|
Vicdani ret kandırmacası
11-03-2009
gunlukgazetesi.com Türkiye ilk olarak 1990'lı yıllarda vicdani ret kavramıyla tanıştı. Daha sonra uluslararası sözleşmelerde hak olarak tanımlanan vicdani ret hakkı konusunda taraf oldu. Ancak bu hakkı kullananlar işkenceden geçirilerek tutuklanıyor. Hükümet ise, hakkın yasallaşması için oyalama taktiğini uyguluyor.
Hükümetin vicdani ret kandırmacası
Vicdani Ret kavramıyla ilk olarak 1990'lı yıllarda Vedat Zencir ve Tayfun Gönül'ün 'vicdani ret' kararlarını açıklamasıyla tanışan Türkiye, AB ve BM'nin bu konudaki baskıları üzerine 2006 yılından beri 'Vicdani Ret'ti yasalaştıracağını belirtmesine karşın, şuana kadar bu konuya ilişkin hiç bir düzenleme yapmadı. Bir milyon asker kaçağının bulunduğu Türkiye'de 'vicdani ret'tin bir hak olarak tanınması için yasa teklifi sunan DTP'nin bu yönlü tüm çabalarına karşın, hükümet bu konuda ayak diretmeye devam ediyor.
Resmi olarak vicdani reddini açıklamış 13'ü kadın 86 kişi bulunduğu Türkiye, 47 üyeli Avrupa Konseyi içerisinde bu hakkı tanımayan iki ülkeden birisi. Türkiye'nin de taraf olduğu BM İnsan Hakları Sözleşmesi ile AİHS Sözleşmelerinde 'insani bir hak' olarak kabul edilen Vicdani ret hakkını kullananlar ise Osman Murat Ülke, Halil Savda, Mehmet Tarhan gibi işkence ve tutuklamalara maruz kaldı ve kalmaya devam ediyor. Fakat 2006 yılı başında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vicdani retçi Osman Murat Ülke'nin durumunu 'sivil ölüm' olarak değerlendirip Türkiye aleyhine karar vermesi ve BM'nin yine Vicdani Retçi Halil Savda kararı sonrası Türkiye bu hakkı yasalaştıracağını bildirdi. Ama aradan geçen bunca zamana kadar hiç bir ilerleme sağlanamadı. Bu konuya ilişkin 1994 yılında DEP Milletvekili Zübeyir Aydar ve yine 2008'de DTP Milletvekili Akın Birdal Vicdani Ret yasası için teklif verdi. Ama değişen bir şey olmadı.
'Türkiye başına buyruk'
AB ve BM'nin raporları karşısında Türkiye'nin her defasında ' hazırlık çalışması yapıyoruz' şeklinde cevap verdiğini belirten Savaş Karşıtı Oğuz Sönmez, vicdani retlerini açıkladıkları için birçok kişinin kötü muameleye maruz kaldığını hatırlattı. Bu konuyla ilgili yasal değişikliklerde vicdani ret hakkı tanınmadan bir sonuca varılamayacağını belirten Sönmez, Türkiye'nin AB'nin 177 kararında olduğu gibi bu hakkı tanımada da başına buyruk davrandığını söyledi. Türkiye'nin genel olarak her türlü sorunun çözümünü oyalama ve kandırmaca da aradığını belirten Sönmez, Türkiye'nin bu yasaya karşı diretmesinin nedeninin militarizmin devlet yapısındaki hakimiyetinden kaynaklandığını ifade etti.
'Öldürmek istemiyorum'
Vicdani ret hakkını kullandığı için defalarca yargılanan ve tutuklanan Halil Savda ise militarizmi sarsan bir eylem biçimi olan militarizmin her Türk asker doğar ezberini bozguna uğrattığını söyledi. Türkiye'nin vicdani ret hakkını tanımayarak suç işlediğini dile getiren Savda, 'Anayasa'da kamu hizmeti askerlik olarak geçmemektedir. Farklı hizmet biçimlerinin var olabileceğini çok açık bir şekilde vurgulamaktadır. Bu anlamda kamu hizmetini askerlikle sınırlayan askeri ceza kanununun ilgili maddeleri anayasaya aykırıdır. Askeri mahkemeler bizim bu yönlü taleplerimizi yok saydılar' şeklinde konuştu. Öldürmek istemediğini ve bu nedenle öldürme eğitimi almak istemediğini belirten Savda, 'Öldürme makinesi olan ordu ve silahlı organizasyonların bir parçası olmayacağım' dedi.
Rüştü DEMİRKAYA İSTANBUL
|
|
Bağdat Günlüğü |
Basın Arşivi |
Döküman Arşivi |
Görsel-İşitsel Arşiv |
|
Gündem Yazıları |
KaraGeyik |
Muhalif Siteler Zinciri |
|
Nisyan Dergisi |
Sizden Gelenler |
SK.'dan Haber |
|
Vicdani Ret |
Yurdum İnsanı |
|
E-MAİL |
En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org
|
|
|
 |
|
HIZLI
ARAMA |
|
YENİ
EKLENENLER |
|
savaskarsitlari
org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın! |
| SİTE KAYDI |
Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin
|
|
HIZLI
NAVIGASYON |
|
|
 |
|

MecmuA
|
|

A-infos: çok-dilli haber servisi
|
|
|
|