ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Bu bölümde, "gündemimiz"ede yer alan, sizden gelen ya da medyada yayınlanmış olan yorum yazılarını takip edebilirsiniz.

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 8415

Sonraki20>


Paris katliamı AKP-Cemaat ortaklığında y. 17-01-2014
Cemaatle savaş yeni başlıyor gibi -R. ÇA. 15-01-2014
Amaç nükleer bomba yapabilmek -Ş. ALPAY 14-01-2014
Cemaat için zor günler başladı -R. ÇAKIR 10-01-2014
Geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz, Say. 10-01-2014
Erdoğan: Bölgesel veya küresel güç olma. 09-01-2014
Suriye'de savaş içinde savaş -F. TAŞTEKİ. 09-01-2014
Askerî darbeye dikkat! -H. ALBAYRAK 08-01-2014
Ordunun inisiyatifi güçlendi -G. ASLAN 08-01-2014
Dördüncü dalga daha şiddetli olacak -A.. 07-01-2014
İklim açısından 2013 değerlendirmesi -L.. 07-01-2014
İsrail’in Kadın Vicdani Retçileri -H. Sİ. 07-01-2014
Gülen’in mektubu sulh getirmedi -R. ÇAKI. 06-01-2014
Erdoğan'lı Türkiye 2014'ü kaybeder -C. Ç. 03-01-2014
Sisi bir kült haline geliyor -F. TAŞTEKİ. 30-12-2013
Gülen-Erdoğan savaşı şiddetlenecek -R. Ç. 26-12-2013
'Peygamber ocağı' nın şüpheli ölümleri -. 25-12-2013
'Astsubayların sorunu'nda TSK gerçekliği. 23-12-2013
avuç içinizi taratmayın! -m. sütlaş 19-12-2013
Hükümetin misillemesi şiddetli olacak -R. 19-12-2013

Sonraki20>
Sivil Toplum Kuruluşları ve İktidar
23-06-2002   Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

Cuma günü başlayan 11.Sivil Toplum Kuruluşları Sempozyumu Türkiyedeki STK'ların yapılarını tekrar tartışmaya açtı. Sivil Haklar İnisiyatifi kurucularından Korhan Gümüş, bu durumu bianet'e değerlendirdi: Türkiye'deki STK'lar resmi kurumlarla içli dışlı.
BİA Haber Merkezi
22.06.2002 Hamza AKTAN
BİA (İstanbul) - "Sivil toplum kuruluşları (STK) sivil toplumu temsil ederek bir araya gelemezler" diyen İnsan Yerleşimleri Derneği Genel Başkanı Korhan Gümüş, bu kuruluşların asıl amaçlarının "halkı bilgilendirmek" olduğunu söylüyor:

"STK'ların amacı kendilerini halk yerine koymak değil halkın kapasitesini geliştirmektir. Ancak, Türkiye'deki STK'lar iktidarı paylaşmaya çalışıyor. Kendileri de ayrı iktidar alanları oluşturmaya ya da iktidardan beslenmeye çalışıyorlar. Bu çok tehlikeli bir şey."

11. Sivil Toplum Kuruluşları Sempozyumu'nda "Sivil Toplum Kuruluşları ve Yerellik" başlıklı bir konuşma yapan Gümüş, görüşlerini bianet'e anlattı:

Sivil toplum kuruluşlarının bir araya toplanmalarıyla amaçlanan nedir?
STK'ların bir takım konuları tartışmalarındaki amaç; sivil toplumun siyasal sürece katılmasını sağlamaktır. STK'lar sivil toplumu temsil ederek bir araya gelmezler. STK'lar sivil toplumun siyasal süreci etkilemesini sağlayacak mekanizmalar üzerine konuşurlar. STK'lar bir yönüyle ulus devlet ile çelişir. Yönetime değil halka danışmanlık yaparlar. STK'ların amacı kendilerini halk yerine koymak değil halkın kapasitesini geliştirmektir. O nedenle yöntemler üzerine konuşmaları önemli oluyor.

STK'lar toplumu temsil etmez

Buna STK'ların iktidarı hedeflemiyor olmaları mı yol açıyor?

Zaten STK'lar, iktidar dışında yer almalıdır. STK'lar sivil toplumu temsil ederlerse iktidar dışı bir alanda kalamaz. Resmi kuruluşlar, sivil toplumu temsil etmediği halde ediyormuş gibi görünür. Bu bir yanılsamadır. STK'lar da kendilerini sivil toplumun temsilcisi olarak görür. İktidarlar uzmanlıkların üzerinde inşa edilir. Biz, iktidarın yüzünü görürüz ama uzmanlıklar iktidarın gölgesinde kalır .Biz de iktidarın bizimle olan ilişkisini baskıcı bir ilişki gibi görürüz.

STK'lar işte burada önemli bir rol oynar. Onlar, bu uzmanlıklara ışık tutarak, uzmanlıkları iktidarın gölgesinden kurtarır. Diyelim ki, İstanbul'un imar planı yapılıyorsa STK'lar bu konuda görüşlerini ifade etmez, sadece imar planının açığa çıkmasını ve halkın bilgi sahibi olmasını sağlarlar. Niye yeşil alanlar korunmalıdır, niye içme havzaları korunmalıdır.

STK'ların tam da bu yüzden temsil yanılsamasını ortadan kaldıran ve temsili görünür kılmaya yarayan bir uzmanlık alanı yaratmaları gerekir.

STK'lar iktidarı hedeflemezler ama ondan uzak durmayan bir yönleri de yok mu?
İktidarla temastadır. Çünkü amaç iktidarı etkilemektir. Ama iktidarın dışında durmaları da gerekir.

Türkiye'deki STK'ların iktidar hedefi

Türkiye'deki STK'lar buna uyuyor mu?

Türkiye'deki STK'lar iktidarı paylaşmaya çalışıyor. Kendileri de ayrı iktidar alanları oluşturmaya ya da iktidardan beslenmeye çalışıyorlar. Bu çok tehlikeli bir şey.

Bu neden kaynaklanıyor?
Aslında sivil toplum pratikleri entelektüel işlevi yerine getirir. Entelektüellik kendi alanını halkın bilgisine açmaktır. Entelektüelin görevi Umberto Eco'nun dediği gibi "Kriz olmadan kriz yaratmaktır." Kriz olduktan sonra halk zaten kendisi de olayı fark eder. Entelektüel, bilgisini paylaşan, onu sorunsallaştıran uzmandır. O yüzden de STK'ların entelektüellerle çok yakından ilişkisi vardır. Çünkü aynı alanı paylaşırlar.

Sivil toplum kuruluşlarının yerellikle ilişkisi nasıldır?
İktidar aygıtı genellikle 19.yüzyılda böyle bir bütünsel tasarım ütopyası içerdiği, bilim ve aklı böyle algıladığı için yerel bir alanda bütüncül bir ütopya hülyası görür. Bütün bu toplumsal tasarımlar bugün bizim siyasal partilerimizin de kuruluşuna öncülük eden ütopyalar. Onlar, hayali bir alanda bütün bir toplumu tasarlayacaklarını varsayıyorlar. İşte iktidar aygıtının bu şekilde bir tür yapı bozuma uğraması ile aslında yerellik bir mekansal ölçeklendirmeden çok, her düzeydeki dinamiğin siyaset üzerinde etkili olmasını getiriyor ve aslında yerellik kavramı STK'ların varoluş biçimiyle çok yakından ilgili oluyor. Çünkü halka seslenen STK'lar bilginin yerelleşmesini sağlar.

Dünya her zaman küresel

Sivil toplum kuruluşlarının küreselleşme alanındaki yeri nedir, ne olmalıdır?

Bana sorarsanız dünya her zaman küreseldi. Milliyetçilik gibi, 19. yüzyıldaki her şeyin küresel yönleri vardı. Önemli olan küreselleşmeden neyi anladığımız. Eğer önemli olan güç paylaşımındaki eşitsizlik, güç odaklarının yerel özneleri yok etmesiyse küreselleşmenin bilgi alanında, bilginin paylaşımı anlamında olması, bugünkü küreselleşmenin yok olmasını beraberinde getirecektir. Yani biz küreselleşmeyi, tröstler, uluslararası siyasi güçlerin yerelliklere uyguladığı baskılar biçiminde algılıyoruz. Onun içinde küreselleşmeye olumsuz bir değer atfediyoruz. Ama her zaman küresel bir dünyada yaşadığımızı düşünürsek ve dolayısıyla bunu bilginin paylaşımıyla ilgili bir konu olarak görüp güç ve bilgi arasındaki ilişkiyi kurarsak aslında bilginin paylaşımını demokratikleştirmeyi talep ederek güçün odaklanmasını engelleyebilir ve küresel odaklar halinda biz boyun eğen insanlar olmayız. Dolayısıyla küreselleşmeye direnmenin koşulu da onu anlamaktan geçiyor.

Güçlü STK'ların arkasındaki resmi kurumlar

Şu an Türkiye'deki STK'ların portresi nasıl çizilebilir.?

Maalesef şu anda Türkiye'deki güçlü sivil toplum kuruluşlarının arkasında resmi kurumlar var. Bu bir gerçek.

Resmi kurumlarla ilişkileri onların gerçek anlamda sivil toplum kuruluşu olarak görülmelerine engel değil mi?
Evet. Bu onların "Sivil Toplum Kuruluşu" olmalarını engelleyen bir durum. Çünkü arkalarında resmi kurumlar var. Bu aynı zamanda anayasal bir suç. Çünkü kamu işlevlerinin siyasal denetimlerin dışına çıkarılması anayasal bir suç. Türkiye'de her zabıta müdürü bir STK kuruyor ve hayatını bu yönde idame ettiriyor. Her belediye başkanı veya kamu yöneticisi iktidar zamanında elde ettikleri imkanlarla hemen bir vakıf kuruyorlar ve oradan kaynak aktarıyorlar. Bu ilk bakışta bir çaresizlikten kaynaklanıyor gibi gözükebilir. Fakat burada ciddi bir şekilde anayasal bir problem var. Çünkü kamu işlevi siyasal denetimin dışına çıkıyor. Ve siyaset ortadan kalkıyor. Dolayısıyla STK'ların bir kere bu açıdan siyaseti ortadan kaldırmak gibi bir aracı mekanizma olarak kullanılması gibi çok tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor.

O halde Türkiye'deki STK'ların apolitik olmalarının temelinde iktidar merkezlerine bu kadar bağımlı olmaları mı yatıyor?
İktidara bağımlı olmaları apolitik olmalarına yol açıyor. Hani denir ya: "iktidardan bağımsız olmak apolitiktir" Hayır. Asıl STK'ların iktidardan bağımsız olmaları politiktir. Çünkü iktidara bağımlı olan onun yaptıklarını sorgulayamaz ve onun tekelci yapısının meşrulaşmasına neden olur. Bağımlı STK iktidara "bilgiyi aç, şeffaflık mekanizmaları geliştir, hesap ver" diyemez. STK'lar ancak iktidardan bağımsız olduklarında asıl politik işlevini yerine getirebilir. İktidara bağımlı, siyasal fikirleri varmış gibi gözüken STK'ların aslında hiçbir siyasal fikirleri olamaz ama siyasetten bağımsız durabilen STK'ların üretebileceği dünya kadar siyasi fikir var.

Türkiye'deki insanlar bazı STK'ların tersine siyasetten pay almadıkları halde yine de politikadan uzak duruyorlar...
Bu da STK'lardan kaynaklanıyor. Türkiye'de STK'lar gerçek işlevlerini yerine getirmekten uzak. Benim STK'lara yüklediğim rol sivil toplum değil. STK deyince üniversiteden kaynak alan, akademik alandan ve mesleki alanlardaki uzmanlıklardan ortaya çıkan aydınların oluşturdukları inisiyatifleri kastediyorum. Bunların mahalle kuruluşlarıyla yaptıkları eklemlenme müthiş bir potansiyel yaratıyor.

Siyasetten, siyasi partilerden yalıtılmış bir halkın yeni bir ifade alanı ve model olarak STK'lara yönelmesi gerekmez miydi? Bu Türkiye'de olmadı. Neden?
Muhalefet muhaliflik görevini yerine getirmiyor da ondan. Ben Türkiye'de 12 Eylül'ün yol açtıklarının yalnızca darbeyi yapanlar tarafından oluşturulduğunu düşünmüyorum. Ona meşruiyet kazandıran bir muhalefet var. Bu anlamda muhalefetin ne yaptığı iktidarın ne yaptığından daha önemli. Bu kadar sorunun yaşandığı bir ortamda eğer sivil toplumun sesi çıkmıyorsa, bu, sorun yaşanmıyor anlamına gelmez. Halk çok ciddi sorunlar yaşıyor. Ama bunu siyasal alanı etkileyecek bir şekilde işleyebilecek, kendi rolünü oynayabilecek STK'lar ve aydınlar yok. İktidar ilişkisi içinde olan da bağımlı, muhalefet eden de bağımlı.(HA/BB)



|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)