ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Bu bölümde, "gündemimiz"ede yer alan, sizden gelen ya da medyada yayınlanmış olan yorum yazılarını takip edebilirsiniz.

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 8415

Sonraki20>


Paris katliamı AKP-Cemaat ortaklığında y. 17-01-2014
Cemaatle savaş yeni başlıyor gibi -R. ÇA. 15-01-2014
Amaç nükleer bomba yapabilmek -Ş. ALPAY 14-01-2014
Cemaat için zor günler başladı -R. ÇAKIR 10-01-2014
Geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz, Say. 10-01-2014
Erdoğan: Bölgesel veya küresel güç olma. 09-01-2014
Suriye'de savaş içinde savaş -F. TAŞTEKİ. 09-01-2014
Askerî darbeye dikkat! -H. ALBAYRAK 08-01-2014
Ordunun inisiyatifi güçlendi -G. ASLAN 08-01-2014
Dördüncü dalga daha şiddetli olacak -A.. 07-01-2014
İklim açısından 2013 değerlendirmesi -L.. 07-01-2014
İsrail’in Kadın Vicdani Retçileri -H. Sİ. 07-01-2014
Gülen’in mektubu sulh getirmedi -R. ÇAKI. 06-01-2014
Erdoğan'lı Türkiye 2014'ü kaybeder -C. Ç. 03-01-2014
Sisi bir kült haline geliyor -F. TAŞTEKİ. 30-12-2013
Gülen-Erdoğan savaşı şiddetlenecek -R. Ç. 26-12-2013
'Peygamber ocağı' nın şüpheli ölümleri -. 25-12-2013
'Astsubayların sorunu'nda TSK gerçekliği. 23-12-2013
avuç içinizi taratmayın! -m. sütlaş 19-12-2013
Hükümetin misillemesi şiddetli olacak -R. 19-12-2013

Sonraki20>
''Tarık Ümit, Savaş Buldan’dan aldığı para yüzünden öldürüldü''
28-12-2011 Star Gazete  Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

Fadime ÖZKAN fozkan@stargazete.com

26 Aralık 2011 Pazartesi

Çok önemli açıklamalar

ESKİ GAZETECİ CEVAT KORKMAZ, TARIK ÜMİT CİNAYETİNİN NEDENİNİ ANLATTI

Korkmaz: Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım, isimlerini ölüm listesinden sildirmek için MİT ajanı Tarık Ümit’e 1 milyon mark verdiler ama bir hafta sonra öldürüldüler. Ümit, parayı paylaşmadığı için ortadan kaldırıldı.


Türkiye Susurluk kazasından bu yana 90’lı yıllarda işlenen faili meçhul cinayetleri ve mafya-polis-siyasetçi üçgenindeki kirli ilişkileri aydınlatmaya çalışıyor.

Henüz bir arpa boyu dahi yol alabilmiş değiliz. Ancak eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın’ın yaptığı açıklamalarla başlayan faili meçhul cinayetler soruşturması ve kamuoyu hassasiyeti umutlu olmayı gerektiriyor.

Döneme ilişkin bilgi ve vicdan sahibi olanların sorumlulukla hareket etmeye başlaması ise en büyük şansımız. Diyarbakırlı işadamı ve siyasetçi, eski gazeteci Cevat Korkmaz da onlardan biri. Korkmaz, hem Tarık Ümit’in hem Savaş Buldan’ın öldürülmesine ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu.

Cevat Korkmaz 1980’lerin ikinci yarısından itibaren olup bitenlere önce bir gazetecinin oğlu, daha sonra gazeteci olarak tanık olan bir isim. Yeni Demokrasi Hareketi’nin kuruluşunda yer almış, Diyarbakır merkez ilçe başkanlığını yapmış. “Kürt Kapanı” adında bir dönem çok satan önemli bir kitabı bulunan Korkmaz, bugün bir yandan ticaretle uğraşıp diğer yandan Has Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı görevini sürdürüyor.

Önce sizi tanıyalım. Cevat Korkmaz kimdir?

Gazeteci Aziz Korkmaz’ın oğlu olarak 1962’de Diyarbakır’da doğdum. 1987’de kurduğumuz Ortadoğu Haber Ajansı’yla yıllarca dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarına bölgeden haber-fotoğraf servisi yapıyorduk. Halepçe katliamını duyurduk. Barzani ile ilk röportajı ben yaptım. O haberden dolayı birçok ödül aldım. Savaş Buldan ile de o tarihlerde tanıştım, Yüksekova’da. Faili meçhuller başlamıştı, arkadaşlarımız öldürülüyordu. Zorunlu sebeplerden ötürü İstanbul’a geldim. Yeni Demokrasi Hareketi’nin kuruluşuna katıldım, Diyarbakır merkez ilçe başkanlığını yaptım. Barış Partisi’yle birleştiklerinde genel başkan yardımcısı oldum. Son dönemde de YDH’dan Has Parti’ye giden arkadaşların teşvikiyle partiye girdim. Has Parti Sarıyer ilçe başkanıyım. Gazeteciliği bıraktığımdan beri de petrol ve demir ticareti yapıyorum. Kürt Kapanı adında bir kitabım ve Altın Portakal’da ödül alan yeğenim Kenan Korkmaz ile birlikte, faili meçhul cinayetleri konu alan film hazırlıklarım var.

TARIK ÜMİT’İN MİTÇİ OLDUĞUNU BİLİYORLARDI

Peki. Şimdi 90’ların başına, peş peşe faili meçhul cinayetlerin işlendiği yıllara dönelim. Biliyorsunuz Ayhan Çarkın’ın açıklamalarıyla bir soruşturma başladı, faili meçhullerin mezarları aranıyor. MİT muhbiri Tarık Ümit’in ölümü ve ölüm nedeniyle ilgili siz ne biliyorsunuz?

Savaş Buldan çok yakın arkadaşımdı, sık sık görüşüyorduk. Yüksekova’dan tanıyordum. Savaş’la birlikte öldürülen Adnan Yıldırım’la da görüşürdük. O da ve Adnan Bey de Tarık Ümit’in MİT mensubu olduğunu biliyorlardı. Bunu bilerek görüşüyorlardı onunla. Onu, polisle aralarında bir ihtilaf doğacaksa peşinen önleyecek biri olarak gördükleri için görüşüyorlardı onunla. Sonuçta HEP gecelerine katılıyorlar, bir takım dayanışmalarda bulunuyorlar. Ülkenin genel durumunu da düşününce “acaba devlet cephesinden nasıl görünüyoruz” diye merak ediyorlar, onlar da Ümit’ten ufak tefek bilgiler tırtıklıyorlardı. İki taraf da birbirine takiye yapmıyor yani. Onlar Tarık Ümit’in MİT’çi olduğunu biliyorlar, Tarık Ümit de kendisinin bu kimliğini bildiklerini biliyor. Açık oynanıyor her şey. Ta ki Tansu Çiller’in Holiday Inn’deki meşhur konuşmasına kadar bu böyle sürüyor.

LİSTE AÇIKLANDI CİNAYETLER BAŞLADI

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, 4 Kasım 1993’te İstanbul Holiday Inn Otel’de yaptığı açıklamada “elimizde PKK’ya yardım eden Kürt işadamlarından oluşan bir liste var, hesap soracağız” demişti. Ondan sonra ne oluyor?

Bu açıklamadan sonra, önce Fevzi Aslan ile kardeşi öldürüldü. Sonra Behçet Cantürk öldürüldü. Sonra Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım öldürüldü. Savaşlardan sonra İranlı Lazım ile Asker Simka öldürüldü. Yani o konuşmadan sonra cinayetler başlıyor ve listeler havada uçmaya başlıyor. Tarık Ümit’in elinde de var bir liste. Bence o liste en doğru listedir.

Evet…

Olayları oluş sıralarına göre anlatayım. Savaş Buldan’ın Etiler’deki evine Leyla Zana ve Mehdi Zana’nın da olduğu bir zamanda polis baskın yapmıştı. Savaş Buldan o baskından ötürü son derece medyatik oldu. Zaten ta o zaman “Bunlar bana bir şey yapmak için alt yapı oluşturuyorlar” gibi bir kaygıya kapılmıştı. Ardından Savaş’ın silah ruhsatını iptal ettiler. Savaş ölmeden bir ay önce de ruhsatını iade ettiler. 10 bin dolar verdim, ruhsatımı getirdiler, dedi. Ruhsatı gösterdi. “Seninle ilgili şeyler, suçlamalar filan yoğunlaşmaya başladı. Senin konumun başbakan nezdinde, devlet yetkilileri nezdinde böyle tanımlıyor ve şimdi de sana silah ruhsatını iade ediyorlar. Valla bu hiç hayra alamet değil” dedim. Listede Savaş Buldan’ın da adı var çünkü. Ve Behçet Cantürk de öldürülmüştü zaten.

CANTÜRK VE BULDAN’I İBRET İÇİN ÖLDÜRDÜLER

Siz ne anladınız bundan?

Diyarbakır’daki iş adamı kesimini ürkütmek için Behçet Cantürk’ü öldürdüler. Hakkâri tayfasını ürkütmek için de Savaş Buldan’ı. Ben aynen böyle kurguladım. Tarık Ümit’in onlara işin finaline ilişkin ne kadar bilgi verdiğini bilmiyorum ama son ana kadar onunla ilişki içinde olduklarını iyi biliyorum.

Tamam, devam edelim.

Bu olaylardan sonra Savaş Buldan’la öldürülen arkadaşı Adnan Yıldırım Bulgaristan’a gitti. Amaçları Türkiye’den gitmekti, ikisi de işlerini oraya taşıyacaklardı. O esnada Tarık Ümit ile görüşmeleri devam ediyordu. En son Tarık Ümit 1 milyon marka bağlıyor bunları. Diyor ki Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım’a “Bana bir milyon mark verirseniz sizi listeden çıkartacağım”. Bunlar da bu parayı toparlıyor, Tarık Ümit’e veriyorlar.

TARIK ÜMİT 1 MİLYON MARK PARA ALDI

Bunları Savaş Buldan mı anlattı size?

Evet. Bu olaydan sonra İstanbul’a gelmiştim, bir akşam Savaş’la oturduk. “Biz işimizi bitirdik. Tarık bizi listeden çıkardı, Bulgaristan’a gitmemize de gerek kalmadı” dedi. Son derece de rahatlamıştı. Tarık Ümit onlara nasıl bir vaatte bulunmuşsa, nasıl kandırmışsa Bulgaristan’a gitmelerini bile engellemiş oldu. Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım bu konuşmadan bir hafta sonra öldürüldüler.

SAVAŞ ÖLÜRKEN KIZI DOĞUYORDU

Onları kim öldürdü sizce? Ayhan Çarkın, Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça ve Duran Fırat tarafından öldürüldüğünü söylüyor. Siz ne biliyorsunuz?

Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım öldürüldükten sonra, Savaş’ın kardeşi Nihat Buldan –şu anda cezaevindedir- ne olduğunu, niye olduğunu öğrenmek için polisle yakın ilişkiye giriyor. Para karşılığı bilgi veriyorlar ona. Bu isimler şimdi Ayhan Çarkın tarafından açıklanıyor ama aslında bu isimler Kürtler tarafından on senedir biliniyor. Aileler iki ay sonra öğrendi her şeyi. Ki çok hazin bir şey daha var bu ölümde. Savaş Buldan’a işkence yapılırken, o işkencede çığlıklar atarken karısı da aynı saatlerde doğum yapıyordu. Savaş ölürken kızı doğuyordu…

TARIK ÜMİT’İ SAVAŞ BULDAN’IN PARASI ÖLDÜRDÜ

Evet, çok acı. Peki, Tarık Ümit de bu para nedeniyle mi öldürüldü sizce?

Tarık Ümit kesinlikle bu yüzden öldürüldü bence. Savaş’lardan bu parayı almış, kimlerle ortaksa onlardan gizlemiş. O para bir milyon marktır. Böyle bir para aldığı bir şekilde duyuldu, bunu çağırdılar sorguladılar, inkâr etti, parayı gizlediğini öğrendiler ve öldürdüler adamı bence.

MEHMET EYMÜR DE SEYREDİYORDU

MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, bu cinayetin neresindeydi sizce?

Mehmet Eymür sanki hiçbir şey bilmiyormuş, hiçbir şeye iştirak etmemiş gibi bir resim çiziyor kamuoyunda ama... Nihat Buldan’a gelen bilgilere göre Savaşlar Çınar Otel’den götürülürken Mehmet Eymür de, caddenin karşısındaki bir arabanın içinde operasyonu izliyordu. Operasyonun bir parçasıdır Eymür. Haberim yok falan demesi inandırıcı değil. Bunların arasında koordinasyon olmasa işler Arap saçına döner zaten.

ÜNAL ERKAN PARAYA BULAŞMADI AMA…

Mehmet Eymür farklı bir şey söylüyor. Tarık Ümit’in Mehmet Ağar ve ekibinden korktuğunu, listeyi Ağar’dan habersiz olarak kendisine gösterdiğini, gördüğü listede Behçet Cantürk’ün üstünün çizili olduğunu, Ümit’in listeyi kendisine gösterdiği için öldürülmüş olabileceğini söylemişti.

İnandırıcı değil. Devletin Emniyeti biliyor da bu listeyi, MİT bilmiyor olabilir mi? Zaten o dönemde, bu işi organize edebilmek için önce bir konsey oluşturuyorlar. İşin içinde Tansu Çiller, Özer Çiller var. Demirel’in kayınbiraderi Ali Şener var, Sedat Peker, Korkut Eken, Doğan Güreş, Ünal Erkan var. Ünal Erkan’dan kimse bahsetmiyor ama onun görev yaptığı dönem en çirkin faili meçhullerin işlendiği dönemdir. Onunla ilgili isim vererek bir şey söyleyeceğim.

TANSU ÇİLLER MÜLKLERİNİ SATIYOR

Tabi buyurun…

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti eski başkanı Naci Sapan ile Ünal Erkan çok samimiydiler. Biri bölge valisiydi sonuçta o dönemde, biri cemiyet başkanı. Naci Sapan Ankara’da bir akşam misafirim oldu. Bana dedi ki, bir yere gidip geleceğim. Ünal Erkan’a gitti, geldi. Dedim, ne yapıyor. Sohbet ettik dedi, anlattı. Ünal Erkan demiş ki Naci Sapmaz’a “Naci biliyor musun bana neden hiç karışmıyorlar? Ben paraya hiç bulaşmadım da ondan karışmıyorlar”. Bu çok ciddi bir itiraftır. Her şeyi yap ama paraya bulaşma. Para çok önemliydi orada, etik değerler için değil para için yapılıyordu her şey. Dikkat ederseniz zaten hep birbirlerinden aldıkları paralar sorgulanıyor, Yeşil oraya aktarmış, o oraya aktarmış. Savaş’ın cebinden çıkan paralar bile paylaşılmış. Sonradan hepsi servet yaptılar zaten. İbrahim Şahin’in iki benzin istasyonu var İstanbul’da. Tansu Çiller, Yeniköy’deki iki iş hanını ve Pera’daki otelini satışa çıkarmış mesela.

Çiller’in ABD’ye taşınma söylentileri de var evet, mülklerini satışa çıkarabilir, ne olmuş?

Bakın, adım adım gidiyor iş. Ben bugüne dek şöyle düşünüyordum. İçinde Mehmet Ağar’ın olmadığı bir soruşturma eksiktir. Hepsi var da dönemin emniyet müdürü niye yok? Sıra Mehmet Ağar’a geldi, beş yıl ceza aldı. O, bu işin bir parçası. Bir zamanlar dedi ki, bir tuğla çekersem duvar yıkılır. Diğer tuğlalar kimlerdir? Emir komuta zinciri içinde yaptık diyor, birilerine mesaj veriyor. O birileri de işin içindeyse sıranın kendilerine geleceğini bilerek olası bir duruma karşı seçenekler yaratıyorlar. Mesele budur.

KÜRTLER BU FOTOĞRAFA İYİ BAKSIN

Faili meçhuller soruşturmasında “iddialar çok soyut” gerekçesiyle yaşanan salıvermeleri de tuğlaların gücüne bağlıyorsunuz herhalde?

Gerçi Savcı itiraz ederek çok isabetli bir şey yaptı ama salıvermeler faili meçhullerin aydınlatılmasını bekleyenler için çok umut kırdı. Ama şunu hepimizin, özellikle Kürtlerin şunu çok net görmesi lazım: Türkiye Cumhuriyeti en cesur Başbakan’ı tarafından yönetiliyor. Özal 1991’de Kürtçe kitap yayınının serbest bırakılması için bir yasa çıkarmaya çalışırken bile kendi grubunda çok zorlanıyor. Ülkücü kökenli Kalemli ile, Taşar ile restleşiyorlar. Sonrakilere bakın, Tansu Çiller’e, Mesut Yılmaz’a bakın. Bir başbakan düşünün ki Budapeşte’de kumarhanede yumruk yiyor. Türkiye bu hale gelmişti yahu!

Bunlar bugün olsa, hangisinin gidip PKK ile görüşme cesareti olur söyler misiniz? Kürtlerin fotoğrafı doğru görmesi lazım. Bizim bilmediğimiz şeyler olabilir, grubunda zorlanabilir, parti içinde dengeleri gözetebilir. Yüzde 50 oy almış, seçmenin dengesini koruması gerekecektir. Kürtler bunun farkına varsın, iyi baksın, insan hakları ihlallerinin üzerine kim gidiyor? Ceset kuyularını kim açıyor? PKK ile kim görüşüyor? Faili meçhullerin üzerine kim gidiyor? Bakın bugün sistem Cemal Temizöz’ü içeri atıyor.

On sene evvelki durumla bugünü kıyaslayın, vicdanınızı dinleyin ve destekleyin ki yapsın. Yoksa kim yapacak? Bir de bugünkü iktidar bunların hiç birini ayıklamıyor, uyuşturucu işine karışanı da, faili meçhule, çeteye karışanı da, devletin parasını kötü kullananı da ayırmıyor hepsinin üstüne gidiyor. Bunlar önemlidir.

VELİ KÜÇÜK UYUŞTURUCU İŞİNİN TA İÇİNDE

Tarık Ümit’in ölümüyle ilgili başka bir iddia daha var. Mehmet Ağar’ın Dursun Karataş’ı yakalatmak için Almanya’ya 80 kilo uyuşturucu gönderdiği ancak Tarık Ümit’in Alman polisine bunu yakalattığı için öldürüldüğü şeklinde.

Uyuşturucu trafiğinin PKK’dan ülkücü kökenli bir takım devlet görevlilerine nasıl manipüle edildiği yönünde çok duyum var. Aslında biri var konuşacak da bir türlü ikna edemedik daha. Veli Küçük’ün Hollanda’ya gittiği, Amsterdam’da uyuşturucu kaçakçılarıyla görüştüğü, organizasyonlar yaptığı, hatta fotoğraflarının olduğunu bilen biri. Bunu Hollanda’dakiler de biliyor. Bu tür şeyler niçin başka bir general için söylenmiyor? Demek ki var bir şey.

HEPSİ VİLLA SAHİBİ, NEYLE ALDILAR?

Tarık Ümit’in amcasının iddiası ise şu: Tarık Ümit, Mehmet Ağar ile birlikte PKK’nın uyuşturucu trafiğinin önünü kesti. Ama bu işteki para ekiptekilere tatlı geldi ve uyuşturucu trafiğini onlar yürütmeye başladılar. Tarık Ümit ise bundan hoşlanmadı ve sizi kamuoyuna açıklarım dedi. O yüzden de öldürüldü, diyor amcası.

Hayır efendim. Tarık Ümit’in öldürülme nedeni tamamen Savaş Buldan ve Adnan Yıldırım’dan aldığı bir milyon marktır. O dönem bu işlere bakanların hepsinin tek marifeti haraç almaktı. Herkesi tehdit ettiler, seni öldüreceğiz, sen şusun sen busun diye. Bazıları basına yansıdı, bazıları yansımadı ama ben biliyorum. Devletten yetki almışlar. Gidip kendilerine göre suçlu ilan ettikleri adamlardan para alıyorlar. Hepsi Yeşilköy’de şurada burada villalarda oturdular. Bu para nereden geldi, maaşla mı aldılar?

TÜRKİYE AYHAN ÇARKIN’A SAHİP ÇIKMALI

Ayhan Çarkın neden konuşuyor sizce?

Vicdan azabı çekiyor. Dünyada çok örneği var. Zaten kendi ifadelerinde de söylüyor bunu. Kişi uyuyamaz, nefes alamaz. O yüzden Ayhan Çarkın çok, çok önemli bir şey yapıyor. Yaptığı şeyin yanlış olduğuna inanmış. Kürtler önyargıyla bakmasınlar o yüzden bu adama. Buradan söylüyorum. Eğer cezaevindeyse orada korusunlar, dışarı çıkacaksa dışarıda korusunlar. Devlet korusun, Çarkın anlatmaya devam etsin. Çünkü Ayhan Çarkın, konuşarak bu işleri bilip ortaya çıkmaya cesaret edemeyenleri de yüreklendirdi. Yarın öbür gün birileri çıkar Silopi’de 100, 150 kişinin gömüldüğü yerleri gösterirse hiç şaşmayın. Süreç böyle işliyor ve Çarkın işte bu süreci başlattı.

YEŞİL’İ RAMBO YAPTILAR

90’lı yıllar demek Yeşil demek aslında…

Yeşil’i Rambo yaptılar. Zaten aralarında paylaşamıyorlar JİTEM, MİT, Emniyet hepsi kullanıyor. O da vuruyor, kırıyor, öldürüyor. Ama Yeşil bugün bütün cinayetlerin, para pul işlerinin, kirli işlerin, kirlenmiş isimlerin kamuflajında kullanılıyor. Her şeyi onun üzerine yıkarak içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Böyle bir güç olamaz. Filmlerde izliyoruz da gülüyoruz. Ama Yeşil’i Rambo yaptılar.

Yaşıyor mu Yeşil?

Bence yaşamıyor. O yüzden bu kadar rahat konuşuyorlar. Günün birinde ortaya çıkma ihtimali olsa biraz daha dengeli davranırlar. Yoksa Yeşil zaten kafasına göre adam öldüren biri. Tek başına çıkıp, gidip bir köylüyü öldürüp dönüyormuş, ben PKK’lı öldürdüm diye. Lice’de Kulp’da birçok insan öldürmüş böyle. Sapla samanın karıştığı, insanların haklarını arayamadığı bir zaman zaten. Önce toplumun nezdinde bu adamın şahsında bir dehşet duygusu yarattılar. Sonra da her şeyi ona yıkmaya başladılar.

MEHMET AĞAR VİLLA KARŞILIĞI KUMAR BORCU SİLDİRİYOR

Mehmet Ağar neden hiç konuşmuyor?

Mehmet Ağar konuşacak. Veli Küçük neden konuşmuyor? Bütün kaleleri yıkılıyor ama bunlar hala günün birinde biri çıkacak ve hepsini aklayacak zannediyorlar. Yok öyle bir şey. Şimdi vicdanlarıyla baş başa kalıyorlar hapishanede. İçlerindeki zehirle yaşamaları daha zordur, konuşunca hafifleyeceklerdir. Kendi ailelerine, çocuklarına bir şey olsaydı ne hissedeceklerdi, bunu düşünsünler. İnsanları öldürdüler, mezarlarını talan ettiler yahu. Ne bir kimse, ne bir ülke zehrini akıtmadan yaşayamaz. Devlet şimdi faili meçhullerin üzerine gidiyor. PKK’nın da kendisiyle yüzleşmesi lazım. Yoksa görüşmeler nasıl olacak? Birbirlerini ikna edebilmek için önce kendilerini temizlemeleri lazım.

Anlamadım, bunu açalım.

Şöyle: Savaş Buldan öldürülmeden önce Mehmet Ağar ile aynı sitede oturuyordu Yeşilköy’de. Dilkum sitesinde. Davut Kölük adında Malatyalı bir iş adamı Ömer Lütfü Topal’ın kumarhanelerinde soyuluyor, bir buçuk milyon dolar. Mehmet Ağar, Topal’ı arıyor ve “Bu benim adamımdır, bunu koru” diyor, iş dünyasındaki söylentilere göre. Denileni yapıyor Ömer Lütfü Topal. Davut Kölük Mehmet Ağar’a Yeşilköy’de bir ev veriyor. Mehmet Ağar evi Urfalı Ali Bozanoğlu adına yapıyor. Ve orada oturmaya başlıyor, 1992-93 yıllarında. Ağar, Savaş Buldan’ın da aynı sitede oturduğunu duyunca sızlanmaya başlıyor, bunların ne işi var diye. Ama kadınların tüm bunlardan haberi yok tabi. Savaş ve Adnan’ın kaçırıldıkları gün kadınlar Mehmet Ağar’ın evine gidiyorlar, komşuluk hukukuyla, dertleşmeye. İşin böyle de bir tarafı var yani.

İBRAHİM ŞAHİN İŞİN JÖNLERİNDENDİR

İbrahim Şahin de Mehmet Ağar’ı işaret ediyor aslında ama sizce o bu yapının neresinde?

İbrahim Şahin bu işin jönlerinden biridir. Başından beri de deli numarası yapıyor. Özel harekât timini yönlendiren, özel yaşamlarında devletten aldıkları para yetmiyorsa onları finanse eden adamdır. Polisliği bıraktıktan sonra petrol işine girdi. Maddi durumu son derece iyidir.

KÜRT ELİTLER YÜK ALIN, HERŞEYİ ERDOĞAN’IN SIRTINA YIKMAYIN

Şimdiye kadar röportaj vermiyordunuz. Bugün konuşmanızın gelişmelerle ilgisi var mı?

Arkadaşlarım öldü benim. Bildiklerimi anlatmamın, bunları teşhir etmenin bir bedeli olacaksa da öderim. Çünkü ölenler daha ağır bedel ödediler. Benimki nedir ki? Hem vatandaşlık görevim bu benim, hem de kaybettiğim dostlarıma karşı insanlık borcum. 20 gazeteci arkadaşım öldürüldü. Mesleğe soktuğum çocuklar öldürüldü, hepsinin nasıl öldürüldüğünü biliyoruz, neredeyse katillerini de biliyoruz. Zannetmesinler ki kimse bir şey bilmiyor. Vallahi her şey en ince ayrıntısına kadar biliniyor. Son sözüm: Bu süreç işlesin, hem devlet hem örgüt tarafından kim kullanılmış, kim pisliğe bulaşmışsa hepsi dökülsün ki yeni bir sayfa açılabilsin. Bu işlerin düzelmesi için herkesin, ama özellikle Kürt ve Türk elitlerinin sorumluluk alması lazım. İşi tamamen Tayyip Erdoğan’ın üzerine yıkmadan Koç’un da, Sabancı’nın da, Süzer’in de, Tatlıcı’nın da, Ceylan’ın da Çalık’ın da destek çalışmasına girmesi lazım.




|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)