ANA SAYFA

ANA SAYFA


ANA SAYFA


Bu bölümde, "gündemimiz"ede yer alan, sizden gelen ya da medyada yayınlanmış olan yorum yazılarını takip edebilirsiniz.

Aşağıda bu bölümdeki dökümanların ilk 80'i görüntülenmektedir. Arşivdeki dökümanlar için lütfen arama yapınız
Toplam döküman : 8415

Sonraki20>


Paris katliamı AKP-Cemaat ortaklığında y. 17-01-2014
Cemaatle savaş yeni başlıyor gibi -R. ÇA. 15-01-2014
Amaç nükleer bomba yapabilmek -Ş. ALPAY 14-01-2014
Cemaat için zor günler başladı -R. ÇAKIR 10-01-2014
Geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz, Say. 10-01-2014
Erdoğan: Bölgesel veya küresel güç olma. 09-01-2014
Suriye'de savaş içinde savaş -F. TAŞTEKİ. 09-01-2014
Askerî darbeye dikkat! -H. ALBAYRAK 08-01-2014
Ordunun inisiyatifi güçlendi -G. ASLAN 08-01-2014
Dördüncü dalga daha şiddetli olacak -A.. 07-01-2014
İklim açısından 2013 değerlendirmesi -L.. 07-01-2014
İsrail’in Kadın Vicdani Retçileri -H. Sİ. 07-01-2014
Gülen’in mektubu sulh getirmedi -R. ÇAKI. 06-01-2014
Erdoğan'lı Türkiye 2014'ü kaybeder -C. Ç. 03-01-2014
Sisi bir kült haline geliyor -F. TAŞTEKİ. 30-12-2013
Gülen-Erdoğan savaşı şiddetlenecek -R. Ç. 26-12-2013
'Peygamber ocağı' nın şüpheli ölümleri -. 25-12-2013
'Astsubayların sorunu'nda TSK gerçekliği. 23-12-2013
avuç içinizi taratmayın! -m. sütlaş 19-12-2013
Hükümetin misillemesi şiddetli olacak -R. 19-12-2013

Sonraki20>
Hrant Dink Cinayeti ve Perde Arkası-A.Tigiryan
12-07-2007   Benim de söyleyecek sözüm var!  İlgili diğer dökümanlar

A.TİGİRYAN
Nedersiniz .....Hrant Dink cinayeti Devlet organlarının basına sunduğu ve şu T.C nin yalakalığını yapan medyanın ifade ettiği gibi mi oldu? Peki basına yansıyan neydi, gelin bir hatırlayalım: basındaki ibarelere göre Hrant Dink, yazılarında dile getirdiği bir kaç satır yazı “Türk kanı zehirli bir kandır....... v.s gibi ” için, 17 yaşındaki Trabzonlu Ogün SAMAST adlı bir aşırı milliyetci tarafından öldürüldü yazıyordu.

Hrant Dink ne şu yalaka medyanın ifade ettiği gibi nedenle, ne de T.C nin yapmış olduğu açıklamalardaki saçma sapan sebeplerden dolayı öldürüldü. Bu cinayetin sebebi tamamen farklıdır. Sebepleri, kamuoyundan saklanmış içinde her türlü entrikayı barındıran, derin devletin kirli bir oyunundan ibarettir.

........Malum, Türkiye de Ermeni sorunu uzun yılar çözüm arayan ancak çözüm bulamayan bir kısır döngüdür. İşte bu düğümün çözümü için uzun yılar mücadele veren Hrant Dink, çalıştı çabaladı. Ancak hiçbir sonuç alamadı. Çözümü Türkiye'de bulunamayan Ermeni sorunu, ister istemez uluslar arası platforma taşındı. Yani içimizdeki bu sorunun çözümü başka yerlerde aramaya başlandı. Vaziyet böyle olunca konuya Avrupa el attı. Neticede 2005 te Avrupa Birliği Uyum Komisyonunca “Ermeni Sorunu” adlı bir konferans düzenledi ve Hrant Dink te 9 Nisan 2005 te bu konferansa katılımcı olarak katıldı. Bu konferans sürecinde Hrant Dink bir çok medyaya (bir çok TV röpörtajlarına ve ikili görüşmelere katıldı) demeçler verip bir çok görüşmeler yaptı. Ayrıca çok önemli bu ikili görüşmelerden biri de diğerlerinden farklı olarak ermeni temsilcileri ile yapıldı. Bu buluşmada, bu çıkmazda bulunan Ermeni sorununa kesin çözüm getirecek bir formül sunuldu. Ancak formülün hayata geçirilmesi için Türkiye'de Osmanlı dönemindeki Ermeni yerleşim bölgelerinde geniş kapsamlı bir araştırmanın yapılamsından bahsedildi ve bu konuda Hrant Dink'ten yardım istendi. Bu görüşme neticelerinde mevcut olayın daha detaylı bir şekilde ele alınması ve daha sağlıklı bir şekilde analiz edilmesi açısında ilerleyen bir tarihte İSTANBUL'da tekrardan bir araya gelmek üzere toplantı noktalandı ve İstanbul'da görüşmek üzere taraflar ayrıldı.

Daha önceden kararlaştırılmış olunan bu buluşma 2005 sonbaharında Hrant Dink'in Karina Arakilyan ve Hayko Arakilyan adlı Ermeni asıllı araştırmacılarla İstanbul'da bir araya gelinerek gerçekleşti. Bu biraraya gelmeler sürecinde Hrant Dink ikna edilerek araştırma için hem fikir olundu. Daha sonra bu görüşmeler devam etti ve sonuçta bazı kararlar alındı. Alınan sonuca göre, araştırma bir kaç aşamadan ibaretti.

1. Konu ile ilgili arşiv temini için Devlet arşivlerinden faydalanmak için bir bağlantının ayarlanması.

2. Ermeni yerleşim bölgelerinde araştirma yapacak olan gezici ekip için tam teçhizatli bir vasıtanın temini.

3. Bu araştırmaya katılacak ekipmanın ayarlanması (Şoför, kameraman ve diğer bağlantıları sağlayacak personel v.s)

4. Ermeni bölgelerinde yapılacak araştırma öncesi gerekli olan dökümantasyon hazırlığı ve bu dökümantasyonun tercümeleri için ve daha sonra yapılacak olan bu gezici araştırmaya hem asistanlık hemde tercümanlık yapacak olan çok yönlü bir personelin temin edilmesi.

Yukarıda bahs edilen hazırlıklar yaklaşık olarak iki ay sürdü.

Hrant Dink aracılığı ile Şahap Aria(Ariya) adını kullanan bir yahudi ile temasa geçilerek, araştırmada gerekli olan arşiv belgeleri için devlet arşivlerinden biri ile bağlantı sağlandı. Ayrıca bu araştırmada hem asistanlık hemde tercümanlık yapacak olan(Şahap Aria bursu ile yutdışında eğitim görmüş, evrak –arşiv tercümelerinde iyi bir tecubeye sahip ve bu araştırmada gerekli olabilecek dileri çok iyi bien ) çok yönlü bir personel ayarlandı.

Nihayet o gün geldi ve araştırma ekibi 2006'nın Şubat ayında daha önceden belirlenmiş plan doğrultusunda araştırma başlatıldı. 2006'nın Şubat ayında başlayan bu araştırma, 2006'nın Ağustos ayının ilk haftasına kadar devam etti. Bu altı aylık araştırma neticesinde Türkiye'yi yerinden oynatacak bilgiler elde edildi. Çünkü elde edilen bu belgelerle (Devlet arşivlerinden elde edilmiş iki adet arşiv belgesi, yörede yapılan araştırmalar, yerli halk ile yapılan röpörtajlar ve diğer bulgular) Osmanlı döneminde yapılan Ermeni katliamı bütün gerçekleri ile ortaya koyuyordu.

Diğer taraftan da, olaydan haberdar T.C nin istihbaratı boş durmuyor olayı kontrol altına almanın planlarını yapıyordu. Sonuçta da, harekete geçerek ekibin bütün çalışmalarına el koyarak ekibide etkisiz hale getirdi. Ele geçirilen araştırma sonuçları incelendiğinde hala eksik bir şeylerin olduğu ortaya çıktı. Çünkü devletin kendi arşivlerinden ele geçirilen arşiv belgelerinin orjinalleri hala bulunamamıştı. Sebep bu ki, Hrant Dink'in bu araştırmada ki pozisyonu akla gelince öbür kayıp iki arşiv belgesininde Hrant Dink'te olabileceği düşünüldü. İşte bu varsayımla yolaçıkan, T.C nin istihbaratı, Hrant Dink'i sıkı bir takibata aldı. Sonuçta da bir plan geliştirerek uygulamaya başladı. Her zaman olduğu gibi önce klasik metodlar kullanılarak, sözlü, yazılı ve telefon ve benzeri tehtidlere maruz bırakıldı ve daha sonrada Hrant Dink bu tehditler bahanesi ile İstanbul Valiliği'ne davet edildi. Hrant Dink bu dehtileri değerlendirmek için gittiği İstanbul Valiliği'nde Vali yardımcisinin odasına alınarak Vali yardımcısı ve o an odada bulunan iki kişi (Metin Bey ve Pelin Hanım adlarını kullanan İstihbarat elemanları) tarafından karşılandı. Olayı değerlendirmeye gelen Hrant Dink, tam aksine bu iki İstihbarat elemanı tarafından sorgulandı. Daha sonra asıl konuya gelindi. Bu da sonuç vermeyince bu şahıslarca bir dizi tehdide (Fırat ve Hrant mı desem......sen yinede beni dinle ve dikkatli ol, burası İstanbul dışarısı sersei kaynıyor. Ne bilim kaza olur, taş düşer anlayacağın başına bir şeyler gelmesin v.s gibi.....Sen yinede benim dediklerimi iyi düşün) maruz bırakıldı. Tabiki bir süre beklendikten sonra bu konuşmada bir sonuç vermeyince plan B ye geçildi.

Plan B için fazla bir şey söylemek gerekmiyor, sanırım herkesçe malumdur. Çünkü benzeri olaylar o kadar çok ki (Çetin Emeç, Hayriye Üçok, Uğur Mumcu v.s gibi niceleri) Bu planın uygulanması için Pelin Hanım devreye giriyor. Pelin tarafından daha önceden ayarlanmış ve defalarca olayın takbikatı için İstanbul'a getirilen 17 yaşındaki Trabzonlu Ogün SAMAST adlı bir aşırı milliyetci(iki koyuna çobanlık bile yapamayacak kadar beceriksiz ve İdealen ne demek olduğunu alayamayacak kadarda idraksız bir cahil olan .........) son bir defa daha İstanbul'a getiriliyor. Ve gerisi malum cinayetini işliyor ve Trabzon'a dönüyor.
Peki ya sonuç ... T.C Hrant Dink tehlikesinden kurtuldu, katil bulundu, cinayet dosyası kapandı ve devletse kendisini temize çıkardı. Peki şu asıl gerçek, sizce herşey bitti mi? Tabi ki bitmedi... Çünkü hala eksik olan bir şey var, doğrusunu söylemek gerekirse eksik olan 3 şey var. Devlet arşivlerinden alınan iki belge ve o belgeleri elinde tutan tercüme eden, o araştırmanın mihenk taşı konumundaki tercüman.

Umudum şu ki, olayla ilgili şahıslar bu yazıyı okur ve gerekli makamlara asıl gerçeği aktarırlar. Böylecede o daha önceden derin devlet tarafından işlenmiş şu meçhulü fail cinayetlerinde faili karanlik gücün maskesi düşer.

Not: Bu araştırmanın bütün detayları, bağlantıları tercümanın araştırma esnasında tutmuş olduğu günlükte ve araştırmanın kayıtlarında mevcuttur.







|  Bağdat Günlüğü | Basın Arşivi | Döküman Arşivi | Görsel-İşitsel Arşiv |
| Gündem Yazıları | KaraGeyik | Muhalif Siteler Zinciri |
| Nisyan Dergisi | Sizden Gelenler | SK.'dan Haber |
| Vicdani Ret | Yurdum İnsanı |

| E-MAİL |

En iyi 800x600 ve üstü çözünürlüklerde görüntülenir.
Siteyle ilgili teknik sorunlar için
webmaster@savaskarsitlari.org
Mart 2000, www.savaskarsitlari.org

HIZLI ARAMA


Aramak istediğiniz kelimelerin arasında boşluk bırakın.

YENİ EKLENENLER

savaskarsitlari org'a en son eklenenleri görmek için buraya tıklayın

SİTE KAYDI

Kayıtlı kullanıcı iseniz kullanıcı adınızı ve şifrenizi girin

Adınız

Şifreniz

 

Kayıtlı kullanıcı olmak
için tıklayın!

HIZLI NAVIGASYON


Gitmek istediginiz bölümü seçip GIT'e tiklayin

boxbottom002.gif (158 bytes)