Kongra-Gel'le mayın yasağı anlaşması
19-07-2006
yeniozgurpolitika.org Antipersonel mayın anlaşması imzalandı BM tarafından desteklenen Cenevre Çağrısı Örgütü ile KONGRA GEL arasında “anti personel mayınları yasaklama” anlaşması imzalandı. Cenevre Hükümeti’nin garantörlüğündeki anlaşma, askeri araçlara karşı kulanılan uzaktan kumandalı mayınları kapsamıyor.
Cenevre Çağrısı Örgütü ile KONGRA GEL, Cenevre Hükümeti’nin garantörlüğünde “Anti personel mayınları yasaklama” anlaşması imzaladı. KONGRA GEL Genel Başkanı Zübeyir Aydar, “Cenevre Sözleşmesi gibi birçok tarihi anlaşmanın imzalandığı bu tarihi Alabama Salonu’nda, bir gün Kürt sorununun çözümü için de anlaşma imzalanmasını umut ediyorum” dedi.
Cenevre’deki ünlü Alabama Salonu’nda dün saat 10:00’da yapılan imza törenine, Cenevre Hükümeti adına Cenevre Başkanlığı Genel Sekreteri ve Başkan Yardımcısı (Vice Chancelier-Şansölye Yardımcısı) Claude Bonard, KONGRA GEL Genel Başkanı Zübeyir Aydar ile Cenevre Çağrısı Örgütü Başkanı ve Cenevre Parlamentosu eski Başkanı Elisabeth Reusse-Decrey katıldılar. KONGRA GEL Genel Başkanı ve Cenevre Çağrısı Örgütü Başkanı, imza töreninin ardından Cenevre Basın Külübü’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Birleşmiş Milletler’in açık destek verdiği Cenevre Çağrısı Örgütü ile yapılan resmi imza töreninde konuşan Şansölye Yardımcısı Claude Bonard, imza törenine ev sahipliği ve sözleşmenin garantörlüğünü yapmaktan devlet adına onur duyduklarını belirtti. Her yıl anti personel mayınlar yüzünden aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu binlerce sivilin öldüğünü ve sakat kaldığını belirten Şansölye Yardımcısı şunları söyledi: “Cenevre tarihi boyunca barış, demokrasi ve insani değerler için mücadele etmiş ve bu alanda birçok anlaşmaya ev sahipliği yapmıştır. Bugün burada KONGRA GEL ile yapılan bu anlaşma da bu mücadelenin devamı içindir.”
PKK’nin 1995’te Cenevre’de Cenevre Sözleşmesi’ni kabul ettiğini hatırlatan KONGRA GEL Genel Başkanı Zübeyir Aydar da Türk devletinin imzaladığı anlaşmalara ve sözleşmelere uymadığını buna rağmen PKK’nin savaş boyunca savaş hukukuna ve insan haklarına saygılı davrandığını dile getirdi.
1923’te yapılan Lozan Antlaşması’yla Kürdistan’ın içinde sınırlar çizildiğini ve bugün Türkiye, İran, Irak, Suriye ve Ermenistan sınırları olarak belirtilen alanlara bu devletler tarafından binlerce kilometreye mayın döşendiğini kaydetti.
Resmi bir anlaşma
Kürt halkının anti personel mayınlardan çok büyük acılar çektiğini belirten Aydar şunları söyledi: “Bu sınırlar boyunca 10 milyon civarında mayın döşenmiştir. Mayınlar sadece sınırlara döşenmemiş aynı zamanda dağlarımıza ve yakılan, yıkılan, boşaltılan köylerimize de yerleştirilmiştir. Binlerce Kürt ölmüş, binlercesi kolunu, bacağını kaybetmiş sakatlanmıştır.”
İran ve Suriye’nin bu anlaşmayı imzalamaları ve Türkiye’nin de imzaladığı anlaşmalara uyması için çağrıda bulunan Aydar, Güney Kürdistan’daki hükümetin bu anlaşmayı imzaladığını hatırlattı.
İsviçre’nin bilgisi ve Cenevre Kantonu Hükümeti’nin garantörlüğünde yapılan bu anlaşmanın hem insani hem de diplomatik olarak çok önemli bir anlaşma olduğunu belirten Aydar, anlaşmayı şöyle değerlendirdi, “Cenevre Sözleşmesi ve bunun gibi birçok önemli anlaşma ve sözleşmenin imzalandığı Alabama Salonu’nda yapılan bu anlaşmada Cenevre Hükümeti taraf olarak yer alıyor. Türk devleti bu anlaşmayı engellemek için çok çabaladı ama engellemeyi başaramadı.”
“Çok önemli bir adım”
Kürdistan dağlarına giderek HPG ile görüştüklerini ve onlarla da anlaşmayı imzaladıklarını söyleyen Cenevre Çağrısı Örgütü Başkanı ve Cenevre Parlamentosu eski Başkanı Parlamenter Elisabeth Reusse-Decrey de, “Bu anlaşma yoğun ve ciddi bir çalışmanın ürünüdür. Bu anlaşmanın imzalanması için beş yıldır yoğun çaba harcıyoruz. Bizzat dağa giderek örgütün askeri kanadı HPG ile de görüşerek bu anlaşmayı imzaladık. Çünkü neticede bu sorunla birebir yüzyüze olan dağdakilerdir. Şimdi burda örgütün siyasal kanadı ile bu anlaşmayı imzalayarak nihai olarak yürürlüğe girmesini sağlıyoruz” şeklinde konuştu.
Sıcak savaşın yaşandığı bir dönemde KONGRA GEL’in önemli bir savunma aracı olan mayını kullanmaya karşı olduğunu açıklaması ve bu konuda anlaşma imzalamasının son derece önemli olduğunu belirten Elisabeth Reusse Decrey, aynı zamanda gerillayı ziyaretleri sırasında gerillanın teknolojik araçları olmadığı halde yaptığı mayın temizleme çalışmalarından son derece etkilendiklerini ifade etti.
Anlaşma uzaktan kumandalı mayınları kapsamıyor
Decrey sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu anlaşma sadece anti personel mayınların kullanımını içeriyor. Çünkü anti personel mayınlar aynı zamanda bir çok savunmasız sivil insanın yaşamını yitirmesine ve sakat kalmasına sebebiyet veriyor. Fakat bu anlaşma araçlara karşı kullanılan anti araç ve uzaktan kumandalı mayınları içermiyor. Çünkü uzaktan kumandalı mayınlar bir savaş aracı olarak kullanılırken başında biri bulunuyor ve hedefini belirledikten sonra kullanıyor. Dolayısıyla bu tür mayınlar bu anlaşmanın kapsamı dışındadır.”
İmzalanan anlaşmanın iki önemli ayağı olduğunu söyleyen Decrey, bunun anti personel mayınların kullanımını yasaklamasının yanında, mayınlı alanların temizlenmesi ve mayınlardan zarar gören mağdurların yaralarının sarılmasını da içerdiğini dile getirdi. Decrey, anti personel mayınların kullanımını yasaklayan ve döşenen mayınların temizlenmesini zorunlu kılan Ottowa anlaşmasını imzalayan Türkiye’nin de bu konuda gerekli çaba ve desteği sağlaması için gerekli baskıyı yapacaklarını sözlerine ekledi.
Anlaşmanın içeriği
Uluslararası insani hukukun ve insan haklarının silahlı çatışmanın bütün taraflarını içerdiğini ve mecbur kıldığını kabul ederek; 1997 Ottawa Anlaşmasıyla tesis edilmiş ve kara mayınlarının kökten sökülüp atılmasına doğru atılmış önemli bir adım olan anti personel mayınlarının toptan yasaklanması standardını kabul ederek; resmi olarak, bu belge aracılığıyla, aşağıdaki koşulları kabul ederek ilgili sözü verdiğimizi beyan ediyoruz, bununla:
1. Anti personel mayınlarının toptan yasaklanmasını kesin kabul ediyoruz. Anti-personel mayın derken, kurban tarafından faaliyete geçirilen patlayıcıları ve üzerinde anti manipulasyon cihazı olsun olmasın aynı etkiyi yaratan araç imha mayınları da dahil olmak üzere bir kişinin varlığı, etrafında gezinmesi veya teması sonucu etkili bir şekilde patlayan tüm araçları kastetmekteyiz.
2. Stok imhası, mayın temizliği, kurban destek, mayın farkındalığının arttırılması ve diğer çeşitli mayın faaliyeti biçimleri konularında, özellikle bu programlar bağımsız uluslararası ve ulusal organizasyonlarca uygulandığında İŞ BİRLİĞİ YAPMAK VE ÜZERİMİZE DÜŞENİ YERİNE GETİRMEK.
3. Cenevre Çağrısı tarafından ve Cenevre Çağrısı’nın ortaya koyduğu bu amaç doğrultusunda kurulmuş diğer bağımsız uluslararası ve ulusal organizasyonlar tarafından anti personel mayınlarının toptan yasaklanmasına gösterdiğimiz bağlılığın takip ve tespit edilmesine İZİN VERMEK ve BU KONUDA İŞBİRLİĞİ YAPMAK.
4. Karşı gelme halinde disiplinle ilgili yaptırımların yanı sıra bilgilerin neşreddilmesi ve eğitim için gerekli önlemler de dahil olmak üzere, önceki paragraflara bağlılığımızı tesis etmek ve bu kararları hayata geçirmek amacıyla komutan ve savaşçılarılarımıza ilgili emir ve talimatları VERMEK.
5. Bu sözü insani standartlar ideali prensibine, özellikle uluslararası insani hukuka ve insan haklarına dair verilmiş daha büyük bir taahhüdün bir parçası veya buna giden bir adım olarak GÖRMEK ve silahlı çatışmaların insani standartlarının geliştirilmesinin yanı sıra alan uygulamalarında bu ideallere katkıda bulunmak.
6. Bu Taahhüt Senedi, 12 Ağustos 1949 tarihinde gerçekleştirilen Cenova Sözleşmesi’da kabul edilen madde 3’ün ilgili maddesine göre bizim yasal statümüzü etkilemeyecektir.
7. Cenevre Çağrısı’nın Taahhüt Senedi’ne gösterdiğimiz veya göstermediğimiz bağlılığı ilan edebileceğini kabul ediyoruz.
8. Diğer silahlı grupların bu Taahhüt Senedi’ne bağlılığını tesis etmek arzusunun farkındayız ve bunu desteklemek için üzerimize düşeni yapacağız.
9. Bu Taahhüt Senedi anti-personel mayınlara dair yapabileceğimiz ya da yaptığımız herhangi bir deklarasyonun tamamlayıcısıdır veya yerini alabilir.
10. Bu Taahhüt Senedi imzalanmasının ardından bu senedi, böylesi senetlerin ve benzeri tek taraflı deklarasyonların koruyucu olarak alan Cenevre Cumhuriyeti ve Kantonu Hükümeti tarafından alınmasıyla birlikte yürürlüğe girecektir.
ALİ ONGAN-MURAT AKTAŞ CENEVRE

Bu yazıyla ilgili sizinde söyleyecek bir sözünüz varsa tıklayın! |

Okumak istediğiniz dökümanın başındaki ataça tıklayın
|
Mayın Başka Uzaktan Kumandalı Patlayıcı Başka, bianet.org, Basın Arşivi
|
Mayın Kimlik Sormaz, Sizden Gelenler
|
Mayınsız bir dünya için..., Basın Arşivi
|
İHD: Son günlerde artan mayınlama olayları..., Sizden Gelenler
|
Mayın çocukları vurdu, Radikal, Basın Arşivi
|
''Mayın Yüzünden Köyden Dışarı Çıkamıyoruz'', bianet.org, Basın Arşivi
|
Askeri helikoptere ateş açıldı: 1 şehit, NTV, Basın Arşivi
|
Mayın temizliğinde tek şart: Sürat, Radikal, Basın Arşivi
|
''Türkiye'nin Hâlâ Mayın Politikası Yok'', bianet.org, Basın Arşivi
|
PKK mayın için BM'ye yazı yazdı, Radikal, Basın Arşivi
|
|