ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Bu bölümde, "gündemimiz"ede yer alan, sizden gelen ya da medyada yayınlanmış olan yorum yazılarını takip edebilirsiniz.

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 5847

Sonraki20>


Asker millet -T. Alkan 09-02-2010
Askeri Cezaevlerinde yaşananlar aydınlat. 09-02-2010
Volkan Sevinç'ten mektup var! 09-02-2010
Dağda tören yapan çocuklar -S. M. Değirm. 08-02-2010
Öldürme hakkı, ölmeme suçu -O. Doğru 08-02-2010
EMASYA yetmez ya diğerleri -E. Doğan 06-02-2010
MHP’nin gerilim stratejisini kim yönetiy. 06-02-2010
Açılım: Diyalog ve barış ipine sarılmak!. 05-02-2010
Bu da bitti... -A. Altan 05-02-2010
Emasya Protokolü kalktı. Emasya Direktif. 05-02-2010
EMASYA yetmez -M. TÜRKÖNE 05-02-2010
Balyoz: MİT’ten Başbakan’a rapor gitti m. 04-02-2010
Basın, Muğlalı Paşa ve EMASYA -A. Bayram. 03-02-2010
Laf ola denetimden anlamlı denetime... -. 03-02-2010
Türkiye ABD'nin yeni Truva atı -B. SALİH 03-02-2010
Bölgesel liderlik -M. Eğilmez 02-02-2010
Kürtler -A. Altan 02-02-2010
Mustafa Erdoğan: ‘Amaç, Kürtleri AKP’lil. 02-02-2010
Erdoğan Gazzelilerden önce Kürtleri savu. 01-02-2010
İç tehdit yok, EMASYA kalkıyor -İ. Berk. 01-02-2010

Sonraki20>
Askere Gitmeyeceğim-R.O.Kütahyalı
09-10-2008   Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

taraf.com.tr - Rasim Ozan Kütahyalı
"Ben askerliğini henüz yapmamış biriyim… Daha evvel de düşünüyordum ama dün yeniden uzun uzun düşündüm ve kendi adıma bir karar verdim, buradan da ilan ediyorum… Bu çözümsüz savaş sürdükçe ASKERE GİTMEYECEĞİM!! Böyle bir sivil itaatsizliği bu ülkenin gençleri olarak bizler yapmadıkça da bu savaşın bitirileceğine de inanmıyorum! Bu fikrimin anti-militarizm yada vicdani red ile de ilgisi yok… Bu bir meşruiyet meselesi…"
Kütahyalı'nın yanıldığı nokta-D.Özkan
Ateş düştüğü yeri yakıyor- hakikaten-P.Mağden
Öldürülen HPG'linin cenazesini asker kardeşi omuzladı
Damat Doğu'da Askerlik Yapmasın


“Cumartesi gününden beri halkın içindeyim… Aktütün’de verilen 17 şehitte bir PKK başarısından çok, bir askeri hata olduğuna inananların sayısı fazla. Asker kanadından yapılan açıklamalar, kafalarda beliren sorulara yanıt vermekten, kamuoyunu tatminden uzak. Hatta tersine şüpheleri destekler düzeyinde. Bir ihmal, bir gaflet olduğu nerdeyse açık…”

“Adamlar gazetelere haber vere vere geliyorlar nerdeyse ve siz gafil avlanıyorsunuz…
Er Ramazan baskından bir gün evvel, Cuma günü evine telefon açıp veda ediyor… “PKK’lılar bizi bu hafta içinde üç kez bastılar, ben artık zor dönerim anne…” Ve dördüncü baskında, er Ramazan şehit…
Er Ramazan biliyor da, onun üzerindeki tek yıldızlıdan başlayıp, silsile-i meratip bol yıldızlıya bir yığın komutan nasıl bilmiyor acaba? “

“PKK ile savaşın başladığı 30 yıl içinde 40 bilmem kaç kez baskına uğramış, son şehitler hariç, 28 gencimiz keklik gibi avlanmasına sebep olmuş bir karakol Aktütün. Karakol mu, elimizle kurduğumuz tuzak mı yoksa? Koskoca orduda, bu durumu değerlendirecek, önlem düşünecek bir kurmay çıkmaz mı?”


Yukarıdaki satırları “TSK karşıtı” diye damgalanmış, menfur ve münafık bir liberal yazar yazmadı… Bu satırlar babası da bir kurmay asker olan, her zaman Kemalist ve milliyetçi bir çizgide olduğunu ifade etmiş bir yazar tarafından yazıldı… Bu sorular onun tarafından soruldu… Bu yazar Hıncal Uluç…

Hıncal Uluç, siyasal kimliği itibariyle laik kesim içinde temsil kabiliyeti yüksek bir isim… Uluç’un onyıllardır bitmeyen, aksine artarak devam eden popülerliğinin temelinde bu var… Laik kesimde ideolojik ve keskin Batı-karşıtı bir ulusalcı-Kemalist çizgi hala marjinal… Çoğunluk Popüler Kemalizm diyebileceğimiz, Kemalizmin tüm temel unsurlarına yürekten bağlı ama aynı zamanda Batı ile bütünleşik kalmak isteyen, gri-beyaz bir ideolojik zemine sahip… Hıncal Uluç bu çizginin en net temsilcisi… Uluç, laik kesimin çoğunluğunun paylaştığı hisleri ifade eden bir isim, yani bu soruları sadece Uluç sormuyor… Genelkurmay bilmeli ki bu sorgulamalar TSK’nın kendi toplumsal temeli olarak gördüğü Kemalist kesimin büyük çoğunluğunda yapılıyor artık…

Bu savaşa inanç kalmadı

Daha evvel de kendini Kemalist ve milliyetçi olarak adlandıran kesimlerin Güneydoğu’da süren savaşa inançlarının kalmadığını belirtmiştim… O sebeple bu ülkenin laik-şehirli ortasınıfı, oğullarının askerliğini rahat bir yerde yapması ve mümkünse yasal yollardan dolanarak bedelli olarak yapması veya yapmaması için elinden ne gelirse yapıyor…

En popüler taktikler şöyle… Bir şekilde kapağı yurtdışına atmak en az 3 yıl orada çalışmak yada bir yolunu bulup çalışıyor gözükmek ve o yolla askerliği bedelli olarak 21 gün yapmak…

Yaşanmış bir hastalık yada ameliyat varsa, onu abartmak, askeri hastanelerde ilgili tanıdıklara “çürük raporu” çıkartmak için kulis yapmak…

En olmadı, askerliği normal yasal süre içinde yapmak, fakat “rahat” bir yerde yapılmasını sağlamak… Bunu sağlamak için de makam sahibi emekli yada muvazzaf paşalara ulaşmak, oğlanın rahatı için ricacı olmak…

Bu üç yöntemden biri bir şekilde tutar ve bu ülkenin laik orta ve üst sınıflarının çocukları askerliğini genelde “rahat” yapar… Kimliği ne olursa olsun belli bir maddi gelirin üstünde olan ailelerin çocukları da bu işten “yırtmayı” genelde becerir…

Her zaman olduğu gibi olan yine garibanlara olur, onlar yırtamazlar, istemeseler de o çukur karakollara giderler… Uluç’un anlattığı Er Ramazan gibi “Artık zor dönerim anne…” derler ve göz göre göre canlarını yitirirler…

Sivil itaatsizliğe çağrı

Bu riyakarlık, bu ahlaksızlık benim canıma tak etti artık!…

Ben askerliğini henüz yapmamış biriyim… Daha evvel de düşünüyordum ama dün yeniden uzun uzun düşündüm ve kendi adıma bir karar verdim, buradan da ilan ediyorum… Bu çözümsüz savaş sürdükçe ASKERE GİTMEYECEĞİM!! Böyle bir sivil itaatsizliği bu ülkenin gençleri olarak bizler yapmadıkça da bu savaşın bitirileceğine de inanmıyorum! Bu fikrimin anti-militarizm yada vicdani red ile de ilgisi yok… Bu bir meşruiyet meselesi…

TSK, bugün büyük bir meşruiyet krizi içindedir… Kendine Kemalist ve milliyetçi diyenler nazarında bile bu böyle bugün… O sebeple yasal yollardan askerden kaçmak için ellerinden geleni yapıyorlar…

Böyle bir yola tenezzül etmek bence ölen o yoksul ve köylü yurttaşlarımızın katline ortak olmaktır… Birileri rahat yerlerde askercilik oynarken, birileri güvenliksiz ölüm çukurlarında katledilmeyi bekleyecek öyle mi?

Bu haksızlığa hiçbir vicdan dayanamaz… O sebeple askere gitmeyeceğim, bu devlete itaat etmeyeceğim… İsterlerse hapse atsınlar… Bu savaş kirli bir savaş, ordumuz ise kendi evlatlarına değer vermiyor… Böyle inanıyor ve bunu söylüyorum…




|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)



MecmuA



A-infos: çok-dilli haber servisi