ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Bu bölümde, "gündemimiz"ede yer alan, sizden gelen ya da medyada yayınlanmış olan yorum yazılarını takip edebilirsiniz.

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 5847

Sonraki20>


Asker millet -T. Alkan 09-02-2010
Askeri Cezaevlerinde yaşananlar aydınlat. 09-02-2010
Volkan Sevinç'ten mektup var! 09-02-2010
Dağda tören yapan çocuklar -S. M. Değirm. 08-02-2010
Öldürme hakkı, ölmeme suçu -O. Doğru 08-02-2010
EMASYA yetmez ya diğerleri -E. Doğan 06-02-2010
MHP’nin gerilim stratejisini kim yönetiy. 06-02-2010
Açılım: Diyalog ve barış ipine sarılmak!. 05-02-2010
Bu da bitti... -A. Altan 05-02-2010
Emasya Protokolü kalktı. Emasya Direktif. 05-02-2010
EMASYA yetmez -M. TÜRKÖNE 05-02-2010
Balyoz: MİT’ten Başbakan’a rapor gitti m. 04-02-2010
Basın, Muğlalı Paşa ve EMASYA -A. Bayram. 03-02-2010
Laf ola denetimden anlamlı denetime... -. 03-02-2010
Türkiye ABD'nin yeni Truva atı -B. SALİH 03-02-2010
Bölgesel liderlik -M. Eğilmez 02-02-2010
Kürtler -A. Altan 02-02-2010
Mustafa Erdoğan: ‘Amaç, Kürtleri AKP’lil. 02-02-2010
Erdoğan Gazzelilerden önce Kürtleri savu. 01-02-2010
İç tehdit yok, EMASYA kalkıyor -İ. Berk. 01-02-2010

Sonraki20>
Guatemala nere, Türkiye nere? Xela nere, Sivas nere?-S.M.Değirmencioğlu
03-07-2009   Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

Serdar M. Değirmencioğlu
serdardegirmencioglu@gmail.com

Olur ya, bir 2 Temmuz sabahı yanlış vapura ya da trene binebilirsiniz ve yolunuz Guatemala’nın ikinci büyük kenti Xela’ya (“Şela” okunuyor) düşebilir. Hayat böyle, yanlışlıklar oluyor. Şaşırmayın; kentin resmi adı Quetzaltenango ama eski adı Xela daha çok kullanılıyor.
Hiç merak etmeyin, şanslısınız. Hemen merkezdeki pazarın oradan, üzerinde “Ruta 3” (3. Hat) yazan minibüse binin. Beş dakika bile geçmeden bir müzenin önünde olursunuz. İşi sağlama almak isterseniz, bir kağıda “Museo Ixkik” (İşkik Müzesi) yazın ve muavine verin.
Aman, “Onca yolu gelmişim; pazarda türlü çeşit tropik meyve varken müzede ne işim var?” demeyin. Bu müze çok özel bir müze. Müzede 20 kadar Maya etnik grubunun akıl almaz güzellikteki, bakmaya doyulmaz dokumalarını görme; giysilere işlenen motiflerin anlamını ve az da olsa Mayaların zengin kültürlerini öğrenme olanağı sizi bekliyor.
Müzenin Türkiye’den gelen ziyaretçiler için ufuk açıcı olması için başka bir neden daha var. Müzenin bulunduğu sağı solu kırık dökük bina on yıl öncesine dek ordunun elindeymiş. Bu ve çevresindeki küçük binalar, Guatemala’nın gördüğü en halk dostu yönetimi 1954’de deviren ve ülkeyi boğmaya başlayan rejimin Xela’daki önemli simgelerinden birisi olmuş.
Guatemala’yı ve çevresini bilmiyorsanız, özet bilgi gerekebilir: Bu rejim, olmayan ‘komünizm tehlikesi’ni bahane ederek ülkeyi militarizme, halkı ise yoksulluğa sürükleyen ve ülkede yol açtığı kaosu bahane ederek her olanakta daha da sertleşen korkunç bir rejim.
Sertlik ne demek, onu da açmak gerekebilir. 1960’ların ortasına gelindiğinde ölüm mangaları rejime karşı gördüğü en ufak sesi bile susturmaktan çekinmiyordu. 1980’lerin başına gelindiğinde ise ordu, zorla yarattığı korucuları da kullanarak Maya halklarına karşı soykırım kampanyasına başladı. Balık yakalamak için deniz kurutmaya benzetilen bir strateji ile gerillaları yok etmek için Maya köyleri ve köylüleri yok edildi. Özetin özeti, kendisine her olanakta “yurtsever” diyen ordu, bu toprakların asıl sahiplerini yok etmeye kalkacak denli korkunç bir ölüm makinasına dönüşmüş ve ülkeyi baştan aşağıya kan gölüne çevirmişti.
Bu binalar, 1996’da başlayan barış süreci ardından asıl sahibi olan belediyeye geri verildi. Belediye de bu binaları, kültürlerine sahip çıkmayı amaçlayan dört kadının kurduğu bir derneğe tahsis etti. Ülkenin asıl sahibi Mayalara inanılmaz hunharlıkta saldıran ordunun bir üssünün Maya kültürü müzesine çevrilmesi ve sivil ellere – hem de kadınların ellerine – teslim edilmesi barış sürecinin işe yaradığını gösteriyor. Müzeyi işleten kadınlar, ziyaretçilerin ara ara “bize burada işkence yapılmıştı” diye kimi odaları gösterdiklerini söylüyorlar.
Müzede işiniz bitince geldiğiniz yöne doğru, üzerinde “Ruta 3” yazan minibüse binin. Eve dönmeden meyve almak isterseniz, pazar yerinde inin. Pazarda meyve, sebze satan Mayalara dikkatle bakın. Yoksulluk ve sömürü yetmezmiş gibi akıl almaz saldırılara maruz kalan ama hâlâ var olmakta direnen bu insanlara biraz yaklaşın. Size meyve uzatan becerikli ellere dikkat edin. Çekinmezseniz, el sıkışın veya size uzanan eli iki elinizle tutup hafifçe okşayın. Belki bu şekilde Mayalara uzaklardaki halkların onları umursadığını ifade etmiş olursunuz.
Vapur veya treniniz Türkiye’ye doğru yola çıkınca, demli çayınızı yudumlarken şöyle bir düşünün: Türkiye’de kaç bina el değiştirebilir, kaç müze kurulabilir? Bir düşünün... Diyarbakır zindanlarından müze olsa, nasıl olur? Bir düşünün...
Madımak Oteli’nde kebapçı olmasından rahatsız olmayıp, otelin müze olması fikrinden rahatsız olanları bir düşünün... Tam da bunu düşünecek gün, bugün.
Bugün Sivas’tan Xela’ya otobüsler kalksa fena mı olur? Bir düşünün...





|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)



MecmuA



A-infos: çok-dilli haber servisi