçe konuşmayı bilmediği için dalga geçiyordular.Bu arkadaş komutanlarla konuşunca tercuman kullanmak zorunda kalıyordu.Komutanlar bize hep onunla türkçe konuşmamızı istiyordu.Şöyle diyordu komutanlar Cemille kürtçe konuşmayın ki türkçe ögrenebilsin.Türkçe konuşmayı bilmedigi için çok zorlanıyordu.
Marşlar vardı,''her türk asker dogar''v.s buna benzer şeyler bunları bagırırken zoruma gidiyordu.Yürüyüşlerde söyletirlerdi bizlere bunları ben bazen susardım yanımdaki arkadaşlarım hemen uyarırıdı beni.Neden söylemiyorsun diye.Korkudan söylemek zorunda kalırdım.
Esas duruştayken parmaklarımı kapatmadıgım için çok dayak yiyordum.Selam vermek selam almak orda yapılan herşey çok mantıksız geliyordu bana.Fakat yapmak zorundaydım yoksa dayak yerdim.
Bir defasında biriyle kavga ettigim için bana on günlük ceza verdiler.Disiplin yeri dedikleri bölüm vardı oraya koydular.Askeri mevzuata göre bir ay aşagısındaki ceza alanları o bölüme alırlardı.(disko disiplin koguşu)Eger ceza bir aydan fazla ise askeri cezaevine konurdu.Beni koydukları hücreye benzer yer, altı metrekare ya vardı yada yoktu.Yatacak malzeme ve sadece lavabo vardı.Günde iki kez yemek verirlerdi.Verilen ceza süresi boyunca sabah saat sekizde kalkar mevzi kazdırırlardı.Ögle onikiye kadar ardından bir saat poz verilirdi yemek için birden beşe kadar sürürdi kazma işi.Bana o işi yaptırırlarken herzaman başımda bir nöbetçi bulunurdu.
3-)Kışladan adımınızı içeriye attıgınız ve askerliği bitirdiginiz ana kadar,sizde yaşanan değişiklikler neler oldu?
-Onaltı ay askerlik yaptım ama sanki orada dogmuşum büyümüşüm orda ölecegim ruh hali vardı.Zaman hiç geçmiyordu.
4-)''Asker'',''Komutan'',''Ordu''denince sizde şimdi cagrıştırdıgı kavramlar neler oluyor? -Güç aklıma geliyor.Güç olmak ve başkaların üzerinde bunu kullanma.
5-)Vicdani red üzerine düşünceleriniz nelerdir? -Şimdiki fikirlerim o zaman bende olsaydı hiç askere gitmezdim.Askerligi yaptıgım için çok pişmanım.
-------------------------------
devamı için tıklayın...

Bu yazıyla ilgili sizinde söyleyecek bir sözünüz varsa tıklayın! |

Okumak istediğiniz dökümanın başındaki ataça tıklayın
|
Kürt Vicdani Ret İnisiyatifi: Askere Gitmeyin!, SK.'dan Haber
|
Bir ihtimal daha var- Y. Türker, Radikal, Gündem Yazıları
|
Kışlalarda İntiharlar! -H. Savda, Gündem Yazıları
|
TSK'da 18 yılda en az 15 bölük asker 'intihar' etti!, Basın Arşivi
|
İntihar denildi, cesedinde 6 kurşun izi çıktı, Basın Arşivi
|
Şüpheli asker ölümlerine bir yenisi daha eklendi, Basın Arşivi
|
4- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlar, Döküman Arşivi
|
2- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlar, Döküman Arşivi
|
3- Kışlalarda etnik ayrımcılık ve intiharlar, Döküman Arşivi
|
Kürt Vicdani Ret İnsiyatifi'nden, SK.'dan Haber
|
Kürt Vicdani Ret İnisiyatifi Genel Amaç ve İlkeleri, SK.'dan Haber
|
Türk ordusunda asker intiharları artıyor(D-asker intihar), Basın Arşivi
|
Şüpheli Asker Ölümleri Raporu(D-asker-şüpheli ölümler), Döküman Arşivi
|
|